Salı , 22 Eylül 2020

Tuba Çakır

Yazar, Yayıncı,

Sürdürülebilir Yeşil Bir Yaşam İçin 100 Adım

“Gezegenimiz tehlike altında!” Kulaklarımız bu uyarıya ne kadar da aşina artık değil mi?! Çok değil, henüz 90’ların başında ozon tabakasının delindiğini duyduk önce. Önlem alınmazsa olacaklara dair yazılan, çizilen, söylenen her şey Hollywoodvari bir bilim-kurgu filmi kadar yakındı bize. Malum son sevimsizdi ancak öngörülebilen tablo konuya duyarlı adımlar atmak için ikna edici güce sahip değildi. Fakat sadece 20 yıl sonra, hepimizin tereddütsüz hemfikir olduğu o acı gerçekle yüz yüze kaldık bile: Yıllar boyunca tabiata çok fazla zarar verdik. Yarattığımız hasarı toparlayabilmek için hızla ve hızlı adımlar atmamız gerekiyor. Bugün dünyanın önde gelen ülkelerinde toplumu ve ekonomiyi yönetmeye aday olanların en önemli vaatleri arasında çevreyle ilgili konular yer alıyor. Nitekim bugünkü ABD Başkanı Barack Obama 2008 yılında başkan­lığa aday olduğunda, en fazla karbon salımı yapan ülkeler arasında olan ABD’de karbon salımlarını 2050 yılına kadar yüzde 80 azaltma vaadinde bulundu. Le­vi’s geri dönüşümlü kumaş kullanmaya başladı… Örneklerini çoğaltabileceğimiz benzeri dönüşüm adımları;  yarınımıza …

Devamı »

Modern Çağın ‘Tweet’ İnsanına Marx’ı Nasıl Anlatırsınız?

Hayatımızdaki anahtar kitaplar üzerine… Bilgi toplumunun bir ferdi olmak–doğal olarak–hiç bu kadar zor olmamıştı. Dijital teknolojinin gelişimine, iletişim ve haberleşme araçlarının insan algısının sınır ötesine yaptığı bu nefes kesen koşuya bakınca; bırakın içinde yaşadığımız dünyanın, içinde yaşadığımız toplumun gündemini bile hakkını vererek takip etmenin zorlu bir mücadeleye dönüştüğünü söylemek fazla olmaz. Son birkaç yıldır her platformda duymaya alıştığımız “bilgi bombardımanı” deyimiyle bu olur olmaz karşılaşmalar, aslında insanoğlunun kendini gerçekleştirme serüveninde yolunun artık ne denli çetrefilli olduğunun en önemli göstergelerinden biri.  Çünkü modern dünya hem her şeyden haberdar hem de özel bir alanda uzmanlaşmış bireyler olmayı zorunlu kılıyor. Sonuçta, öğrenilmesi gereken şeyler çoğaldıkça insanın bilgiye olan açlığı; bilgiye ulaşma yolu çeşitlendikçe de doğru bilgiye olan uzaklığı daha da artıyor kaçınılmaz olarak. Peki, bu labirentin içinde yolumuzu bulmak konusunda kılavuzlarımız bize ne kadar yardımcı oluyor? Toplumda saygın bir yer edinmek için mecburen bilmek zorunda olduğumuz şeyler karşımızda bir dağ gibi duruyorken, biz otomobil …

Devamı »