Pazartesi , 28 Eylül 2020

muzaffersen

Zaman Bulutları’nın yazarı, hüzünlü yazar. Sosyal medyayla iç içe, sözlüklerde de yazar. Edebiyatı internete gereğince ve yeterince yayma düşüncesindedir. Bir ilk adım: http://badihuzun.blogspot.com

Bir Kurtuluş Reçetesi Edebiyat

Edebiyat… Aslında tanısak öyle yer edecek ki yaşamımızda, günün hiçbir saati ondan uzaklaşmak istemeyeceğiz. Bunu yapanlar var, yapmalarında da çok haklılar. Neden mi? Çünkü her insanın uzaklaşmaya ihtiyacı var. Son günlerde, hatta yıllarda yaşanan olaylar hepimizin hafızasında büyük yer tutuyor. Hem üzülüyor, hem sinirleniyoruz. Ölen polis memurları, çocuklar, gençler, yanı başımızda yıllardır süren katliam… Bunlardan her ne kadar çok etkilenmemiş görünsek de aslında ruhsal olarak bizi gerçekten çok etkiliyor ve gün içinde sahip olduğumuz neşeyi kaybediyoruz. Hayata daha umutsuz bakmamıza, gülerken bile tereddüt etmemize neden oluyor. Hepsinden kaçacak bir çıkış kapısı arıyoruz. Her şeyden uzak, bambaşka bir dünya… Tam da bu noktada üzerinde kocaman EDEBİYAT yazan kapıyı göremiyor ve tüm yükleri sırtlamaya devam ediyoruz. Yalnızca birkaç saatliğine pisliklerle dolmuş bu dünyadan kaçmak… Gerçekten güzel olmaz mıydı? Tam da bu yüzden var zaten kitaplar, dergiler. Ancak edebiyatın sadece toplumun yararı gözetilerek yapılması gerektiğini savunan bazı görüşler de var ki sanırım bulunduğumuz …

Devamı »

İyi Kitaplar Okumak

  Kimi zaman günlerce süren, kimi zamansa bir gecede biten bir rüya… İyi kitap rüyası… Her okuduğumuz kitapta yaşayamayız bu rüyayı, her ne kadar toplum tarafından kabul görmüş kitapları okuyor olsak da bizi etkileyen kitaplar bize özeldir. Yani etkileneceğimiz kitaptan kimsenin etkilenmiş olması gerekmez ve kimse de etkilenmemiş olabilir. Bu ne kitabı kötü yapar, ne de bizi kötü bir okuyucu. Kitabı bizim için “iyi” yapar sadece, hepsi bu. Bir okyanus kadar sonsuzdur okuma eylemi ve boş durmayayım diye yapılmayacak kadar ciddi… Bu yüzden beğendiğiniz kitabın sonlarına gelirken bir hüzün yaşarsınız da bu hüzün içinizde çoğalıp sizi üzmeye kalkışmaz. Çünkü bilirsiniz ki bu kitabı bitirdiğinizde dahi okumadığınız ve beğenebileceğiniz kitapların sayısı, ömrünüze sığmayacak kadar fazladır. Üzülmezsiniz bu yüzden, sadece bir rüyadan daha uyandığınız için hafif hüzünlenir, son sayfaları simidin son lokmaları gibi tadına vara vara okursunuz. Bittiğindeyse hemen yeni bir rüya arayışına girmeye çalışmamak lazım. İyi bir kitaptan sonra ara vermek …

Devamı »

Edebiyat ve İnternet

  Günümüzde neredeyse her şey ihtiyacımızı internetten ve sosyal medyadan karşılıyoruz. Alışveriş, çevre edinme, iletişim, sosyalleşme… İnternette bu kadar vakit geçiriyor ve edebiyatı da bir ihtiyaç olarak kabul edebiliyorken internetteki okuma ihtiyacımızı karşılayacak platformların azlığı gözümüze çarpıyor. İnternette bu kadar çok okuyor ve hatta yazıyoruz ancak bu yazdıklarımızın ve okuduklarımızın çoğu edebiyatla ilgili değil? Neden? Aslında bunun sebebi biraz aceleciliğimiz. İnternette gezinirken her şeyi çok çabuk okuyayım, vakit kaybetmeyeyim havasına bürünüyoruz. Hatta öyle zamanlar oluyor ki bizi ilgilendiren haberlere bile sadece göz gezdirmekle yetiniyor hemen başka sayfalara atlıyoruz. Ancak bu aceleciliğimiz yensek bile bilgisayarın başına oturduğumuzda adam akıllı yazılar okuyabileceğimiz, edebiyat ihtiyacımızı tatmin edebileceğimiz yerler çok az. Belki de ilgi görmedikleri içindir. Peki neden? Bunun bir başka sebebi var. Yazma, bir şeyler paylaşma ihtiyacımızı bilinen popüler sosyal medya siteleriyle karşılayabiliyoruz. Mesela Facebook’ta beğendiğimiz bir sözü yazıyor, Twitter’da gün içinde yaptıklarımızı paylaşıyoruz. Aynı şekilde başkalarının da paylaştıklarını okuyoruz ve bunlar daha …

Devamı »