Salı , 24 Kasım 2020

BEN FİCA SEN BARÇA MI?

Kabul etmek gerekir ki uzun hazırlık kamplarından sonraki ilk ciddi maçlarda takımlar henüz oturmadığından futbolla ilgili birçok faktör değişkendir. Hele de o takımdan birçok oyuncu gitmiş ve yerlerine birçok oyuncu gelmişse. Dolayısıyla hemen her takımın futbol karakteri her ciddi müsabaka ile biraz daha bilenir. Bu açıdan bakıldığında Trabzonspor’un şampiyonlar ligi üçüncü ön eleme ilk maçında Benfica karşısındaki 2-0’lık skor için çok sert şeyler karalama taraftarı değilim. Ama Şenol Güneş’in bu yıl Trabzonspor’a oynatmayı düşündüğü futbol modelini kökten sorgulama taraftarıyım.

Günümüzde herkesin tapındığı Barça modeli futbolla ilgili birçok şeyin çakıştığı evrensel bir gendir. Yani zorlamayla olan bir şey değildir. Bu açıdan Şenol Güneş’in ülkesinin eksiği bir Endülüs’ü midye indirmemiş olmasıdır. Trabzonspor geçen yıldan kalan futbol realitesini bu yıl revize edip bilemek yerine garip bir Barça taklidi görüntüsü verdi. Benfica karşısında fazladan yaptığı her pas rakibe düşünme şansı verdi.

Trabzonspor’un son paslarındaki kusur Türk usulü boş heyecan. Bu skor ikinci ayakta Benfica’nın çok rahat lekeleyebileceği bir skor. Artık bu tur Erol Evgin’in bir şarkısı gibi. ‘’Ben imkansız aşklar için doğmuşum..!’’ Kısaca ilk ayakta fatura rakibe kendi futbol realitesini dayatma yerine Barça numarası yapan Trabzonspor teknik direktörünün. Futbol sıcak bir yaz gecesinde soğuk bir soru sordu Trabzonsporlulara aslında. Ben Fica, Sen Barça mı? Hiçbirimiz evet diyemedik. Hayır da…

TÜRKİYE RODEO LİGİ

Türkiye’de futbol Fenerbahçe sayesinde bitmiştir. İyisi mi gelin Türkiye profesyonel rodeo ligini kuralım; böylece 90 dakika aptal aptal şaibeli çimlere bakmak yerine 8 saniye huysuz bir boğanın şovunu ve üzerindeki Fenerbahçeli biniciyi izleriz. Hem böylece Artvin’in meşhur boğalarına ek iş sağlamış oluruz.
Hem boğaların daha iyi küspe yemek için şikeye bulaşacaklarını sanmıyorum. En azından Aziz Yıldırım hala içerde. Olmayan Türk futbolu daha güvende yani.

Beni ciddiye almayacağınızı biliyorum ama yine de sınırlı düşünsel yetilerimi halkımla paylaşmak durumundayım.
Panter Emel de Ergenekon ya da başka bir suçtan tutuklanıp ceza evine yollanırsa Türkiye Profesyonel Rodeo Liginin önünde herhangi bir engel kalmaz sanırım. Hem kaybolan heyecanımız geri gelir, hem sabahlardan beri aptalca stat önlerinde yatıp golsüz biten şaibeli maçları izlemekten kurtulmuş oluruz.

Hem milyon dolarlar, avrolar alıp lüks arabalarla yanımızdan geçen cahil futbolcular yerine kuyruğunu her kaldırdığında kıçı görülen halkçı boğalar için yüksek meblağlar da ödememiş oluruz.
Düzenlemenin nasıl yapılacağına gelirsek, Süper ligteki her takım (resmi olarak şike yaptığı tespit edilmemiş) kulübü adına vahşi bir boğa satın alsın ve takımı adına bir asıl bir de yedek boğa binicisi bulsun.
Her boğa bütün biniciler tarafından her hafta bir takımın ev sahipliğinde dönüşümlü olarak en az iki kez binilsin ve boğa binicilerinin performansı Fenerbahçe’nin müdahil olmadığı bağımsız jüri tarafından değerlendirilip puanlansın.

Sezon sonunda en çok puanı alan binici ve boğa ikilisi şampiyon ilan edilsin. Birinci olana altın madalya, ikinci olana Beşiktaş’ın iade ettiği boşta kalmış Türkiye kupası, üçüncü olan takıma ise Fenerbahçe’nin müzesinden herhangi bir kupa verilebilir. Ya da bu kupalar eritilerek ikinciye üçüncüye ve boğalara verilebilir. Böylece şike karışmış futbolla sönmeye başlamış heyecanımızı diri tutmuş oluruz.

Hakkında Hasan Yener

SM Haber Genel Yayın Yönetmeni SEO - Digital Pazarlama - Sosyal Medya Pazarlama iletisim@sosyalmedyahaber.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir