Çarşamba , 25 Kasım 2020

Belediyelerin Sosyal Medya İlişkisi Üzerine (1)

Erişilebilir, ölçeklenebilir iletişim araçları üzerinden meydana getirilen sosyal etkileşim ve paylaşım alanlarına sosyal medya diyoruz. Anlaşılır bir dille söyleyecek olursak: Bireylerin duygu ve düşüncelerini, gözlemlerini, tecrübelerini aktarmak ve birbirleriyle iletişim halinde bulunmak için kullandıkları online alanlar olarak tanımlayabiliriz.

Belediyeler neden sosyal medyada yer almalıdır?

Belediyeler neden sosyal medyada yer almalıdır sorusuna cevap vermeden  evvel bazı sosyal medya araçlarının istatistiklerine bakmamızda yarar var.

Facebook: 24 saat içinde 700.00 bin kişi facebook’a üye oluyor. Tüm bu bireyler yazılar paylaşacak, yorumlar yapacak ve arkadaşlarının paylaşımlarını takip edecekler bu da günde 1 milyar bilgi demek. Facebook aylık bir trilyon sayfa görüntülenmesine ulaşmış durumda. 65 milyon kişi telefonları aracılığıyla Facebook’a bağlanıyor.

Twitter’a ise günde 300.000 bin kişi üye oluyor ve dakikada 44 binden günde ise 65 milyondan fazla tweet gönderiliyor.

Youtube ise dünyada en çok ziyaret edilen 4. web sitesi ve en büyük 2. arama motoru. Her dakika Youtube’a yaklaşık 24 saatlik video yükleniyor.

Yapılan bir araştırmaya göre sadece %14’lük bir kesim reklamlara güvenirken %91 lik bir kesim sosyal medyada yapılan yorum ve önerilere güveniyor.

 

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de sosyal medya araçları  aktif bir şekilde kullanılmaktadır. Her gün milyonlarca insan siyasi olaylar üzerine sosyal ağlarda bilgilerini, fikirlerini paylaşmaktadır. Ve bu insanların siyasetle ilişkisi görülmektedir ki klasik siyasi anlayışın bir hayli ötesinde.  Ortada yeni ve ciddi bir değişim söz konusu. Bu değişim öyle bir hal aldı ki  Siyasi parti tercihleri, siyasi görüşler sosyal ağlar üzerinden gelişiyor. Partilerin klasik yöntemlerle ve oldukça yüksek meblağlar ödeyerek yapmış olduğu reklamlar, propagandalar gün geçtikçe etkisini kaybediyor. Geniş ve gelişmiş bir mizahi üslubun da yaygın olarak hakimiyet kurduğu sosyal ağlarda yayılan siyasi düşünceler bireylerin siyasi tercihleri noktasında büyük bir rol oynuyor.

Sosyal medya araçlarının kullanıcıları bu araçları hobi niyetine kullanmıyorlar. Aksine aktif bir şekilde kullanarak hayatlarının birer parçası olarak görüyorlar.  Sosyal Medyayı  Yaşamının bir parçası olarak gören bireyin dünyasında yerel yönetimlerin tüm faaliyetleriyle birlikte yer alması muhakkak ki kaçınılmazdır. Nasıl bugün büyük şirketler bile sosyal medyayı görmezden gelmeyip sosyal medya projeleri geliştiriyorsa belediyelerde aynı şekilde büyük bir hassasiyetle bu hadiseyi es geçmemelidir.

Fakat sosyal medyayı kullanmak demek kullanıcı hesabı açmak demek değildir. Başta buna dikkat edilmeli. Bu iş kalem müdürlerinin ya da günde bir, iki bilgi girecek bir alt elemanın varlığıyla hallolacak kadar basit değildir. İnternet alanında belediyeler kurumsal yapıları hakkında sıkı bir ekip çalışmasının içine girmelidir. Kurumsal olarak belediyeler yöneticileri veya bölgeleri hakkında yazılan tüm (olumlu/olumsuz) yazılardan haberdar olmalıdır. Haberdar olmalıdır ki anında, hızlı ve şeffaf bir şekilde  cevap verilebilsin. Günümüzde bireyler bir kişi ya da kurum hakkında bir araştırma yapmak istediğinde ilk iş olarak google’a giriyor. Google’a kurumunuz ya da adınız yazıldığında çıkan sonuçlar olumsuzsa bu haklı olarak canınızı sıkacaktır. O yüzden tüm olumsuz faktörlerin önüne geçebilmek için sosyal medyada yer almalı ve bu tür hadiselerin önüne geçebilmek için haksız olduğunu düşündüğünüz iletilere hızlı bir şekilde cevap vererek  kamuoyunu aydınlatmalısınız.   Anında, hızlı bir şekilde verilen cevap olumsuz faktörleri gidermede yardımcı olacaktır.

Unutulmamalı Sosyal Medya çağın  en büyük trendi. Daha dün “ facebook’da, twitterda ne   yapıyorsunuz? anlamıyorum.” diyenler,  şimdi hep bir elden markalarının   sosyal medyada yer alması için çabalıyor. Ve geride kaldıkları  için de sağa, sola aç kurtlar gibi saldırıyorlar.  Tabi bu saldırma  neticesinde bir an önce sonuca varma arzusundan dolayı da  markalarına  zarar veriyorlar. Hele bir de işin kolayına kaçıp işi  iyice amatörleştirip  ”aman  ne olacak canım işte açarız bir facebook  hayran sayfası bir de twitter  hesabı yönetiriz” kolaycılığına kaçılırsa yandı gülüm keten helva. Ben sosyal medyadan sorumlu bir müdürün 2 takipçisi olmasına rağmen hala kendi belediyeleri hakkında çıkan bir haberi retweet yaptığını gördüğümde acı acı gülümsediğimi dün gibi hatırlarım.  Şahıs hem kurumda sosyal medyayla alakalı müdür, hem kendi ekibinin vermesi gerektiği bilgiyi başka bir sosyal medya kullanıcısından öğreniyor hem de yetersiz kitlesine rağmen rt yapıyor. Neresinden tutacaksın şimdi bu yanlış işin? Komik duruma düşülmemesi için sağlam, dinamik bir ekip şart. Bu işi anlamayan kişilerle, sosyal medyada olmayı günde bir iki bilgiyi twitter’da paylaşmak sanan bir zihinle yerel yönetimin acil durum ve afetlerde halka ulaşmasını nasıl sağlanabilir? Yine bu zihinle engellilerle Facebook üzerinden bir iletişim köprüsü kurup bir çalışma nasıl gerçekleştirilebilir? Yerel yönetim Sosyal Medyayı doğru algılayamayan bir zihinle  sosyal yardıma ihtiyaç duyan kişilerin desteklenmesi için nasıl topluluklar oluşturabilir? bu sorular uzar gider ve maalesef sağlıklı bir yanıt da bulamayız.

 

Siyasal iletişim Enstitüsü Direktörü Yard Doç Dr Abdullah Özkan sosyal medya konusunda şunları söylüyor:

” Siyasilerin sosyal medya hesapları açması sosyal medyayı etkin olarak kullandığı anlamına gelmiyor. Çok küçük bütçelerle kitleleri etkilemek, yönlendirmek artık sosyal medya araçlarıyla pekala mümkün ama ne yazık ki bu gücü henüz siyasi partilerimiz keşfedemedi.”

Başka bir makalesinde Abdullah Özkan: ” Sosyal medya komut ve komuta siyasetini sona erdirdi ve ABD seçimlerini kastederek: Obama’nın dijital devrimi” ifadelerini kullanmıştır.

Son olarak belediyelerin sosyal medyada yapması gereken bazı ipuçlarını paylaşmak istiyorum:

1- Sosyal medya araçları ve internet üzerindeki tüm akışları ve yönetimleri yapabilmeliler

2- sosyal medyada kriz yönetimi konusunda bilgi sahibi olmalıdırlar.

3- Sosyal medya stratejileri ve projeleri hazırlamalılar

4- Hedef kitleyle direkt temas sağlayacak yeni kampanyalar üretmeliler

5- Medya takip merkezleri gibi kendi içlerinde haber raporlama sistemleri olmalı (ajanslara abone olma dönemini kapatmalılar)

6- Kurumları, yöneticileri, bölgeleri  hakkında çıkan negatif haberlere, sosyal ağlarda yapılan yorumlardan haberdar olmalılar

7- Yapılmış ve yapılacak olan faaliyetlerden sosyal medya kullanıcıları anında, hızlı bir şekilde haberdar edilmelidir. Bu faaliyetlerden bireyleri haberdar ederken sadece kullandıkları resmi hesapları takip eden bireylerle değil diğer bölgelerdeki  insanlarla da  iletişim içine geçip bu faaliyetleri tüm sosyal ağların duvarlarında (özellikle facebook ta duvarlarda) paylaşıp örnek belediye algısını oluşturmalıdırlar.

8-  Kendi uzmanlık alanlarının  içinde kurumlarının  yapmış olduğu faaliyetleri ve dünyada yaşananları kurumlarının  bakış açısından, özgün ve samimi bir dille aktarılmalıdır.

9- Kişilerin hakkına riayet eden iletiler gönderilmelidir.

10- Başkalarının fikirlerine tahammül gösterilmelidir.

11-Başka bir kullanıcının fikirlerine katılmıyorsanız bunu kibar bir dille ifade etmelisiniz. Ama asla kışkırtıcı bir tartışmanın içine girilmemelidir.

12- Sosyal Medya ortamında samimiyet çok önemlidir ve samimi olup olmadığınız çok kolay anlaşılır. Bu yüzden mutlaka sade olun. Takipçilerinizle konuşurken ağdalı bir dil kullanmaktan kaçının. Onların gerçek kişiler olduklarını asla unutmayın (maalesef zaman zaman bu olabiliyor)  Ve takipçilerinize  tıpkı o an karşınızdalarmış gibi hitap edilmelidir.

13-İletilerinizde düz bilgiler vermektense okuyanlarda yorum yapma veya cevap yazma isteği uyandıracak içerikler sunmaya özen gösterilmelidir.

14- Kapılarınızı dışarıya asla kapamayın çünkü siz orada sadece bilgi vermek için değil aynı zamanda yeni şeyler öğrenmek için de bulunuyorsunuz.  Yaptığınız işleri anlatmakla  sınırlı kalınmamalıdır.  Aynı konuda yazılar yayınlayan diğer kişileri belirleyerek  içeriğinizin paylaşılmasına veya başka sitelerde yayınlanmasına izin verip  onlarla diyalog imkanlarınızı arttırabilirsiniz.

15- Rakiplere saygılı olup, onlar aleyhinde konuşmamalıdırlar.

16- Bir tartışma ortamı oluşturun. Fakat tartışmanın dengeli, sağlıklı bir şekilde yürütülmesine büyük özen gösterin. İnsanların sinirlerini zıplatacak, onları çileden çıkaracak bir tepki ile sağlıklı bir tartışma ortamının arasında dağlar kadar fark bulunduğunu hepimiz bilmekteyiz.  Yaptığınız işleri eleştiren, hakaret eden, aşağılayan herkese yanıt vermek zorunda değilsiniz. Bu, güçsüzlük değil aksine sağlıklı, dengeli yapının içinden çıkmadığınız için saygınlığınız açısından olumlu bir davranıştır. Ortaya atmış olduğunuz fikirleri tartıştırın ama bulunduğunuz çizgi çok önemli.  İnsanları kışkırtmayacak  ama başka görüşlerin saygı çerçevesinde paylaşılmasına imkan sağlayan bir yapıda olmalısınız.

17- Şeffaflık çok önemlidir. Hatanızı anında kabullenip özür dilemelisiniz. Bu özür metni  kendinizi hala daha haklı çıkarmaya çalışan bir metin olmamalı. Kendinizi kurtarmak mı istiyorsunuz, bunun yolu özürden geçiyor; kem kümden değil.

18- Tüm çalışanlar ve hatta  onların çevreleri olumlu faydalar sağlayabilecek şekilde motive edilmelidir.

19- Belediye olarak  sadece yaptıklarınızı değil yapmak isteyip henüz yapamadıklarınızı da paylaşmalısınız.

devam edecek…

 

 

 

 

 

 

 

 

Hakkında Hasan Yener

SM Haber Genel Yayın Yönetmeni SEO - Digital Pazarlama - Sosyal Medya Pazarlama iletisim@sosyalmedyahaber.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir