Cuma , 18 Eylül 2020

Dersim….

– Anılar hep mi kanar ?

– Hayır, zamanla kabuk bağlar Çocuk..

– İyileşir mi ?

………………………………………….

            Zaman Sis olup afilli bir serseri gibi üstüne  çöktüğünde her şeyin, yasal mermili kahpe bir silahı tutan eşkıya ellerini bile göremezsin. Binlercesini sıkıp hala soluk alıp almadığını anlamak için batırdığın  amerikan işi  kasaturadan  damlamakta iken oluk oluk kan; yasal adı bile konmamış kayıplar hanesine yazılır uğursuz başarın…..

            Bakma gelişine göre sırasıyla yazılanlara. An’ da sırayla olmaz hiçbir şey. Bazen eski salaş meyhanenin çilek kokulu ruj izi kalmış rakı kadehinde, bazen de göğsünü hedeflemiş aykırı bir sarışının bakışlarıyla gelir anımsamalar. Nasıl ve ne ile geldiğinde değildir elbet, Her daim hazırlıksız, acemi bulut olmandadır sorun. Direkleri çöker kokusunu solumaktan burnunun, buğulanıverirsin sarsak bir gülümseme yerleşirken yüzüne. Birbiri ardınca gelir  anılar  ve ardı sıra kanarsın.

            Soğuk bir demirci ustasının sıcak ve usta işi açtığı özgür sokaklar gibi olmalı yüreğin. Her kıyımın hesabını sorduğun gibi verebilmelisin de. Hangi göl yapraksız olabilmiş ki şimdiye değin. Med, Pers, İskit, Saka, Ermeni, Bizans, Arap, Selçuk, Moğol, Osmanlı…Her biri bir başka yaprağı aynı Ağacın. Oysa kelimeleri sakladın önce sonrasında Ağacı yasakladın. Karanlığa ve alabildiğine  sise boğduğun zamanı kurcalamak bir yana sorgulayan yürekleri de dağlattın o yasal ve acımasız sorgucularına.

Bilirim zordu işin lakin tüylü örümceklerin  dişi kelebeklerin üstüne salınması gibi olmuyor bu topraklarda eşkıya ya haddini bildirmek. Dedik ya bir kurgudur aslında zaman,  lakin faturayı toptan kesmenin bedeli de vardır elbet. Arsız bir çocuk yaramazlığında sis’ i dağıtıverdiğin de acemi bir poyraz,  kırılıverir onca yıl yaratmaya çalıştığın bronz görünümlü aslında kana bulanmış heykel..

            “Buğulu bakışlarına söyledim hep o türküleri,

              Bilirim;

              Benden öncede güzeldin ve vardın elbet…

              Lakin bu kadar sevilmedin…..”

            Yer gök deniz ve birbiri ardınca tüm eşya birleşir; sayrılı, onmaz  adam boylu gölgelerin ayak sesleri gibi, cehennem gibi oluverir ve bağ dikerler belleğinin tam orta yerine. Bağlattığı kabuğu söker atar. Verdiklerini alır aslında zaman. Onmaz bir şifa yoksunu gibi oluşumuz bundan çocuk. Biz de Yara iyileşmez……..

Hakkında RuhiRsn

Deniz Kuvvetleri Kom.emekli sivil personelim.Teknik kontrol keşif uzmanıyım.Halen uluslararası bir şirkette proje yönetiminde idareci olarak çalışıyorum.Sosyal medya sitelerinde yazı ve şiirler yazarım.Fırsat buldukça internet üzerinden gazete haberlerine yorumlar yaparım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir