bahis siteleri bets10 canlı bahis siteleri iddaa siteleri bahis siteleri kaçak bahis siteleri iddaa siteleri güvenilir casino siteleri Sosyal Medya Ve Siyaset Üzerine | escort sakarya escort maras escort manisa escort edirne escort denizli

çankaya escort

tempobet giris

Cuma , 22 Kasım 2019
film izle sakarya escort sakarya escort sakarya escort maltepe escort sakarya escort sakarya escort
Banko iddaa tahminleri Yeşilçam Erotik Film izle Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri Netflix Filmleri izle
Home » Genel » Sosyal Medya Ve Siyaset Üzerine

Sosyal Medya Ve Siyaset Üzerine

İnteraktif sözlüklerin ve sosyal medyanın aykırı, ezber bozan ismi Holysin’le (İsmail Hakkı Şengül’le) Sosyal Medya üzerinden yaşananları değerlendirdik:

ö.Bulut- Wikileaks belgeleriyle ortaya çıkan dünya siyasetine yön verme girişimleri “Sosyal Medya” devrimleriyle sürdürüldüğü genel kabul görmüş görünüyor. Bunun bir sosyal medya başarısı ya da ürünü olduğu kanısı ne denli isabetli görülebilir?

Holysin- Wikileaks belgeleri bir dönüm noktası mıdır?” sorusu bizi öncelikle karşılıyor. Bunu nefes üzerinden tanımlama yoluna gidersek belki bir derece daha somutlaşabiliriz. Nefesin başlangıcı ve sonu vardır. Başlangıcı ve sonu olanın arasında geçen kısma süreç diyoruz. Mezar taşlarında bulunan o kısa çizgiden biraz farklı. Bize bırakılanlar ve geri de bıraktıklarımızı da dahil etmek durumundayız. Bu bir yönüyle büyük resme odaklanmak için gerekli. “Neden – sonuç bağıntısı” perspektifinde irdelersek olay ve olguları daha makul.
Yönetme – Yönlendirme Arzusu !
Sistem ağ bağlantılarını kurduktan sonra size odaklanıyor. Size derken bütün topluma. Bir diğer algıyla savaşta bu nokta da beliriyor; kendileştirme – ötekileştirme çatışması. Olumlu / olumsuz belirgin bir yönü var bu halin. Sistem aslında yerini şirkete bıraktı çoktan. Ülkelerin üstünde yapısal bağlarla entegre olmuş kurgularını kurup – yer yer dayatabilen – modelleyen şirket/ler var. Olumlu / olumsuz noktasıysa ikili – üçlü – … – çoklu  seçenekleri kendi üretip, kendi içinde yarıştırıp sizin – toplumun karşısına çıkarması. Takdir edersiniz ki sizin elinizdeyse bu mekanizma olumlu değilse olumsuz oluyor…
Dünya siyasetine yön vermek – yönetmek; şirketi – sistemi anlamaktan geçiyor. Bu kısımda da devreye farkındalık ve manipülasyonlar giriyor. Bir havuz kuruyorsunuz. Bu havuza “başarılı” bireyleri kademeli bir biçimde dahil etmeniz gerekiyor. Tabi sisteminizi tehdit eden / edebilecek “başarılı” bireyleri de pasifize etmek durumundasınız! “Pasifize etmek” kısmının ucu açık kalıyor haliyle. “Bir inşa yaptık – tamam bitti” deme durumunuz söz konusu değil. “Yeni”ye dair – süreçlere dair bu inşayı sürekli konumlandırmanız gerekiyor. Sürekli düzenlenmesi gereken bir yazı gibi düşünebilirsiniz bunu.
Ben bireysel olarak genel kabulleri biraz sorgulama taraftarı olan bir bireyim. Moda – medya – marka bağlamıyla düşünmenin yanındayım. İnsanların etkileşim alanları nelerdir üzerinden gitmek gerekiyor. Anne – baba / akraba / televizyon – internet – telefon -… / yaşadığı şehir / okul / askerlik / meslek / …  Bakın burda çocuk-birey daha 1 yaşını doldurmadan televizyonlarda reklamlarla tanışıyor – etkileşime geçiyor ! Zararlı veya yararlı kısmı için bir şey demem söz konusu değil. Şu noktaya temas etmek gerekiyor lakin; bu etkileşim araçları olumlu da olabilir – olumsuz da. Ailesinden – akrabasından – televizyon dizisinden – arkadaşından – … iyi veya kötü bir söz öğrenebilir insan. En fazla tüketilen kısmına ciddi itirazım var. Bunu biraz açmak istiyorum; en fazla yenilen, en fazla konuşulan, en fazla izlenen , en fazla içilen , en fazla okunan, en fazla giyilen,… bize hitap etmek durumunda değil ! İlgili bireyler yani kitle yönetimi üzerinde çalışan veya mesleki durumlar dışında takip edilmesini anlamlı bulmam. Futbol herkese dair bir şey olmak durumunda değildir. Herkese aynı ölçüde hitap etmek durumunda da değildir. Bu noktaya neden geldik ; birey ve etkileşim alanlarından…
Wikileaks başlangıcı olan ve geleceği olan basamaklı gidişatın sadece bir taşıdır. Bir amaca giden nokta da bir taş araç. Taşı koyduktan sonrası asıl meseledir. Bir dönüm noktasıdır dersek büyük resmi ıskalama riskine girebiliriz. Sosyal medya bu araca katkı sunmuştur. Buna başarı veya başarısızlık demek katkının dışında. Bir diğer ifadeyle başarıdan ne anlamamız gerektiği. Başarı biraz bu durum için muğlak o yüzden katkı sunmuştur daha yerinde gibi.
 

ÖBulut- Bugün her ülkenin gündeminde “siber yatırım” var. Katılaşan yeni dünya düzeninin hegemonik siyasetleri siber savaşlar üzerinden sürdürülüyor diyebilir miyiz?

Holysin- Varlığı isim olarak dursa da “ülke/ler” artık geçmişe aittir… Elinize bir ürün aldığınızda bakıyorsunuz ki bir kısmını bir ülkenin, bir başka kısmını bir başka ülkenin bireyi yapmış. Bilgi genel bir gidişat içindedir. Siber yatırım olayı da ülkeden ziyade üst soruda değindiğimiz şirket/ler – sistem/ler çalışmalarıdır. Yine üst soru da değindiğimiz algı yönetimi – algı yönlendirmeleri – algı …  ve manipülasyonlar kendisi için gereklidir. Temsil edilen neyse bunun için siber alana ihtiyacınız var. Bu ihtiyaç noktası; ekmek – su – hava – toprak -… düzeyinde dersek abartmış olmayız sanırım. Sorunlar ve çözümler hızla akış halinde. Sosyal medyanın bana göre en büyük katkısı da bireyin iskelet algısına sunduğu haber kodlamaları. Bu kodlamalarla birey farkındalığını genişletiyor her gün. Sorgu ağını açabilirseniz insanlarda gerisi geliyor.
Somutlaştırmak gerekirse bir olay olduğunda insan; “2012 teknolojisinde bu nasıl olabiliyor” noktasına geliyorsa bu bizi olumlu bir yere götürebilir / götürmeli. Yani bir bakıyorsunuz nefesten enerji üretip telefon şarj etme noktası size sunuluyor. Çeşitli hizmetlerle uydu üzerinden binanızı görüyorsunuz demek bile çok geri de kalan bir şey. Açıkçası bugün teknoloji şu seviye de deme şansımız bile yok. Her an bir şeyle – yeni bir gelişmeyle karşılaşıyorsunuz.
Siber alan üzerinden olan gerilimlere de mikro düzeyli bakmak gerekiyor. Kaynaklar, ihtiyaçlar ve yapılması gerektiği düşünülenler üçlüsünün kapısını bir çalalım. Bir misyon yüküyle bakmalıyız bu gerilime. Yani size göre iyi karşınızdakine göre iyi değil. Aynı durum kötü içinde geçerli. Bu gerilimi veya sizin ifadenizle savaşı da körükleyen orta noktanın olmaması. Dereceleri vardır ve onlar tartışılır ayrı bir bağlam. İkili yapının – yapılanmanın – yapılanmaların gittikçe bilenmesi olarak bakabiliriz.
Değer – para üzerinden bakalım. Siz sisteminizi ben kullanmıyorum noktasıyla geçiştiremezsiniz. Nefes alıyorsanız tercih yapmakla karşı karşıyasınız. Siber alanda olsun diğer alanlarda olsun gerilim kaçınılmaz. Gerilim beraberinde çalışmaların yapılmasını da getiriyor. Gerilimin bir kolu olarak bakabiliriz “siber savaşlar”a. Bir ifade vardır; “beşikten mezara”. Sizin için – nefesli için bu gerilim / savaş “beşikten – mezara” tüm saha da var.
Beşikten -Mezara Dizayn
Sizde bir şirket gibi değil bir şirket olarak hareket etmek durumundasınız bana kalırsa birey olarak. Şirketin doğum evinde dünyaya merhaba demek – şirketin okulu – şirketin bankası – şirketin kargosu – şirketin avmsi – şirketin hastanesi – şirketin dershanesi – şirketin tohumcusu – şirketin enerjisi – … – şirketin mezarlığı ! Bu aslında anadolu insanına uzak bir şey değil ! Bu bağlamda “her alanda” gerilimlerle yüzleşeceğizdir.
ÖBulut-  Türkiye’nin Ahmet Davutoğlu ile başlayan “Stratejik Derinlik” eksenli dış politikasının hinterlandında gerçekleşen Arap baharı bu çerçevede nasıl değerlendirilebilir? Türkiye’ de sosyal medya kullanıcılarının genel psikolojisi nedir?

Holysin- Türkiye sosyal medya da kaçınılmaz nokta da. Yani genç bir toplum bağlamıyla bunu temellendirip – tarihi yönleri – gelecek beklentileri eklememiz gereiyor. Osmanlı’nın bakiyesi olmak ayrı bir durum. Bugün üniversiteye giren öğrenci sayısı belli veya kpss noktasından da bakabilirsiniz. Rakamlar düzeyinde veriler devletin ilgili kurumlarında mevcuttur. İnteraktif bir toplum olduğumuz sosyal medyanın net boyutunun öncesinde de vardı. Evet bir kırılma var. Yani her birey twit atmıyor veya video paylaşmıyor ,… ülkede. Eğitimde fatih projesiyle yeni bir üst alana ivmeleniyoruz. Örnekleri eğitim üzerinden vermemin açık bir nedeni var; “üç tarafı denizlerle –  dört tarafı düşmanlarla çevrili bir ülke” algısıyla yetiştirilen bir noktadan “sıfır problem” noktasına geldik.
Bir topluma bir hedef çizelgesi sunmak kolay bir şey değildir. Bakınız bu ülke de ortalama kaç ay da bir hükümet kurulduğu çok açıktır ki koalisyon durumuysa bambaşka bir haldir. İstikrar bağlamıyla önemli bir gidişat yakaladı ülke. Üçüncü soruya kadar şirket – sistem dedik ve üçüncü sorunun buraya kadar olan bölümünde bir ülkeden, türkiye’den bahsettik. Bu okuyan insanlara biraz tuhaf gelebilir. İşte o tuhaf bulanlar aslında bana kalırsa Türkiye’yi Türkiye’den ibaret görüyorlar. Bence model ülkenin ötesinde bir ülkedir Türkiye. Konumu itibariyle – akrabalık ilişkileriyle – tarihi bağlarıyla ve insan olmanın idrakiyle ilgili bir noktada.
Arap baharı – 22 ülkenin sınırının değişmesi üst alanı da süreç dahilindedir. Hani bize göre olumsuz bireyler diyelim ki yönetim aşamasında ve onlar gitsin düşüncesi. Peki gittikten sonra gelecek olanlar kimler ! Gidecek olanların gitme biçimleri nasıl oldu – olacak. Bizim ülke olarak – toplum olarak bütüncül bakışı kaçırmamamız gerekiyor. Bu bütüncül bakış hem iç hem dış karmaşıklıklarda – arınmalarda bize ışık tutacaktır.
Bir olayın -Arap baharı gibi- başlaması doğrudan iyi veya kötü değildir ! Sürecin nasıl yönetildiği noktasındaki birçok parametrenin varlığını düşünmeliyiz. Suriye’ye Türkiye askeri bir müdahale etsin mi sorusunun yanıtı da budur; süreç yönetimidir. Türkiye çevresiyle birlikte ve dünydaki diğer ülkeleriyle her an ilerleyen bir sürece dahil. Bu süreç şu an olumlu gözüküyorda olabilir. Bütün ekilen tohumları ütün bütün kaybetmekte olaya dair. Sosyal medyada bu süreçlere eşlik etmekte.
Okuma oranı çok düşük Türkiye’de malesef. Temel denilebilecek eserler bile çoğumuzun bilgisi dahilinde değil. İçereği geçtim ad düzeyinde bile bilinmiyor. Bu dil noktasının bir yansıması da olabilir. O konudaki tartışmalar güncelliğini korumakta. Yeni bir eğitim sistemi yeni bir algı demek. Konumlandırma kadar sonuçlarını da gözlemlemek gerek. Mesela osmanlıca dersinin seçmeli ders olması noktasında; “ne güzel şey” demekle kalmamalıyız, bekleyip sonuçlarını gözlemlemeliyiz. İnsanlar aha iyisi üzerine kafa yormalı ve bu bağlamdaki her bireyin şeffaf olması gerekli. Türkiye’nin sosyal medyada aşama kaydetmesi diğer alanlarada yansımaktadır. Bugün Türkiye’nin ilerlemesini bir Suriye vatandaşı kendi ilerlemesi olarak algılıyorsa bu Türkiye’nin ve bölgenin ve hatta dünyanın dönüşü olmayan bir gidişata girdiğini gösterir.
Diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de insanlar kendilerini ait hissediyorlar ve ait hissetmenin yanında sosyal medya sayesinde katılımcı oluyorlar. Bu aitlik hissi ister istemez bireyleri ekonomik olarak , sosyolojik olarak , psikolojik olarak etkilemekte. Etkilenmek tek yönlü değil tabi ki. Etkilenen ve etkileyen biçiminde. Neye- nasıl tepki verilmesinin gerekliliği gibi alt başlıkları da mevcut ki bunlar zamanla sistematize edilecektir ihtimal.
ÖBulut- Bahar devrimlerinde belirleyici unsur kimdir? Arap baharının sonrasına bir senaryo sezinleniyor mu?
Holysin- Bahar devrimlerinin veya kitlesel bir hareketlenmenin nedeni toplumdur. Siz toplumda bir belirti görmeden – hissetmeden bunu yapamazsınız. Benim bu konuda iki yorumum var ! İlki bu bahar devrimleri artık kaçınılmaz bir nokta da,  “hadi gidip bunu manipüle edelim” üzerinden hareket edip; gelecek olanı öne çekme veya gelecek olan bizim elimizle / yönetimimizle / yönlendirmelerimizle / … gelsin. İkincisiyse olan, yani böyle bir ihtiyaç vardı ve bu bir noktada en noktasına geldi ve patladı. İlki veya ikincisi şu an bu süreç katlanarak devam etmekte. Bireysel olarak halkların uyandığını düşünüyorum. Bu uyanan halklar manipüle edilmeye çalışılıyor.

Kim oldukları noktasına gelecek olursak; kendi şirketlerini / sistemlerini kaos üzerinden – karmaşa üzerinden – … veya önceki halden faydalanan şirket/ler- sistem/ler olduğu açık sanırım.
Yeni nesil çok sorgulayıcı bir nesil. Ben bunu gözlemleyenlerin bu süreci bir arınma süreci olarak yorumladıklarını biliyorum ve sanırım bende  bu tespite yakınım. Bu süreç öyle veya böyle bir biçimde başlatıldı ve şu an devam etmekte. Gerek Trükiye’de gerekse diğer ülkelerde paralel gerilimler – süreçler var. Bütün bu süreçleri birlikte düşünürsek arınmanın sonucu – sancının sonucu “Altın Çağ” gibi duruyor ! Arınma sonrası “Altın Çağ” senaryosu benim dahil olduğum bir kitlenin beklentisi tabi.

ÖBulut-Türkiye’de bugün internet kullanıcısı … kadar. Sosyal medyada ise … kadar bir kitle var diyebiliriz.  Bu rakamlara rağmen Türkiye’de sosyal medya ne denli bir gerçeklik taşıyor?

Rakamlar yanıltıcı olabilir. Moda medya marka bağlamıyla tüketim-üretim eğrileri noktasıyla kendi merkezimizdir önemli olan veya önemli olması gerekli olan. Mesela en fazla okunan size veya sisteminize veya şirketinize katkı sunmayabilir. İstatistik rakamlarla yalan söyleme sanatıdır tanımlamasını bilirsiniz. Kendi grupları – yapılarıyla kendilerine ödül verme bir diğer yol.
Şu bir gerçek ki sosyal medyada olmanız bir tercih meselesi değildir. Siz temsil alanınızla – medyanızla – markanızla – modanızla – … orada konuşuluyorsunuz. İster istemez tanımlanıyorsunuz. Bu tanımlama noktasını yönetmek için en ideal biçimde varlık sunmanız gerekiyor. Türkiye birçok şeyi birlikte yaşamak durumunda olduğu için esneme yapı bırakılması gereken ülkelerden biri.
Örneğin öğrencilere tablet bilgisayar dağıtılıyor. Bir sosyal medya yönetimi dersi konulmuyor. Bu acil olarak yapılması gereken bir çalışma. sosyal medya diğer derslerden öte bir şey. Algılamayla ilgili olan sancılı bir durumla yüzleşmekte Türkiye.
Youtube üzerinden birçok kişi birçok şey dinliyor – birçok şey paylaşıyor. Youtube bu ülkede bir dönem yasaklandı mesela. Bu örneği sosyal medya yönetimi dersi bağlamlı verdim. Youtube sosyal medya alanında bana kalırsa en etkili araç. Twitter – facebook – myspace – plus – linkedin – … noktasındaki paylaşımlarınıza göre daha atak oluyor youtube. Bağlantılı video üzerinden kullanıcıyı ilgi alanında ve uzun süre sitede tutabiliyor. Gerçi paylaşım alanlarının her birinin birbirlerine farklı noktalarda üstünlükleri mevcut. Twitter üzerinde TT ile değişik operasyonlar yürütebiliyorsunuz.  İşte bu araçlarda süreç dahilindedir. Yeniye adapte olamayanlar tutunamayıp tarihteki yerlerini alacaklardır.
Sosyal medyanın Türkiye’ye en büyük armağanlarından biri ki Arap baharınında en büyük armağanıdır bu; Türkiye insan artık olay ve olgulara sadece Türkiye özelinden bakmıyor daha global bir bakışa hakim. Bu hakimiyette ister istemez dünya hakimiyetinin kapısını çalıyor. Bu kapı-kilit ilişkisinin ilk noktasıda son noktası da şirket-sistem düzeneklerini beşikten mezara kurgusuyla inşalaştırıp, insan odaklı hareket edebilme kabiliyetine bağlıdır.
Holysin’e vakit ayırıp sorularımızı yanıtsız bırakmadığı için teşekkürler. Holysin’i takip edebileceğiniz mecralar:
http://www.myspace.com/akademibulteni
https://plus.google.com/115820251077995595516/
https://twitter.com/#!/holy_sin
http://www.facebook.com/ismailhakki.sengul
http://www.youtube.com/user/neoholysin
http://tr.linkedin.com/in/holysin
http://www.uludagsozluk.com/k/holysin/
http://www.ihlsozluk.com/nedir.php?q=holysin
http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=neoholysin
http://www.itusozluk.com/yazar/ittihad%fd+islam
http://herseyogren.com/tr/
http://www.ajansmynet.com/
http://www.libersite.com/
http://www.dunyahaber.com/
http://entelektuel.com/
http://www.sosyalmedyahaber.com/
http://nekadarkitapokadarhuzur.org/

About Hasan Yener

SM Haber Genel Yayın Yönetmeni SEO - Digital Pazarlama - Sosyal Medya Pazarlama iletisim@sosyalmedyahaber.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mersin escort | escort mersin | mersin bayan escort | bursa escort | mersin escort | bursa escort | mersin escort bayan | escort mersin | www.mersinreferans.com | mersin escort
kaçak iddaa canlı bahis siteleri kaçak bahis
bedava bonus veren bahis siteleri bedava bonus