Perşembe , 24 Eylül 2020

Edilgen Hücum: BJK:2-0:ES

İlk yarı değerlendirmesi yaparken fazlalıkla değindiğim orta saha dinamizmi Beşiktaş’ın kurtarıcısı oldu yine. Şu orta sahaya sahiden yazık oluyor. Fernandes gibi bir virtüöz, tekniği, pasları, adam eksiltebilme özelliğinin yanı sıra yorulmak bilmeksizin koşuyor. Savunmadan top alıyor oyun kuruyor, rakip yarı alanda ince oynayıp, tehlike yaratıyor. Yetmiyor, her maç duran toptan takım arkadaşlarına çarptırarak gol attırıyor. Yine yetmiyor, şut çekiyor, çalım atıyor, topla mesafe katediyor, ceza sahasında uzak köşede elini havaya kaldırıp, pas bekliyor..Pırlanta gibi parlıyor.. Veli Kavlak gibi bir dinamo var; isabetli pas yüzdesini yukarıya çekmiş, mücadele ediyor. Rakibi karşılıyor, ilk toplara basıyor. Araya toplar atıyor. Kenarlara topu indirip, takımı rahatlatıyor, sahaya yayılması noktasında zaman kazandırıyor. Fabian Ernst gibi bir zanaatkar var; 19 yaşındaymış gibi şok pres yapıyor. Her durumda basit ama etkili olanı deniyor. Adam kovalıyor, alan daraltıyor. Topsuz oyun nasıl oynanır, adeta ders veriyor. Kulübede Necip Uysal, tribünde julio Alves oturuyor. Aurelio sakat…

 

Adına güzellemeler dizilesi şu orta sahanın önünde Ekrem-Edu-Almeida hücum hattı ile oynuyor Beşiktaş! “İşte bu yüzden, sırf bu yüzden işte..”  orta sahaya yazık oluyor. Böylesine dinamik ve akışkan bir kurguda Almeida’yı anlamlı kılmak istiyorsanız, uzak forvet kimliğine daha yakın oyuncuları etrafına sıralarsınız ki, Almeida onlara sürpriz toplar indirsin. O inmesi muhtemel toplarla içeri ani koşular yapabilecek Holosko,Pektemek gibi oyuncular  fişi çeksin. Yok, merkezdeki Almeida’nın üzerine kurulu bir gol planınız varsa, bu defa kenarlardan topla katedebilen oyuncuları kullanmanız lazım. Kağıt üzerinde buna uyan Simao var kulübede. Yine Holosko kenarından kıyısından biraz. Ya da Burak Kaplan’ı orada denemeniz gerekiyor. Ama kenarlarda Ekrem-Edu varken, merkezde Almeida anlamsız kalıyor. Olduğundan çok daha kötü görünüyor. Bu kötü görünme hali, Ekrem ve Edu’yu da edilgen kılıyor. Orta sahada kurduğunuz baskı, oyunu yönlendirmek için sarfettiğiniz efor ve rakibi kilitlemiş olmanızın hiç bir esprisi kalmıyor.

 

Bir orta saha resitali izledik bugün. Rakip nasıl kilitlenir, şok presle ilerde top nasıl kazanılır, nasıl alan değiştirilir, topsuz oyunda nasıl savunma düzeninden hücum düzenine geçilir..daha niceleri. Ama bu güzelliklerin içerisinden bir gol çıkması için tam 54 dakika bekledik.
İlk tehlike 29. Dakikada geldi. Sağ kenarda(!)topla buluşan ernst içeri güzel kesti. Demarke pozisyondaki Ekrem dinamizminin üzerine bir dirhem teknik koymaya hala pek niyetinin olmadığını gösterdi.

 

36. dakikada bu defa Veli isabetli ve yerden ortaladı. Edu topun üzerinden atlayarak adam eksiltti. Fernandes’in vuruşu az farkla dışarı gitti. 3 dakika sonrasında topa hamle yapmakta kararsız kalan Almeida Fernandes’e zaman kaybettirdi. Can havliyle topa atlayan Fernandes buna rağmen etkili kesti. Ekrem dağ kafaya çıktı(!), üstelik vurdu(!) top direkten döndü. Tüm bunlar olurken Almeida sol kenarda pozisyonu izliyordu(!)

 

İlk yarının son pozisyonunda ise maç boyunca ilk kez uzak kenar adamlarından biriyle verkaça giren Almeida Ekrem’den aldığı topta 2.05’lik İveşa’ya aşırtma golü atmayı denedi(!)..

 

İkinci yarıda orta saha yine aynı performansla oynarken, kilidi açmak adına şapkadan bir duran top tavşanı çıkarmak gerekiyordu. Nitekim o tavşan 54. dakikada Sivok’un kafasından çıktı. Bu korner öncesinde en az gol kadar dikkat çeken şey ise Fernandes-Edu-Ekrem arasında hızlıca dolaştırılan topun olabilecek en uygun haliyle Almeida’nın önünde kalmasıydı. Ancak tutuk Portekizli bu mutlak gol pozisyonundan sadece golü getiren korneri çıkarabildi. Bu an ayrıca sahadaki formasyon gereği Almeida’ın yapması gerekeni kör topal da olsa ikinci kez yaptığını gösteriyordu.

 

59. dakikada Ersun Yanal’ın Pele yerine Mehmet Yıldız hamlesi Pele çok fazla top ezdiği için mantıklı olabilir ama orta sahası bu kadar diri bir ev sahibi karşısında göbekten feragat edip, ileriye sırtı dönük Mehmet Yıldız’ı koymak neredeyse hiç bir etki etmedi. Tam aksine oyunu rakip yarı alana yıkmaya çalışan Eskişehir adına ger dönüşlerde büyük bir sorun oldu. Ayrıca Eskişehir henüz Ersun Yanal’ın takımı değil. Mesafeleri daraltmak noktasında ellerinden geleni yaptılar ve bunda da başarılı oldular ama akordeon gibi büzülüp, hızlıca  ileri uzayan ve bir anda sahanın ölü bölgelerine yayılan Eskişehir geldiğinde şu anki görüntüsünden çok daha tehlikeli bir takım olurlar. Televizyondan görebildiğim kadarıyla 30 metrede oynadı Eskişehir neredeyse 70. dakikaya kadar. Birbirine yakın bloklar arasındaki yardımlaşma ve reaksiyon daha üst seviyelere çıktığında üst sıraları zorlayacaklardır.

 

60-70 arası Beşiktaş adına yapılan değişiklikler Hilbert’in zorunlu olmakla birlikte, mevcut sistemi daha eli yüzü düzgün bir hale getirmeye yaradı. Her ne kadar hazır olmasa da Simao’nun merkezdeki varlığı rakibi tedirgin etti. Sağ beke geçen Ekrem kendine daha geniş koridorlar buldu ve bol bol ekseni etrafında dönerek hevesini giderdi. 77. Dakikada gelen Almeida-Pektemek değişikliği ise aslında en başından beri olması gerekendi. Edu-Fernandes-Veli arasında hızlıca dolaştırılan toplar Almeida yerine Pektemek’ inse ya da o trafiğe Pektemek de eklense farkı açmak çok daha kolay olacaktı. Nitekim 90. dakikada duran topu kısa pasla kullanan Fernandes yanındaki Edu ile oynadı. Edu Necip’in önüne bıraktı. Necip ise Pektemek’e attığı ince ara pasıyla gelişme göstermek konusunda çaba sarfettiğinin sinyalini verdi. Yeter mi? Hayır. Olumlu mu? Kesinlikle..

 

Bu maç özelinde söylenmesi gerekenleri toplarsam; topu kısa paslarla hızlıca ayağında dolaştıran, şok presle top kapıp her hattıyla sahanın değişik yerlerine deplase olan Beşiktaş takımının ideal ileri uç elemanı Mustafa Pektemek’tir. Bunun dışında Ekrem Dağ’ın dinamizmi vazgeçilmeyecek kadar büyük bir artı değildir. Ernst-Veli-Fernandes hatta oyuna girdiğinde Necip’in yaratmış olduğu dinamizm yeter de artar bile..bu dinamizmin önüne Quaresma eklemlendiğinde, Burak Kaplan’a daha fazla şans verilirse bu takım çok yüksek performanslar sergileyebilir. Ya da Quaresma-Simao kanatlarıyla, ortada Fernandes silahıyla ileride hedef santrafor Almeida kurgusuyla da en az diğer ihtimal kadar etkili oynar. Ama göze daha hoş gelenin bugünkü olduğunu düşünüyorum. 3 puan güzel. Orta saha şahane. Savunmaya laf yok. Cenk’e nazar değmesin.. forvet hattı forvetlerden oluşsun, yeter..Bebe şimdi n’apıyordur acaba?..

Hakkında Can Durukan

Köşe Adı: Demarke Pozisyon Spor Yazarı. İnternet Yayıncısı, Editör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir