Salı , 22 Eylül 2020

Mustafa İZMİTLİ

Vuslat

Belki de bazen en doğrusu en sonda söyleyeceğin şeyin başta söylenmesi. Yeni bir başlangıca sondan başlanması. Kimi için korku kimi için vuslatın adıdır ölüm…  Hazır mıyız? Gündüzler boyu oruç oruç tutsak, geceler boyu namaz kılsak bir nefesin hakkını ödeyemiyorken ne kadar hazır olabiliriz ki. Ama kulu cezbeden vuslat yanı yok mu? İşte odur aciz kulun tatlı heyecanı… Acaba  neden Peygamberimiz ölümün günde 18 kere anılmasından bahseder? Sizce bilim bunun sırrı ne zaman keşfeder ? Ne dersiniz bunu da Japon bilim adamlarını mı havale etsek? Öyle ya yedi zeytin bir incirin sırrını çözen onlar değil miydi? Tolstoy’un  şu sözüne hayran olmamak mümkün değil;‘Kendimizden ne kadar habersiz olduğumuzu yazdıklarımızı okuduğumuz zaman anlarız’. Lakin bu söz geliştirilmeye ihtiyaç duyar. Aslında Allah’tan ne kadar habersiz olduğumuzu yazdıklarımızı okuduğumuz zaman anlarız. Her şey Allah’tan olduğu gibi ilham da Allah’tandır… Bize de yaz dedi dostun biri… Bir ömrün hayal birikimi heyecana bıraktık yerine. Gerçeği yalnızca gerçeği diyenlerden …

Devamı »

‘Siz bakmayın erkekler ağlamaz dendiğine’

GÖZYAŞI Bazen vücudumda su kalmayıncaya kadar ağlamak istiyorum ve birden Hz. Ömer geliyor aklıma. Adaletin, cesaretin timsali Hz. Ömer… Hanımını dul, çocuğunu yetim bırakmak isteyen karşıma çıksın diyerek aleni hicret eden Hz. Ömer, onca azametine rağmen kıyamete süresi nazil olduğunda Allah korkusundan devesinden düşen Hz. Ömer ve ağlamaktan iki yanağında iki iz oluşan Hz. Ömer… Kim bilir ne kadar ağladı koca ünvanlı koca mimar, Mimar Sinan. Evine kaçak su çekmiş dendiğinde, öğrencisi Mehmet Çelebi’nin bile yaptığı Tac Mahal eseri dünyanın yedi harikasına aday gösterilen Hoca Mimar Sinan. Altmış yıllık mimarlık hayatı boyunca iki ayda bir eser açılışı yapan harika Mimar Sinan. Sakın ola ki yakın tarihteki gazete manşetlerine aldanıp, vebaline girmeyin. Evine çekilen o su, susuzluktan kıvranan İstanbul’u su şehri yaptıktan sonra Kanuni’nin dile benden ne dilersen iltifatına karşın kendisinin abdest arzusuyla talebidir; lakin bu hediyenin belgesinin olmaması yıllar sonra gözyaşına ve hayatını anlattığı Tezkiretül Bünyan kitabında belirttiği gibi zamanın büyüklerine kırılmasına sebep …

Devamı »

Dostluk

DOSTLUK Kim bile dostluğuKaç kula nasip ola kiBırak sansınlar dostluğun lisanı dilBize gözün ziyası kâfi Dostluk kader-i ilahiİstemesen Baki’de dahi kimseyiKişi sevdiğiyle…Emrullah bu kati Kul’un kul’a dostluğu hoşEylesin Rabbim seni aşkıyla sarhoşBilensin yüreğin…İslam’ın sancağıyla coş! Eyleyesin hakkını helalAkan terimden gözyaşıma dek hepsi helalLakin dostum kul lâlHak eyleyesin, Hakk’ın nurunu helal. Kulun, kula dostluğu hoş. Hele ki dostla Allah’ı konuşmak ne hoş. Lakin dostla Allah’ta buluşmak çok hoş. Dostluk öylesine bir hoşluk ve zorluktur ki bir bakmışsınız Mehmet Akif gibi beş çocuk babasıyken birden dokuz çocuk babası olmuşsunuz.. Sırf dostluğa ve söze itaatten, kim önce ölürse diğerinin çocuklarına bakacak anlaşmasına itikatten. Ve zaman mefhumu yoktur dostluğun. Bir bakmışsınız ömrünüzde iki-üç kere görüştüğünüz dostunuza ölünce son görevi vasiyet etmişsiniz. Ya Şems-i Tebrizi ile Mevlana’ya ne demeli… Allah’a dost olma yolunda Allah’ta buluşmuş iki dost. Biri işin Allah’a kalmışsa olmuş bil der, biri ne olursa olsun gel der. Orucun tadına doymayıp sahursuz bazen …

Devamı »

İstanbul’un Muhteşem Tarihi, Turizm ve Ekonomik Kurtuluş

Bu ülke insanı birçok badireyi atlatma özelliğine ve gücüne sahip olmakla birlikte yıllar yılı geçim potasına sıkışmaya maruz kalarak tarihine ve kültürüne gerekli zamanı ayıramamıştır. Özellikle sayısız ekonomik bunalımla geçirilen son kırk yıla bakıldığında ülke ekonomisinin nefes aldığı en önemli unsurlardan birisi bacasız fabrika olarak tabir edilen turizm olmuştur. Son yıllarda 30 milyonu aşkın turisti ağırlayan ülkemizin her yıl 80 milyonu aşkın turisti ağırlayan Fransa’yı yakalaması için öncelikle tarihine dönüp bakması gerekmektedir. Ülkemizin kültürel tarih turizmine dolayısıyla ekonomisine katkı sağlayacak unsurlardan birincisi, İslami ve Hıristiyan kaynaklarca doğrulanan Çemberlitaş’ın altında bulunduğu belirtilen kutsal emanetlerin gün yüzüne çıkarılmasıdır. Başta Hıristiyan inancına göre Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği çarmıhın aletleri ve bununla birlikte Hz. Musa ve Hz. Lut’un asası, Hz. Nuh’un baltası ve Hz. Süleyman’a ait olduğu belirtilen Yedi Kollu Şamdan’ın da burada olduğu düşünülmektedir. Şahsen 2007 seçimleri öncesi İstanbul milletvekili adayı Numan Güzey ve asistanı ile Üsküdar Meydanı’nda yaptığım görüşmenin ardından bu konu …

Devamı »

Ülkenin Evlatları – Ümmetin Evlatları

Evlat görsen dahi hasretGörmesen dert üstüne dert Ne çetin bir imtihandır evlat. Yokluğuyla, varlığıyla, her haliyle ezelden ebede bazen çile, bazen hayrın devamı olabilen evlat. Öncelikle yerleşmesi gereken bilinç, Allah’ın evlatlarımızı kendisine kul olması için yarattığı ve bize emanet ettiği gerçeğidir. Bu yüzdendir ki cinsiyet ayrımı gözetmeksizin istenmesi gerekken hayırlısı ne ise o olmasıdır. Son yıllarda sıkça karşılaştığımız evlatlarımıza aile içi ve aile dışı şiddet ve taciz olaylarından sonra artık ülkemizde sosyal reformlara ihtiyaç olduğu çok açıktır. Öncelikle evlilik kurumunun belli bir eğitime ve ehliyete tabi olması gerçeği kaçınılmazdır. Ve evlilik öncesi yapılan testlere ruhsal denge testinin eklenmesi olası üzücü hadiselerin mutlak surette önüne geçecektir. Bununla birlikte aile ve sosyal politikalar bakanlığı denetimi ve gözetiminde muhtarlık makamından kaymakamlık makamına kadar tüm ailelerimize periyodik olarak ziyaretler yapması çekilen acıların hasbel kader açığa çıkması bir yana hiç yaşanmamasını sağlayacaktır. Ayrıca bu ülkenin çocuk esirgeme kurumlarındaki çocukları da bu ülkenin evlatlarıdır. Bu çocukların …

Devamı »

Ahmerika

Nereye kadar Ahmerika ? Peki ya sonra Ahmerika ? Yaradılışta verilen ten renginin koyuluğuna anti hassasiyetin malum, peki Kızılderelilerle ne sorunun vardi? Kıta mı dar geldi? Biz araştırmacılar çaresiz kaldık. Sen söyle lütfen kaç milyon Kızıldereli katlettiğini? Bir yerden onbeş milyon bir yerden yetmiş milyon rakamı çıkıyor. Sayıyı en iyi sen bilirsin ama dörtyüz yıl sürdüğüne göre bayağı bi milyon var. Nihayetinde her Kızıldereli kafatasına beş dolar gibi yüklü bir ödeme yapmışsın. O paranın da üzerinde in god we trust (Allah’a inanıyoruz) yazıyor muydu? Sen Allah’a inanmayı paraya yazmak mı sandın Ahmerika? Ne de güzel inandık pazar sabahları Kızılderelilerin kötülüğüne. Bir neslin katliam kahramanını John Wayne olarak belirlemiştin. Peki nasıl bir matematik hesaplama idi, Vietnam da kişi başına beş bomba atmak? Katliamın sağlaması mıydı? Ne güzel aldanarak Vietnamlıları öldürdüğünüz video kasetleri almaya koştuk yıllarca. Burada da karate ile silahı birleştiren Chuck Norris’e kahramanlık misyonunu yüklemiştin. İçimizi rahatlatan “Aldatan bizden değildir” sözünü öğrenmek oldu. Ne mutlu ki bizden …

Devamı »

Hingiltere

William Shakespeare “İngiltere’nin üzerinde adalet olduğu sürece İngiltere batmayacaktır” demiştir. Tabi Shakespeare in bu sözü ettiği günler Amerika’nın dahi İngiltere’nin sömürgesi olduğu ve İngiltere’nin Kızılderili katliamına sınırsız katkı sağladığı dönemlere denk gelir. Adaletin sadece kendine layık görüldüğü kendinden başka ırkların milletlerin hakir, potansiyel sömürge adayı görüldüğü dönemler. Tıpkı sonraki dönemler gibi. Dünyanın yüzde seksenine işgal ve sömürge özelliğiyle “Üzerine güneş batmayan krallık” gibi utanç verici bir unvanı alacağı dönemler çok gecikmemiştir. Sen insanlık tarihinin en büyük utancı olan insan hayvanat bahçesinin baş mucitlerindensin. Emir erlerin Almanya, Fransa, Belçika ve elbette Amerika ile ırkçılığın zirvesi olan sırf yaradılış renklerinden dolayı insanların hayvanat bahçesinde sergilenmesi gibi bir utancın baş mimarısın. Acaba şu an dünya üzerinde kaç kişi her yıl milyonlarca insanın ziyaret ettiği ve milyonlarca insanın görmeyi hayal ettiği Eiffel Kulesi’nin altında sadece altmış yıl öncesine kadar insanların sergilendiğini bilmekte? Ya da kaç kişi unutmayı istemekte? Ve sen adalet felsefesinin ne olduğunu …

Devamı »

Yemen’e giden gelmez mi?

Yemen’e sonbahar gelmesin. Gelmesin ki elde kalan son yiyecek olan yapraklar solmasın. Artık komşumuz aç yatarken tok yatma evresini aştık, kardeşlerimiz açlıktan ölürken tok yatma aşamasına geçtik. Hani müminler kardeşti. Hz. Ömer döneminde gönderilen zekatların verilecek kimsenin bulunamadığı Yemen. En ön safların sahabeleri  Ammar Bin Yasir, Ebu Hureyre’ nin memleketi Yemen. Dört yüz yıl boyunca Osmanlı vilayeti olan ve bu sürede Çanakkale de verdiğimiz şehit sayısı kadar şehit verdiğimiz, gidenin gelmediği Yemen. Ne de kolay dökülüyor dilden satırlara kelimeler; yirmi milyon kişinin insani yardıma ihtiyacı var! On bir milyon insanın ölüm riski var! Bir yılda 1400 çocuk öldü! On dakika da bir çocuk ölüyor ! Kolera ya yakalanan insan sayısı beş yüz bin! Son yüzyılın en büyük açlık krizi! İki Dünya Savaşını barındıran son yüzyılın en büyük açlık krizi. Ve bu son veri Birleşmiş Milletler’in resmi verisi. Acı ve açlıkla geçen bu 4 yıl da Yemen için bir çok kez toplanan fakat …

Devamı »