escort sakarya escort maras escort manisa escort edirne escort denizli
Perşembe , 18 Ocak 2018
Home » Sosyal Ağlar » Instagram » Söyleşi; Sosyal Medya ile Hayatımız Reklam

Söyleşi; Sosyal Medya ile Hayatımız Reklam

Sosyal medyayla hayatımız reklam!

Sosyal medya hayatımızın her anına sızdı. Yemek yediğimiz restorandan gittiğimiz tatile, okuduğumuz kitaptan fotoğraflara kadar her saniyeyi sosyal medyada paylaşıyoruz. Sosyal medya da bir tane değil ki…

Her gün bir yenisi çıkıyor. Facebook’la başlayan furya Twitter, Linkedin, Instagram’la devam etti. İş hayatına bile sosyal medya girdi. Eskiden iş adamları birbirlerine kartvizit verirken şimdi birbirlerine sosyal medyadaki isimlerini soruyorlar. Ünlülerden kurumsal firmalara kadar her ürün, her marka bu mecrada var oluyor. Öyle ya da böyle kendilerini sosyal medyada ifade ediyorlar.

Bu alanlar bir nevi ucuza reklam gibi görünüyor. Aslına bakarsanız, sosyal medya reklamcılığı sandığımızdan da çok profesyonellik istiyor. Artık dijital ortamda çalışan reklam ajansları var. Akla gelmeyecek taktiklerle markaları yönetiyorlar. Onlar markaların reklamlarını sosyal medyada yürütüyorlar. Ve tahmin edilenden de fazla dönüş alıyorlar. Reklam ajanslarıyla sosyal medyada reklam ne yöne gidiyor konuştuk. Merak ettiklerimizi sorduk…

Cenk Gümüşçüoğlu (Karbonat’ın kurucusu ve yaratıcı yönetmeni):

“Sosyal medya Türkiye’de adeta protesto alanı”

Sosyal medya reklamı ne yönde değiştirdi?

Değiştirmedi, bütçeleri böldü. Televizyon, gazete vardı, artık internet de var. Markalar “İnsanların takıldığı bu mecraya biz de arkadaş gibi girmeliyiz” dediler. Diyaloğa para harcamaya başladılar. Markalar sosyal medyadaki varlığının yönetilmesini istedi.

Sosyal medya markalar için zorunluluk mu?

Birkaç psikoloji var. Rakibi varsa marka da sosyal medyada olmak istiyor. Ya da başkaları onun yerine olacak diye sosyal mecralara giriyorlar. Böylece direkt markayla iletişime geçebiliyor. Bir de ünlülerin de yaşadığı kimlik karmaşasından dolayı sosyal medyada olmak istiyorlar. Sosyal medya bir anlamda halkla ilişkilerin dijital yolla yapılması. Bazı markalar için gerekli. Özellikle karar verilmesi ağır olan markaların sürekli sosyal medyada olması gerekiyor. Hastane, okul, otomobil markası gibi. Bu konularda insanlar internete girip araştırma yapıyor.

Sosyal medya reklamın parasız ve masrafsız hali mi?

Böyle düşünülürse kalite düşer. Ama böyle düşünülüyor. Görsel ve yazılı basın pahalı olunca sosyal medya bir fırsat. Bir saniyelik reklam filmine sosyal medyada kampanya yürütebiliyorsunuz. Televizyondaki bir reklamı sürekli göstermek de çok masraflı. Sosyal medya küçük markalar için az bütçeyle, sürekli olabilecekleri bir mecra. Önemli olan iyi içeriklerle, reklamı doğru ve kalıcı yapmak. Twitter’da trending topic (konuşulan konu) veya tavsiye edilen kişi olmak için reklama para yatırılabiliyor. Facebook’ta ise reklam verme bölümü var. Hedef kitleye göre sayfanın kenarında reklam çıkıyor.

Sizce etkili kullanılıyor mu?

Çok gürültü yaparak etkili kullanmak istiyorlar. Analiz etme, satışları görüp gözlemleme konusunda Türkiye’nin eksiği var. Bu da ‘ben de olmalıyım’ psikolojisinden kaynaklanıyor. Markalar istedikleri sonuçları alamadıklarında sosyal medyadan çekilecekler.

Bu çok da iç açıcı değil…

Söylediğimden reklamın öldüğü anlaşılmasın. Platform değişse bile reklamlar da doğal olarak mobile, uygulamaya, cep telefonundaki televizyona, radyoya kayıyor. Marka reklamı internete de koysa reklam filmi çekilecek. Önemli olan reklamın içeriğinin iyi olması. Viral olursa yani ağzınızda tutamadığınız, kendi kendine yayılabilen bir reklam olursa tutuyor ve tutacak.

Sosyal medyada ünlülerin ya da takipçisi çok olanların reklam için kullanılmasına ne diyorsunuz?

Blog yazarları düzgün içerik hazırlıyorlar. Anlık ileti yazılan sitelerde ‘off çok sıkıldım’ gibi faydasız yazılar yazılabiliyor. Bu ortamda, kişinin bir anda cips reklamı yapması garip karşılanabiliyor. Bence gereken değer verilerek reklam yapılamıyor. İçerik eksiği var. Markalar fikri olmadan sosyal medyaya girerek hata yapıyorlar.

Ünlüler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Murat Boz sosyal medyayı çok iyi yönetiyor. Profesyonel bir ekiple çalışıyor. Kendi olduğunu da belli ediyor.

İleride bu ilişki ne olacak?

İnsanlar tüm duygularını açıyor sosyal medyada. Türkiye’de sosyal medya adeta protesto alanı. Ama sosyal medyada kendinize zarar verecek bir şey yazabilirsiniz. Tuttuğunuz takım adına küfredebilirsiniz. İleride bu nedenle sahte karakterler çıkacak. Kimlikler gizlenecek. Devlet, marka, kurumsal baskı buna itecek. İzleniyoruz psikolojisi olacak.

Oğuzhan Akay (Movidaplusmap ortağı ve yaratıcı yönetmeni):

“Marka kıyafetleri para alarak giyeceğiz”

Sosyal medya reklamı size ne ifade ediyor?

Sosyal medya reklamı dönüştürdü. İnternet aracılığıyla herkes kendi mecra oldu ve kendilerini fotoğraflarla, yorumlarla, zevkleriyle çeşitli şekillerde ifade ediyorlar. Kişiler bir şekilde kendi reklamlarını yapıyorlar. Reklamcılar ise klasik reklam mecralarında, görsel ve yazılı basın gibi, yüzlerce kişiye hedef kitle ayrımı yaparak seslenirken sosyal medya hedef bireye seslenmek durumunda kalıyor. Hedef bireyin hepsini ayrı ayrı etkilemek gerekiyor. Hepsine ulaşmak çok zor, bu nedenle de birçok yanlış yapılıyor.

Ne gibi?

Sosyal medyaya stratejisiz, plansız giremezsiniz. Markalar sırf ‘ben de buradayım’ demek için sosyal medyaya giriyor. Girenlerin bir bölümü de reklamcılıktan gelmiyor. Yazılımcılar. Bu da yaptıkları işin tutulacağı anlamına gelmiyor. Ya işini iyi yapan dijital ajanslarla çalışmalılar ya da reklamcılarla. Önemli olan fikirdir. Reklamda fikir bulunursa o fikri her ortama uygularsınız.

Sosyal medyada ne tür reklamlar ilgi çekiyor?

Reklamcılar hikayecidir. Markalara da hikayeler yaratıyoruz. Tüketiciye, markanın kimliğine uygun hikayeler buluyoruz. İnsanlar sosyal medyayı samimiyetsiz görse de, oradan reklam yapıldığında samimi yapılmasını istiyorlar. Örneğin sosyal paylaşım ve video sitelerinde reklamı yapılan ürünün altında markası yazarsa pek samimi bulunmuyor. Markanın paylaşılmasından hoşlanılmıyor, deneyim ve hikayenin paylaşılması isteniyor.

Ünlüleri nasıl buluyorsunuz?

Türkiye’de zavallı bir durum var. Amerika’da ünlüler endüstrinin içerisinde. Örneğin şarkıcı Lady Gaga tıpkı bir ürün gibi yönetiliyor. Her attığı adım planlı. Bizim ünlülerimizin ise sosyal medyada en fazla yapabildiği, amcasının oğlu, teyzesinin kızına “Benim yerime Twitter’da yazar mısın?” demek oluyor. Ya da bazıları sadece sosyal medyada sahteleri çıkmasın diye var oluyorlar. Ancak ihtiyacı olunca iki cümle yazıyor. Kafaları bu konuda karışık.

Gelecekte reklam ne olacak?

Reklam hayatımız olacak. İnsanlar çamaşır astıkları yerlere bile reklam alabilecek. Herkes reklam mecrası olacak. Sosyal medyada da bunu görüyoruz. Marka t-shirt giymeyecek, bunu parayla giyeceksiniz.

Ömer Enis Şen (Dudes Division dijital iletişim direktörü):

“Abdullah Gül Twitter’da çok başarılı”

Sosyal medya, Facebook, Twitter, izlesene, blogcu, instagram gibi mecralar markalar için zorunluluk mu?

Markanın müşterisi sosyal medyadaysa olmalı. Örneğin tablet bilgisayar satıyorsam, müşteri oradaysa sosyal medyada da olmak zorunda. Aynı zamanda markaların aktif olan sosyal ağlarda bulunması gerekiyor. Türkiye’de Facebook, Twitter’da her marka, izlesene.com’da ise video içeriği paylaşacak her marka olmalı.

Markalar nerede hata yapıyor?

İçeriği kuvvetli hazırlamıyorlar. Bu mecraları sadece gençlerin kullandığını düşünüyorlar. Ama artık her yaş grubunun hesabı sosyal medyada var. Ayrıca, evdeki çocuk büyükleri tüketim konusunda yönlendiriyor. Aslında hedef kitleye sosyal medyadan kolaylıkla ulaşılabiliyor. Çünkü yaştan çalışılan yere, hobilere kadar her şey sosyal medyada kayıtlı. Bu kitlelere uygun da reklam geliştirilebiliyor.

Doğru kullanılıyor mu?

Ürünün hizmetlerini sürekli sosyal medyadan bağıran markalar var. Bu yanlış. Mecraya uygun içerikler hazırlanmalı. Sosyal medyadan hedeflenen kişilere hikayeler vermek gerekiyor. Örneğin bir cep telefonu markasısınız ve de fotoğraf çekme özelliğini ön plana çıkarmak istiyorsunuz. Telefon kullanıcıları, markanın sayfasından çektikleri fotoğrafları paylaşabilir.

Ünlüleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Lady Gaga çok çok iyi kullanıyor. Destek de alıyor. Türkiye’de bu pek böyle değil. Takipçisi fazla olanlarla markalar da çalışabilir. Örneğin takipçisi 1 milyon kişiye ulaşan var, ama hangi marka o kişilerle yanyana gelmek ister bilemiyorum. Politikacılardan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Twitter’dan gelen her şikayete dönüyor. İnsanların ona olan algısı değişti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da Kemal Kılıçdaroğlu’na göre daha iyi kullanıyor. CHP de iyi ama Ak Parti bu konuda çok profesyonel. Sonuç olarak iki taraf da partizanlarıyla arasını iyi yaptı.

İleride bu ilişki nasıl olacak?

Hangi restoranda yemek yemiş, ne almış takip edilecek. Ona göre önerilerde bulunulacak. Diyelim Beyoğlu’ndasınız. Akıllı cep telefonuna Beyoğlu’nda olan haberler, Beyoğlu’nda sizi ilgilendirenler gelecek. Reklam içerikleri de daha planlı, ayrıştırıcı olarak hazırlanacak.

MERVE ÖZYAYTEKİN

(06.05.2012 tarihli Pazar Postası’ndan alınmıştır.)

About Sosyal Medya Haber Servisi

Sosyal Medya haberleri, dijital pazarlama, sosyal ağlar ve mobil medya haberlerinin yer aldığı güncel paylaşım sağlayan sosyal medya haber sitesi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

kaçak bahis siteleri iddaa siteleri güvenilir casino siteleri