Perşembe , 4 Mart 2021

16 Mart: Rachel Corrie Aşkına Vicdan Anısına!

 Öyleyse ciddî bir şey yapalım şimdi dizlerimize vurup

Yumruğumuzu sıkıp kocaman bir şey

Binlerce Filistinli aşkına yapalım bunu

Binlerce Rachel aşkına!

Kenan İli’nde kanda boğulmuş gölgeler

Her gölgenin içinde göğe yükselen gövdeler.

Ey bulutların ordan bize bakan kardeşler!

Kuşların kanadında kanaviçe işleyen Rachel!

Hani şu bomba gibi şiir var ya!

                                                                      Adem Turan

 

16 mart 2003 tarihi Filistin’in yarım asırdan fazladır kanayan yarasında çok önemli bir merhaledir. Amerika’nın maşası İsrail ve diğer emperyalist batılı devletler Filistin’i görmezden geldikleri gibi zapt ettikleri medya ile dünya halklarının bu zulümden haberdar olmasını da engellemektedirler.

Picture1Amerikalı Rachel Corrie işte böyle bir ortamda Gazze Refah’ta barış gönüllüsü olarak çalışmalara başladı, sürekli dünya basınına Filistin’den haberler gönderdi. Dünya kamuoyunun ilgisinin buraya yönelmesi için gayret sarf etti. İçme suyundan bile mahrum bırakılan refahlılar için su kuyuları açmak için uğraştı, Filistinli çocukların rehabilitasyonu için çaba gösterdi en sonunda bir Filistinli doktorun evinin yıkılması için önüne geçtiği İsrail buldozeri altında vahşice ezilerek katledildi.

 

Rachel’in ölümüyle birlikte Filistin ciddi manada amerikan halkının gündemine girdi. Amerika’da bazı meclis üyelerinin Rachel’in ölümü hakkında yaptıkları çalışmalar bir şekilde bertaraf edildi üstü örtüldü. İsrail internet ortamında “Rachel gerçekleri diye bir site kurup, aslında Rachel’in teröristlere yardım ettiğine” dair propoganda yaptılar, buldozerin önüne kendisini attığını iddia edecek kadar komikleştiler fakat bir gerçek vardı an ve an ezilişi görüntülenmişti ve dünyanın tüm vicdan sahibi insanları Rachel’in yanında saf tutuyorlardı, o haberleri mektupları ve yazıları ile yapamadığını ölümü ile yapmış, hep dile getirdiği Amerikalı olduğu için kendini suçlu hissetmesinin yükünü üzerinden atmıştı. Bir melek kadar safiyane ve vicdanı sorumluluğunu yapmış adını mazlumların tarihine altın harflerle yazdırmıştı.

 

Tüm bunlardan sonra Türkiye’de Rachel Corrie adına ciddi etkinlikler yapılmamış topluma tanıtma yönünde gayret gösterilmemişti. medyanın ilgisi giderek dağılmış bir süre sonra unutulma noktasına gelmişti.

 

İşte bu noktada benimde içinde yer aldığım otuzuncu harf dergisinin 2.sayısını çıkaran ekip Rachel Corrie’nin ailesi Türkiye’de ilk defa röportaj yapmış bu röportajda 16 mart’ın uluslararası vicdan günü olması yönünde çalışma yapacaklarını belirtmişti. ailenin verdiği cevap şöyleydi;

 

“Biz de dünyamızın uluslararası vicdan gününe ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Bu günün 16 Mart olması bizleri onurlandırır. Eğer Rachel bizi dinliyor olsaydı ilginin kendisine değil de ölen masum insanlara gösterilmesini isterdi ve sorunları çözmek için daha yaratıcı fikirlere ihtiyaç olduğunu belirtirdi. Sadece Filistin’de değil dünyanın bir çok yerinde savaş açlık, zulüm ve baskının devam ettiğini bize hatırlatırdı. Bizden tüm bu acıları dindirmemizi ve bunun için bir yol bulmamızı isterdi.”

 

O günden sonra önceleri bir kaç kişi ile yapılan bu anmalar günümüzde dünya çapında ses getiren etkinlikler ile devam etmektedir. Amerika’da 16 mart filistin zulmunun hatırlanması, rachel’in davasının kavranması ve vicdanların rahatsız edilmesi yönünde bir dizi etkinlik ile anılmaktadır. “my name is rachel corrie” isimli tiyatro oyunu Avusturulya, İngiltere başta olmak üzere bir çok ülke de sahnelendi. sadece Amerika’da New York tiyatro atölyesinde sahnelenmesine müsaade edilmedi bu sansür çok büyük eleştiriler aldı.

 

Ölümünün yedinci yılında Türkiye’de Tokat’ta “Toplumsal Dayanışma, Kültür, Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği”  her sene olduğu gibi bu sene de vicdan gecesi düzenleniyor, Türkiyeli yazarlar Rachel hakkında yazılar, şiirler yazıyorlar, partiler Rachel Corrie’ye sahip çıkıyor,

 

Rachel’ın anne babası Cindy ve Crag Corrie 7 yıldır sürdürdükleri hukuk savaşını en son 10 Mart 2010’da İsrail Savunma Bakanlığına açtıkları dava ile devam ediyorlar, şu anda dava ile ilgili Hayfa’da bulunan aile Rachel adına kurdukları bir yardım fonu ile de tüm dünyadaki mazlumlara yardım etmeye devam ediyorlar.

 

23 yaşında İsrail tarafından vahşice ezilerek öldürülen Rachel Corrie’nin vicdanı şahlanış mücadelesi bir çığ gibi dünya çapında büyüyor.

1989 yılında henüz 10 yaşında okulunda düzenlenen dünya barış konferansı konulu panelde Rachel; bir rüyasından bahsediyor, “Tüm dünyadaki savaşı bitirmek, tüm dünyada açlığı bitirmek”

 

Rachel’in insan kardeşlerine, yani bizlere iki seçenek kalıyor,

Ya Rachel’ın rüyasını göreceğiz,

Ya da Rachel kabus gibi rüyalarımıza girecek.

Hakkında Hasan Yener

SM Haber Genel Yayın Yönetmeni SEO - Digital Pazarlama - Sosyal Medya Pazarlama iletisim@sosyalmedyahaber.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir