Salı , 24 Kasım 2020

Borusan MiNi özür!

Sıradan bir insanın, hayata anlam katmak istediği  inanca yönelik bir temsil başörtüsü. Ama ülkemizde sık sık gündemin vazgeçilmez bir parçası olabiliyor. Sosyolojik olarak incelenmesi gerekir aslında. Son günlerde Borusan ile bir kez daha konuştuk, tartıştık. Konun ne olduğunu tekrar belirtmeye gerek yok. Marka Müdürünün yapmış olduğu açıklama gündemi de Borusan’ı sarstı diyebiliriz.

Sosyal Medya’da oldukça önemli yankıları gözlemledik hep beraber. Baro için verilen tepkiler yeterli etki oluşturmadı, ama Borusan hızlı bir şekilde özür dileyerek konunun daha fazla uzamasını engellemiş oldu. Öncelikle Borusan’ın kriz yönetimini iyi bir şekilde sonuçlandırdığını söyleyebiliriz. Özür dilemek gerçekten bir erdemdi. Bunun ötesinde yapılan basın açıklaması konuya ne kadar duyarlı yaklaşıldığını gösterdi. Basın açıklamasında ki önemli noktalarda biri konu ile ilgili yapılan araştırmaların madde madde açıklanması oldu. Tüm süreçlerin araştırmış ve Borusan kendilerinin hatalı noktalarını da belirtilerek kamuoyu paylaşılmıştı. Yine Marka Müdürünün açıklamaları için tam olarak öyle söylemek istemedi şeklinde yönlendirilmeden, söyleminin kesinlikle yanlış olduğu vurgusu yapılmıştı. Bu hata o kadar iddialı vurgulanmış ki Marka Müdürü maalesef istifa etmek durumunda kalmış. -Hata bile yapmış olsa mağduriyet olması işin üzücü kısmı tabi. – Ayrıca Yeni Şafak gazetesinin röportajı haklı olarak haber yapmasını ve sosyal medyada yazılanları haklı durumlar olarak ifade edilmesi de önemli ayrıntılardı.

Kuru bir özür olmadığı aşikar, özür dilenmesi çoğunluk tarafından erdem olarak değerlendirildi. Konunun muhatapları Burcu Çetinkaya ve Merve Sena Kılıç’ta memnuniyetlerini ifade ettiler. Ben özellikle yaklaşım ve tarzdan etkilendim diyebilirim. Borusan gerçekten tebrik edilmeyi hak ediyor.

Evet önemli seviyelere geldik. Ülke olarak çok yol katettik. Atılan hiç bir adımı küçümsememeliyiz. Ancak özrü kabul etme erdemini de , hala konuşulması gereken bazı noktaların susturucusu olarak kullanmamak gerekir.

Yani Sosyal Medya’nın aynı tepkileri verdiği iki olayı karşılaştırdığımızda Baro ve Borusan’ın farklı davranışları sergilediğini gözlemliyoruz. Peki bunun nedenini sormak ya düşünmek gerekmez mi? Ticari ve Hukuki iki kurum benzer tepkileri almışken farklı davranıyorlarsa, erdemli olmak için keşke Borusan Genel Müdürü Baro’nun başında olsaydı diye mi düşünmeliyiz. Ya da erdemli olmak için “Türk toplumunun tümüne inanmış, onlara hizmet ve ürünler götürerek bu ülkeye katma değer yaratmak için çalışan, hiçbir şekilde ayrımcılığa veya bağnazlığa kendi içinde izin vermeyen bir kuruluş” olan Borusan’ın genel merkezine gittiğimizde mutlaka başörtülü çalışanlarda olduğuna mı inandırmalıyız kendimizi.

Olumlu yaklaşımlar her zaman umut vericidir umut ise yapılacak daha çok şeyler olduğunu göstergesidir..

Hakkında Pınar Boran

Sosyal Medya Danışmanı, USMED Yönetim Kurulu Üyesi

One comment

  1. gerçekten çok doğru bir tespit , aynen katılıyorum . Ama sonuç değişmiyor borusan ın başörtülü birini dahi çalıştıracaklarını düşünmüyorum ,umarım yanılırım. yoksa ürün müdürüne yazık olurrr.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir