Cumartesi , 26 Eylül 2020

Değirmen Dergisi Editörümüz Said Ercan ile Sosyal Medya ve Sözlükleri Konuştu

Sakarya’da Yayın hayatına devam eden eğitim ve düşünce dergisi değirmen, 28.Sayısında Sözlükler Dosyası kapmasında Editörümüz Said Ercan ile sosyal medya ve sözlükler üzerine bir röportaj gerçekleştirdi. Röportajın Sosyal Medya ile ilgili olan kısımlarını okuyucularımız için alıntıladık.

Konuşturan: Mustafa Celep

Günümüz dünyasında artık kabul etmek zorunda olduğumuz bir gerçeklik var: Sosyal Medya. Birçok sosyal ve siyasi olaya müdahil olan Sosyal Medya dediğimiz etkinlik alanı, Türk insanının gündelik hayatına da nüfuz etmiş durumda. Bu toprakların toplumsal işleyişini de göz önünde bulundurduğumuzda Sosyal Medyanın hayatımızdaki yeri nedir sizce?

Türk halkı olarak Sosyal Medyayı çok sevdik özellikle halkoyu ile seçilmiş bir cumhurbaşkanının fiilen Sosyal Medyada resmi hesapları ile varolması bu alanda bir patlamayı da beraberinde getirdi, daha dün “internet faydalı mı değil mi?” Diye konuşurken, Ortadoğu devrimleri ile kendimizi birden sosyal medya ile çevrili bir dünyada bulduk.

Sosyal medya en basit tanımı ile vatandaş gazeteciliğidir. Mutlaka iyi olan her şey gibi kötü şeyleri de beraberinde getirmiştir. Araçların nasıl kullanılması gerektiği burada da önem arz etmektedir. Sosyal Medya sayesinde halk ve siyasetçilerin daha kolay bir araya geldiğini görebiliyoruz. İletişim açısından sanal tanışıklıkların gerçek yaşama olumlu yansımalarını gözlemliyoruz. Sonuçta sıcakkanlı bir toplumuz ve sosyal medya kendimizi ifade noktasında sınırsız bir alan sağlıyor. Ülkemizin Facebook üye sayısında dünya dördüncüsü olması da bunun en büyük göstergesidir.

sosyal medyada en çok önemsediğim şey özellikle twitter ve sözlüklerde text (yazı) tabanlı iletişiminle birlikte yazıya ve yazmaya karşı olan ilgilin artması, herkesin tırnak içerisinde “yazar” olması, bir anlamda yazarlık mesleğininde popülerliğini arttırıyor diye düşünüyorum.

Genel olarak internet sözlüklerinin işlevleri hakkında neler söylemek istersiniz?

interaktif sözlükler, aslında sanal alemin kıraathaneleridir diyebiliriz, güncel olayların konuşulduğu tartışıldığı yorumlandığı düşünce platformlarıdır, her türlü görüşün rahatça sergilendiği düşünce özgürlüğünün önemsendiği alanlardır.

Dünyadan çok farklı olarak Türkiye’de sosyal medya sözlükler üzerinden gelişti ve yine sözlükler üzerinden büyümeye devam ediyor. İnteraktif sözlük örneği dünyada başka ülkede bu anlamda yok. Bugün sözlüklerin kayıtlı üye sayısı yaklaşık 700 bin gibi çok ciddi bir sayıya ulaşmıştır, twitter mesela Türkiye’de ilk sözlükler üzerinden öğrenildi ve ilk kullanıcıları sözlük kullanıcıları oldu. Bugün sözlüklerde ünlü olmadığınız sürece twitter’da ortam kurmanız ve takipçi sayınızı arttırmanız zor . Öte yandan bir çok ünlü ismin bugün sözlükleri önemsediğini ve onlarla içli dışlı olduğunu görüyoruz, ki bu da sözlüklerin sosyal medyadaki en büyük gücü olsa gerek.

Sosyal Medyanın Ortadoğu halklarının siyasi olaylara etkinliği ve siyasi bilinçlenişi  noktasında belirgin etkileri oldu. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sanırım sosyal medya ve “arap baharı” noktasında ben biraz karamsarım sosyal medyanın muhakkak tetikleyici rolü olmuştur ama Ortadoğu devrimlerine sosyal medya devrimi demek bizi gerçeklerden uzaklaştıracaktır. Sosyal medya örgütlenmeyi kolaylaştırmıştır ve fakat bu örgütlenmelerin ve sosyal medya rüzgarının bir yerlerden tetiklendiği bariz açıktır Yani bugün sosyal medyanın baş aktörleri facebook, twitter, google, youtube ABD kaynaklı sitelerdir ve kurucuları arasında Yahudi ve Amerikalı bilişimciler yer almaktadır. Yakın dönemden birkaç örnek vermek gerekirse Mavi Marmara baskının yıldönümünde twitter “mavi Marmara” etikerinin en çok konuşulan konular(trending topic) arasına girmesine izin vermemiştir. Facebook 500.000 takipçisi olan bir İsrail Karşıtı grubu hiç sebebsiz tek tuşla kapatmıştır. Hatta son dönemde ABD’nin binlerce Ortadoğulu sosyal medya kullanıcısına eğitimler verdiği ve sahte hesaplar oluşturup ve bu hesaplarla Amerika İsrail propagandası yapan yazılımlar ürettiği ortaya çıkmıştır. Bizi bu tür haberler üzüyor ve Ortadoğu sözde devrimleri için sevinmemizi engelliyor bunlara benzer onlarca haberi sosyalmedyahaber.com sitemizde bulabilirsiniz.

Teknolojik teçhizatlaşmanın bugün geldiği yer itibariyle geleceğe dair öngörüleriniz nelerdir?

Bundan onlarca yıl önce teknolojik gelişmelere “yok artık bu kadarı fazla” der inanmazdık, şimdi tamamen teslim olmuş durumdayız “her şey yapılabilir” artık, ben buna da katılmıyorum, teknoloji sahte bir manevra ile kendini tekrarlayıp duruyor, önce radyasyonlu telefonu fahiş fiyatlara satıyor, sağlığa zararlı olduğu ortaya çıkınca, yıllar sonra aynı firma radyasyonsuz telefonu yine fahiş fiyatlara satmaya devam ediyor, daha teknolojik oldukça daha mutsuz oluyoruz, günden güne ilerleyen teknolojiyi yakalamak için hayatı kaçıyoruz,

Bir gün uzaya falan gideriz buna inanıyorum ve güzelim dünyayı daha teknolojik teçhizat ile yok ederek yaparız bunu. Google Maps, navigasyonları hatırlayalım, bilgisayarı, cep telefonu, telsizi ilk kimlerin nerelerde kullandığını hatırlayalım, askeriye askerler tarafından, halka bir teknoloji geliyorsa onu bir versiyon üstü kapitalist ülkelerin silahlı kuvvetlerinde oluyor.

Teknolojil techizat artıyor fakat bizim halkımız İphone alıp uygulama yüklemeyi bilmeden sadece alo diyerek yaşamını sürdürmeye devam ediyor. Teknolijinin üreticisi değil tüketicisi olduğumuz sürece sadece küresel sermayeyi beslemiş olacağız.

Maalesef teknolojik gelişmeyi yakından takip eden teknolojik aletleri dünya ile eşzamanlı kullanan gençlerimizde kültür emperyalimin bir parçası olmaktan kurtulamayacaklar ve sanal başı boşlukta tek tapındıkları şey daha çok yenilik ve daha çok lüks olacak!

Teknolojinin güzel yanları muhakkak var ve biz söz medeniyetinin insanları olarak bu güzel yönleri önceleyeceğiz. Mesela yeni bir uygulama ile artık cep telefonundan istediğimiz dile  sesli çeviri yapabiliyoruz, yani Hz. Adem Çocukları hiç bu kadar birbirine yakın ve birbirini anlamaya müsait olmamıştı.

Web 2.0 ‘dan sonra web 3.0 semantik internet geliyor ve sanırım artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Ve son olarak teknoloji ve sosyal medyada kendi silikon vadimizi yapmadıktan sonra iyi bir gelecekten söz etmek hayalden başka bir şey olmayacaktır.

(Bu söyleşi Değirmen Dergisi’nin 28.sayısı ‘Sözlük’ Dosyasında yer almıştır)

Hakkında Hasan Yener

SM Haber Genel Yayın Yönetmeni SEO - Digital Pazarlama - Sosyal Medya Pazarlama iletisim@sosyalmedyahaber.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir