Çarşamba , 3 Mart 2021

Adaletin Pornosu

Samanyolu diye bir televizyon kanalı.
Gereği Düşünüldü diye kendi kavlince toplumu ıslah etmeye çalışan bir mahkeme salonunda sıradan bir lise tiyatrosundan fazlası olmayan bir program.
Defalarca bu programa denk geldim ve istemeyerek de olsa izledim.
Program temelde kendi çapıyla Türk toplumundaki ahlaki çözülmeyi çeşitli olaylar üzerinden sorguluyor; ve de çeşitli olayları aklınca bir karara bağlıyor.
Ve insanları bas sesli bir hakimin azarıyla güya ahlaka erdeme davet ediyor.
Yeşilçam filmlerindeki babacan hakimlerin Samanyolu stüdyosu ve para görmüşü denilse yeridir.
Yazılarımı daha önce okuyanlar bilirler; ben ‘’normal bir anormal’’im.
Türk toplumunda olan birçok şeyi gerçekten anlamam, anlayamıyorum, anlamakta güçlük çekiyorum.
Anladığımı sandığım şeyi de daha sonradan hiç ama hiç anlamadığımı anlıyorum.
Anlayamadığımı kelimelere döküp anlatmaya çalıştığımda ise daha bir anlaşılmaz oluyorum.
Birçokları bunu kendi yazın kabiliyetini ispat çabasındaki bir yazarın gönüllü kekemesi olarak algılıyor.
Oysa durum böyle değil. Uzun cümleler kuruyor olmamın nedeni eski bir hastalığım. Yıllarca İngilizce ile uğraştım, okudum, öğrendim, öğrettim. Washington DC, BBC World dinledim, dünyayı anlamaya çalıştım.
Çok sayıda İngilizce makale okudum, üniversitelerde yardımcı asistanlara (her ne demekse, asistan zaten yardımcı demek) çeviriler yaptım.
Ve sonunda farkında olmadığım bir yazınsal kuyruğum oluştu. Gerçekte ise uzun cümlelerle insanları kasmak gibi bir derdim yok.
Zaten ne yaptığımı, ne yazdığımı, insanlar dillendirdiğinde ayılıyorum olaya. O zamanda iş işten geçmiş oluyor.
Şimdi konu şu ‘’Gereği Düşünüldü’’ adlı insanların belleğinden çaktırmadan adalet adına bir şeyler çalan program.
Gereği Düşünüldü ibaresi bir mahkeme kararı öncesindeki son iki kelimedir. ‘’Yaz kızım, gereği düşünüldü.’’ denir ve daktilo tuşları şakırdar.
Yani öyle ya da böyle hayatla ilgili hukuki açıdan karar veren bir hakimin söyleyeceği ve beraata yada infaza neden olacak olguların kamuoyuna servisi öncesindeki en kritik sözlerdir.
Bu sözleri bir televizyon programında isim olarak kullanıyor olmak ne kadar ahlakidir? Tartışmaya açık bir konudur.
Ya da o toplumdaki adalet sisteminden örtülü olarak rol çalmak değilse nedir? Ve bu durum siyasi dengeleri hala oturmamış Türkiye’de gerçekleşiyorsa 70 milyon insanın vicdanından iktidar çalmak değil midir?
İkinci konu şu; bir mahkemede, bir davada ya da hukuka intikal etmiş bir olayda haber yapılırken bile mahkemenin gerçek görüntüsü kullanılmaz. Gazetelerde mahkemenin resmi temsili resimle, televizyonlarda ise buğulu şekilde verilir. Bu o ülkedeki adalet sistemine saygının asgari şartıdır. Vuku bulduğu belli olan bir olay nasıl baştan sona bir mahkeme dekorunda çekilebiliyor? Belli ki program ciddiye alınacak bir belgesel değil, dizi değil. Peki, bu durumda Gereği Düşünüldü programı ne?
Her gün herkesin gözü önünde halkın zihninden aynı şeyi çalıyor. Ama bu duruma bir dur diyen yok..!
Ve o mahkemenin arkasında gerçek bir taşra mahkemesinden farksız adli unsular, jandarma, polis nasıl bu denli aslına uygun bir şekilde cüretkarca kullanılabiliyor?
Dahası o cemaatten olmayan insanların adaletin tarafsızlığına olan güveni kararıyor. Bütün hakimleri kolluk kuvvetlerini toplumdaki bir grubun doğal bir parçası olarak görmeye başlıyoruz. Ve bu çarpıklaştırma her Gereği Düşünüldü tiyatrosuyla daha da büyüyor.
Kaç kişi bir cemaatin kanalında babaanne gibi öğüt veren ve yüksek perdeden gürleyen bir hakimi inandırıcı bulur ki? İnandırıcı bulmadığı bir hakim profili gerçek adalete olan inancı erozyona uğratmaz mı?
Bu duruma Adalet Bakanlığı, barolar, avukatlar, hakimler, savcılar, hukukçular nasıl bunca zaman bu denli sessiz kalabiliyor? Ben şahsen anlayamıyorum. Dediğim gibi ben normal bir anormalim. Ama görünen o ki Türkiye’de anormallik normalleşmiş durumda. O zaman adalet algısında anormal normal insanlardan bahsetmek durumundayız.
Türkiye’de insanların adalet duygusu cemaatin bir programıyla kontrol altına alınmaya çalışılıyor.
Demek ki yargı önce insanların zihninde ekranlarda yandaşlaşıyor, sonra bürokratik düzenlemeler geliyor sıra. Sonra insanlar şunu soruyor? Nasıl oluyor da oluyor? İşte Gereği Düşünülüyor ve bu şekilde oluyor.
Dünyada sırf mahkemenin dekor olarak kullanıldığı, ciddi filmler hariç, kaç tane program yapılmıştır? Ben 1978’den beri televizyon izlerim, ilk kez Türkiye’de görüyorum. İğrenç, utanç verici ve bu toplumun yazarlarının, aydınlarının ne durumda olduğunu gösteren ibretlik bir program. Gereği Düşünüldü. Tam bir adalet hırsızlığı programı.
Sen kimsin, kim adına, neyi, ne hakla düşünüyorsun ve karar verebiliyorsun?
Adalet denilen şey hepimizin kaçınılmaz ‘’tanrı’’sı. Ve bu tanrıyı oynayacaksa o toplumdaki herkes aynı anda oynamalı. Türkiye’de sadece bir grup oynuyor. Diğerleri de aptalca, düşüncesizce izliyor.
Hayatta bazı şeylerin tekrarı ya da tiyatrosu yoktur.
Mesela, hastanede bir ameliyatı izlemenize müsaade asla etmezler. Etmezler çünkü öyle gerekmektedir. Onun için hiçbir televizyon ameliyat tiyatrosu yapan bir program çekmez, dolayısıyla izleyemezsiniz.
Mesela benim bildiği gerçek hayatta normal insanlar gerdek gecesini kayıt altına almazlar. Böyle bir şeyi izlemenize imkan yoktur. Şayet izlemeye kalkarsanız elinizdeki görüntülerin para karşılığı çekilmiş porno olduğunu hemen herkes bilir.
Aynı şekilde Türkiye gibi asaletin, erdemin, ahlakın ahmaklık olarak görüldüğü bir ülkede kendince kurnaz bazı kişiler Gereği Düşünüldü diye bir program çekerler ve insanlardaki adalet duygusuyla oynamaya kalkarlarsa bunun adı tek kelime olur; hırsızlık. Tamam, kabul ediyorum biraz ağı bir tabir oldu. O zaman şöyle diyelim; adaletin pornosu.

Hakkında Metin Kondel

Eski bir İngilizce Öğretmeni, Ekonomist ve bağımsız popülist (halkçı) bir yazardır.

2 comments

  1. Ne yanlislk var bu programda? Hakim
    Bey dedigin adam annenin babanin ailenin dogrulugun onemini vurgulamaktannbaska bisey yapmiyor..
    Ve sizde eminsinizdir ki turk toplumunun turk genclerinin bunlari dinlemeye ogrenmeye cok ihtiyaci var.. Sizin begenmediginiz bu program turkiyede gunde defalarca yasanan olaylari ele aliyor, ve herkesin nasil ders almasi gerektigni gosteriyor.ister okul tiyatrosu gibi olsun ister profosynel olsun gayet kulturlu ne konustugunu bilen insan var icerikte.
    Sizin bu yazinizi can skntiniza yazacak bisey bulamaysiniza veriyorum..
    Unvaniniz altina boyle bir yazi gercekten zit dusuyor.
    Sanki izdivac programlarindan bahsediyoruzz.. Hayret bisey

  2. TOPLUMDAKİ AHLAKİ ÇÖKMEYİ GÖRMEZDEN GELİYORDA BU TÜR PROGRAMLARA MI ELEŞTİRİSEL BAKIYORSUNUZ.YAZIK ÇOK YAZIK.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir