Cuma , 25 Eylül 2020

Dizi Karakteri Leyla’dan Sinthome’a Doğru!

Trajik biçimde dizinin kahramanın ölmesi esasında gerçekliğimize dair güzel de bir hadise olmuştur. daha evvel bunun dizi için olumsuzun olumsuzlanması yolu ile açıklayarak olumlu olduğunu söylemiştim hala da öyle düşünüyorum. zira bu dizi ısrarla lacancı psikanalize göndermeler içeriyor. esasında bu dizinin suyunu çıkaran izleyicinin (benim) yorumumdan ziyade insan gerçekliğine dair güzel bir örnek olması açısından mühimdir yoksa dizi, dizidir işte.

şöyle ki diziye yeni bir leyla koymaktan ziyade onur bey yahut senarsit kişisi diziye iki tane kadın koymuştur. ve fakat bu ikisi arasından hangisiyle beraber olacak diye bir gerilimden ziyade bu ikisinin de aslında tam olarak leyla olmadığını göstermek istercesine belirli bir tipe sokmuştur. bu noktada “kimse leyla gibi olamazdan” ziyade “leyla olmak”ı düşündürüyor insana. yani lacan amca gene klişe ama bilinen bir cümesiyle zuhur ediyor : kadın diye bir şey yoktur kadın erkeğin sinthome udur. bu cümle nesnel anlamda bir yokluktan bahsetmez. o matrixvari varlık yokluk hikayesi değildir. erkeğin zihnindeki “kadın” algısının gerçeğinden farklı ve bağımsız bir algı olduğunu gösterir. örneğin kadınların da tüyleri filan vardır ya da ne bileyim kadınlar da geğirebilir. nedense bu imgeler kadın kavramından uzaktadır. ya da aşık olduğumuz kadını bu tür şeylerle hayal edemeyiz. asıl “leyla ile mecnun” hikayesinde de bu böyledir. mecnun, en nihayetinde leyla’nın sahte algısı ve gerçek hali arasındaki gerilimden kurtulup (üstelikte çirkin biri olduğu söylenen leyla’yı bir de benim gözümden görün diyen mecnun, yani kendi sinthome’u olarak tanımladığı bir tür arzu nesnesinden hakikate dalmak suretiyle) gerçek aşka doğru bir tür kurtuluşa erer. bu noktada lacan’ın yok dediği fetişist bir inkar ya da felsefeye atfedilen genel-geçer, sıkıcı hikayelerden değildir. (“bu masa aslında yoktur” falan filan değil. zira ne tam olarak aslında aşık olduğumuz kişinin aşık olduğumuz gibi olduğuna inanabiliriz ne de tam olmadığına inanabiliriz. bu noktada yoktur’un eleştirisi “yok o yeaa hepsi kafanda aslında o da senin benim gibi” olarak yapılmaz. zira günlük deneyimlerimizde aşk acısı çekerken de tiyniyetsiz dostlarımız bizi böyle teselli ederler. ulan zaten biliyorum ben bunu mesele cidden öyle olup olmaması değil. ben niye öyle görüyorumdur. yani belki gerçekten aşık olduğum gibi birisidir. yani bundan tam olarak emin olamayız yani yine o meşhur “aslında öyle olmadığını biliyorum ama…” dır bu.. *)

diziye dönersek buradaki 2 kadın tipinin aslında kadın algısından baya uzakta olduğu görürüz. pizzacı bağyan erkeksi bir kadındır. diğeri işe aşırı derecede soğuk ve robotiktir. normal leyla bütün anormalliklerine rağmen günlük yaşamımızdaki kızlardan farkı yoktur yani genel algıya uygun bir kadındır. diğer 2 kadın ise kadınlık anlamında 2 uç tarafı temsil etmektedir. aslında tam olarak “kadın/sı” değillerdir. yani normal kadın algısına uymazlar , yani bir “leyla” değillerdir.
Leyla’nın ölümü de bu noktada vertigo’da çan kulesinden düşen kadın, lost highway’de yanan eve girerek kaybolan kadın gibi ölmek zorundaydı ve dizi dışındaki bir hadiseden dolayı da olsa öldü. ki bu noktada çok önemli bir örnekte mecnun’un beynine girilen bölümdeki bir sahnede, mecnun’un beynindeki aynada herkesin bir yansıması vardır ama leyla’nın bir yanması yoktur. zira “leyla” diye bir şey yoktur.

Hakkında Efkan Öztürk

Şevki Yılmaz changed my life.

2 comments

  1. Leyla nın yansıması yoktur dıyorsun ama orada leyla nın yansıması mecnun mecnun un yansıması ise leyladır.

    • aynı lacancı üslupla cevap vermek gerekirse zaten mecnun diye de bir şey yoktura bağlar lacan. dediğin gibi ikisi de aslında birer yansımadır. ama kadının gerçekliği erkek üzerinden kurulur. çok fazla cinsiyet teorimine dalmak istemem ama bir zıtlıkların bütünlüğü meselesi değildir aslında kadın-erkek mevzusu: kadın kadın gibi, erkek ise erkek gibi olmaya çabalar der lacan. cinsellik diye bir şey yoktur a geliriz sonra ama onun için biraz lacanın formülasyonunu bilmek gerekir ama yeri burası değil onun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir