escort sakarya escort maras escort manisa escort edirne escort denizli
Salı , 13 Kasım 2018
Home » Sosyal Medya » Sosyal Medya Uzmanlığı » Patron ve Yöneticilere Twitter Cep Sözlüğü

Patron ve Yöneticilere Twitter Cep Sözlüğü

Efendim, sosyal medyada en yaygın kullanılan alan artık “twitter” birinci sırada diyebiliriz.. Twitter yaygınlaştığından bu yana artık modern dünyanın Türkiye coğrafyasının neredeyse her yerinde kullanılabilir oldu. Yeri mekânı önemli de değil üstelik okul olur, sokak olur, trafikte araçla seyr ederken olur, hatta 15 dakikalık “kobra boşaltım tesisleri”nde boşaltım işlemini gerçekleştirirken olur (tuvalet), restorantta lahmacun yerken olur, misafirlikte birisi gözlerinizin içine bakıp yaptığınızı takip etmiyorsa o anki boşlukta olur, televizyon programlarındaki canlı yayın aralıklarında ki boşlukta olur fark etmez… Tamamiyle her türlü mekânda kontrolü bir telefonla dahi mümkün olan twitter kullanımında insanlar, gerek eğlence amaçlı, gerekse iş amaçlı aktivitelerini bir şekilde paylaşa biliyorlar…

Bu paylaşımları ve yazılan twitleri, diyalogları gruplamak mümkün değil… Zira mevzu biz olunca twitter kullanımında bir hayli ilginç şeyler barınabiliyor. Kimi geyik için, kimi, iş için, kimi duygularını şiirle seslendirmek için, kimileri edebiyat için, kimileri dini doneler, kimileri küfür ederek, kimileri özel hayatını, hatta aşklarını dahi buradan bilgi vermek suretiyle paylaşabiliyor.. Bu yüzden twitter de olup biteni bir başlık altında toplayıp sosyal bir veri elde etmeyi istemek ziyadesiyle zaman kaybı olacaktır diye düşünüyorum. Düşünün yani, gecenin bir saatinde twitter’de “@..filanca kişinin “Saat kaç arkadaşlar bilen var mı? Sorusuna ne cevap vereceksin?, Bu mesajı ne tür bir kategoriye sokacaksın? Hiç kategoriye sokmayalım, kategorize olmayalım..

Bir gözlemim var sizler ile bunu paylaşmak istiyorum ki o da şudur: Kişinin, kendi bireysel mevzuları üzerinde durduğu ve günlük ruh haletine göre yazdıkları genelde iş, çevre, arkadaş ve bunlara yönelik iyi – kötü gözlem ve sözleri olabiliyor. Bu mevzuyu doğruya kanalize etmek için patronlara tavsiyelerim olacak. Ben bir şirketin patronu veya yöneticisi olsam, elemanlarımın twitter, facebook gibi sosyalmedya içerikli bütün sitelere erişmelerine izin verir, akabinde şirket toplantılarını da iptal ederim. Zira toplantılarda (Holdingler deki toplantılar hariç) alınan çoğu kararların “adam gibi” uygulanmadığına şahit olmuşuzdur.. Ya da bir kişinin dediği olur ki ya patronun, ya da genel müdürün söylediğine tabii olmaktır.. Bu durumu daha anlaşılabilir kılmak için şirket çalışanlarına sosyalmeyda içerikli imkanların sunularak bir şekilde çalışanların nabzı tutulabilir diye düşünüyorum. Şöyle ki. Bilirsiniz, toplantılar genelde toplantılar sıkıcıdır. Hem her şey devlet resmiyetinde yeknasak çözüm üretme işi olduğu için katılan tüm kişilerin bireysel düşüncelerini patrona veya genel müdüre “yanlış anlaşırım, ekmek kaygısı” düşüncesinden ötürü tam manasıyla hissettiklerini dile getiremeyip, paylaşamaz… O an, insanın üzerine nedense böyle bir ketümiyet çökebiliyor. Oysa sosyalmedya alanı böyle değildir. Adam klavye arkasından şaka dahi olsa yazdığı çoğu şeyde bir gerçeklik payı barındırabilir, tam burada yazılanlara yöneticimiz, ister kusur müfettişliği , isterse şirketin daha verimli çalışabilmesi için sosyolojik bilgi kaynağına ulaşmış ve buradan hissesine düşecekleri düşünebilir.

Aynı iş yerinde çalışanların ortak bir platform kurmasına, espri yapmasına, haytalık yapmasına, izin verilmelidir. Personelin, içindeki bastırılmış bir çok duyguların dışa yansımasını bu kanaldan çok rahat bir şekilde ifade edebilirse sanıyorum üstündeki baskının kalkacağından daha verimli çalışabilecektir. (Bunun tam tersi; aşırı bir özgüven yüklenip herkese “bulunmaz Hint kumaşıyım ben”de diyebilir ki bu riski almaya değer diye de düşünüyorum!)

Bunu yapmak suretiyle gün içerisinde bir yöneticinin veya patronun 1 saatlik zamanını personelinin yazdığı yazılara vermesi ona birşey kaybettirmeyeceği gibi belki yeni fikirler dahi sunabilecektir. Yine bireysel bir planda personelin, düşüncesini, gittiği, organizasyonları, okuduğu kitapları, neye gülüp neye buğz ettiğini öğrenip ona göre bir tedbir alabilmesi mühim ve önemli birşeydir. Evet, madem her insan bir dünyadır öyleyse size de bu dünyaları keşf etmek kalıyor diyebiliriz. Herkesi memnun etmek gibi bir yol izlensin demiyorum kesinlikle. Ama, fakat ve lakin en azından çalışanları hakkında bilgi sahibi olup, elemanın nabzına göre bir şerbet pekala hazırlanıp içirtilebilir…

Son söz, “Kötü Yayın Yönetmeni adamı ajans sahibi yapar” deyip, huzurunuzdan ayrılıyorum… Herkese hoş ve keyifli tweet’ler!

About yusa

Yazar, Editör, Sosyal Medya Uzmanı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bahis siteleri kaçak bahis siteleri iddaa siteleri güvenilir casino siteleri