Pazar , 27 Eylül 2020

Dostluk

DOSTLUK

Kim bile dostluğu
Kaç kula nasip ola ki
Bırak sansınlar dostluğun lisanı dil
Bize gözün ziyası kâfi

Dostluk kader-i ilahi
İstemesen Baki’de dahi kimseyi
Kişi sevdiğiyle…
Emrullah bu kati

Kul’un kul’a dostluğu hoş
Eylesin Rabbim seni aşkıyla sarhoş
Bilensin yüreğin…
İslam’ın sancağıyla coş!

Eyleyesin hakkını helal
Akan terimden gözyaşıma dek hepsi helal
Lakin dostum kul lâl
Hak eyleyesin, Hakk’ın nurunu helal.

Kulun, kula dostluğu hoş. Hele ki dostla Allah’ı konuşmak ne hoş. Lakin dostla Allah’ta buluşmak çok hoş.

Dostluk öylesine bir hoşluk ve zorluktur ki bir bakmışsınız Mehmet Akif gibi beş çocuk babasıyken birden dokuz çocuk babası olmuşsunuz..

Sırf dostluğa ve söze itaatten, kim önce ölürse diğerinin çocuklarına bakacak anlaşmasına itikatten. Ve zaman mefhumu yoktur dostluğun. Bir bakmışsınız ömrünüzde iki-üç kere görüştüğünüz dostunuza ölünce son görevi vasiyet etmişsiniz.

Ya Şems-i Tebrizi ile Mevlana’ya ne demeli… Allah’a dost olma yolunda Allah’ta buluşmuş iki dost. Biri işin Allah’a kalmışsa olmuş bil der, biri ne olursa olsun gel der.

Orucun tadına doymayıp sahursuz bazen ikinci günün, bazen üçüncü günün akşamında, iftarını açan, visal orucunu tutan iki dost. Oruçlarını açarken de nisan yağmurlarının şifasından sebeplenmeyi heyecanla umarak, avluya kâselerini bırakan iki dost.

Bir gün bir dostunuzla yağmurda namaz kılın. Mum ışığında ilahi dinleyin. Ve bu dostunuz ister eşiniz ister kardeşiniz isterse arkadaşınız olsun. Kim olursa olsun hepsiyle Allah’ta buluşun.

Yazının başında bir dostuma yazdığım şiir ve tüm bu yazılanlar, Şems-i Tebrizi ve Mevlana’ya ithaf olunmuştur.

Çünkü Allah’ı konuşmak ve Allah’ta buluşmak için ondört gün bir arada kalmak çok az bir süredir.

Mustafa İZMİTLİ

Hakkında Mustafa İZMİTLİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir