Çarşamba , 2 Aralık 2020

Dünyanın En Büyük Mabedi Belgesel Oluyor

Kabe’de 1 milyon kişinin aynı anda ibadet etmesini sağlayacak tavaf alanının genişletilmesini içeren projenin belgesel filmi yapılıyor. Dünya müslümanlarınının hac ibadetini yerine getirdikleri Mekke’deki dev projenin belgeselini ise bir Türk çekiyor.

Yönetmen Koray Demir, yaptığı açıklamada, belgeselin adının ”Kutsal Mescid’in İnşası” olduğunu kaydetti.

Kabe’nin bütün Müslümanların yöneldiği bir merkez, kutsal bir mekan ve dünyadaki en eski ev olduğunu belirten Demir, ”Daha güvenli ve kolay ulaşım imkanları oluştuktan sonra Kabe’ye gelen insan sayısı da aynı oranda arttı. Ziyaretçi sayısının geçmişte hiç olmadığı kadar artması nedeniyle Mescidi Haram’da genişleme ihtiyacı hissedildi” dedi.

Mescidi Haram’ın daha önce 2 kez genişletildiğini ifade eden Demir, şöyle konuştu:

”İlk radikal genişletilme çalışması 1950’lerde yapılmış. Şu anda yapılan 3. genişletme çalışmasıdır. Kral Abdullah Bin Abdülaziz tarafından yapılıyor. Bu projede, diğerlerinden çok daha farklı olarak, sadece bir genişlemeden değil, nesiller ötesine gidecek bir yapılanmadan bahsediyoruz. Sadece bir camiden değil, akıllı bir binadan bahsediyoruz. Bu genişleme, var olan 600 bin kişilik mescide, yaklaşık 1 milyon kişilik bir ek anlamına geliyor. Bu 10 futbol stadyumundan daha büyük bir genişleme demektir. Şu anki cami 600 bin kapasiteye sahip. Yine de dünyanın en büyük mabedi ama bu genişlemeyle birlikte neredeyse 2 milyon insanın birlikte sağlıklı ve rahat bir şekilde ibadet edebilecekleri bir alan haline geliyor.”

-”4-5 YILA YAYILAN BİR PROJE”-

Bu çalışmanın bütün Müslümanlar açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Demir, şunları söyledi:

”Bu çalışma büyük bir vizyon, geleceğe yapılan büyük bir yatırım. İçerisindeki akıllı özelliklerle birlikte yaklaşık 1 milyon insanın rahat ve emin şekilde ibadetlerini yapabilmeleri için dizayn edilmiş bir mabedin inşaatı başladı. Bu mabedin yapım hikayesini bir belgesel film yapıyoruz. Tamamen sinema teknolojisiyle gerçekleştirilen bir belgesel. Bu binanın yapımına başlanmasıyla birlikte biz de çekimlere başladık. Yapının hemen bitiminden sonra tamamlanacak olan bir belgesel projesi. Uzun soluklu bir iş ve 4-5 yıla yayılan bir proje. Sonuç olarak çok büyük bir insan emeği, gücü var. Ciddi bir emeğin, aklın, teknolojinin ve finans gücünün ürünü olan bir bina olacak. Biz de bunları en güzel şekilde anlatmaya çalışıyoruz. Buradaki mühendislik, buradaki mimari, buradaki emeği, vizyonu, yapılma niyetlerini en güzel şekilde anlatmaya çalışıyoruz.”

Yapının her şeyden önce açık havada 1,5 milyon insana temiz hava sağlayabilecek dünyanın en büyük klima sistemine sahip olduğunu aktaran Demir, ”Ayrıca akıllı katık atık yönetimi sayesinde sütunların altına bulunan vakumlu çöp sistemleri ile hızlı bir şekilde temizlik imkanı sunuyor. Yine bunun gibi hem yağmur, hem de güneşten korunma sağlayacak olan dünyanın en büyük şemsiyeleri (çapı 50 metrenin üzerinde) yağmur sularını ana sisteme göndererek su tasarrufunun yanında enerji tasarrufu da sağlayarak karbon gazı salınımını minimum seviyeye indiriyor. Daha önce bulunmayan bir özellik olarak, 400’er metrekarelik namaz odaları bulunacak. Bununla sesiz bir ortamda dua ve ibadetini gerçekleştirmek isteyen insanların da istekleri göz önüne alınıyor” dedi.

-”20’DEN FAZLA ÜLKEDE ÇEKİM”-

Demir, çekimlerde 25 kişilik bir ekibin çalıştığını ve proje bittikten sonra belgeselin tamamlanacağını vurguladı.

Belgeselin 60 dakikalık bir film olacağını dile getiren Demir, ”Belgeselin sinema teknolojisiyle çekiliyor olması önemli. İnşaat alanı açısından birçok zorluğun içerisinde, bu zorluklara meydan okuyarak çekimlerimize devam ediyoruz. Bazen 50 dereceyi bulan sıcaklıklar oluyor. Isınma sebebiyle kameraya dokunamadığımız anlar oluyor. Çok özel teknolojiler kullanarak çekimlere devam ediyoruz” diye konuştu.

Belgeselin Suudi Arabistan olmak üzere Mısır, İtalya, Yunanistan, Brezilya, Hindistan, İngiltere, Almanya, Finlandiya ve Amerika başta olmak üzere 20’den fazla ülkede çekimler yapılarak gerçekleştirileceğini aktaran Demir, ”Dünyanın en büyük mabedi, en gelişmiş teknolojiyle yapıldığı için, yapımı sırasında yurt dışından gelen malzemelerle ilgili de çekimler yapıyoruz. Bu yüzden 20’den fazla ülkede belgesel ile ilgili çekimler yapacağız. Örneğin projede çok özel mermerler kullanılıyor. Bunlar İtalya’dan getirtiliyor” dedi.

Demir, filmin ve IMAX versiyonunun gösterimi için özel bir sinema salonu inşa edilmeye başlandığını belirtti.

Bu projenin Mekke’de olmasını çok önemsediklerini vurgulayan Demir, şöyle konuştu:

”Şirketimiz dünya çapında bir ilk olan 35 mm sinema teknolojisi ile çekilen, Kur’an-ı Kerim filmlerini yapan prodüksiyon şirketidir. Merkezinde Kabe’nin bulunduğu eşsiz ve tekrarlanamayacak bir projenin belgeseline bir Türk yönetmen ve prodüksiyon şirketinin seçilmiş olması bizi onurlandırmıştır. Kabe’nin kendisine hizmet eden bir mescit ve o mescide hizmet eden bir film yapıyorsunuz. Bu açıdan çok sevindirici, çok heyecanlandırıcı bir proje. Sorumluluk duygusunu artıran bir proje. Bu da her şeyi seçerek konuşmanızı ve yapmanızı, ekibinizi ona göre dizayn etmenizi gerektiriyor. Biz de ekibimizi seçerken, gerçekten bu projede yer almak isteyenleri seçtik. Yıllarca sürecek bir çalışmadan bahsediyoruz. Bu açıdan mutluyuz.”

”Sabah”

Hakkında Turgay Candan

İletişim Öğrencisi / Kurgu-Montaj İşçisi / Şeyhinin Talebesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir