Cumartesi , 19 Eylül 2020

Ergenim, Ergensin, Ergen.

Etrafımızdalar, ne yapsak ne etsek de hayatımızın bir gerçeği onlar: ergenler.
Biz de ergen olduk zamanında. Ama bu kadar değildik yani. Tamam, ergenlik dönemi belli buhranların yaşandığı bir dönem ama bu kadar abartmak da globalleşmenin bir yan etkisi olsa gerek. Bendeniz düşündüm taşındım, bu ergenleri birer başlık altına toplamaya karar verdim. Şimdi madde madde ergenliğin şartlarını sıralayalım.
Ergen olmanın ilk şartı asi olmaktır. İsyan var ergenliğin doğasında derler. Ama bu isyan nedense ergenle ilk etkileşime geçen ebeveynlere yapılır. (aman tanrım, içinde ebeveyn geçen bir cümle kurdum) bir dik başlılık, bir sinir çağlayanı. Asiler bu kadar asi olsalar herhalde dünyada devrimden geçilmezdi. İsyankarları ergen olmaya davet edelim o zaman.
Ergen olmanın ikinci şartı gitar çalmaktır. Ergenlikte ney’e yahut kanun’a ilgi duyan ergen görmedim. Şimdi şöyle düşünelim. Bir yere ulaşmak için tren de kullanılır, uçak da, otobüs de. İşte gitar bu örnekteki uçak oluyor. Gidilecek yeri de siz tahmin edin artık.
Ergen olmanın üçüncü şartı rock müzik dinlemektir. Öyle ki müzik gruplarını hayatın gayesi yapmak, Posterlerini duvarlara asmak, siyah ve üzerinde anlamsız semboller olan tişörtler giymektir. Son seste müzik dinlemektir anne ve baba evden çıkıp bir yere gittiklerinde. Özellikle son on senede bir de Şebnem Ferah hayranlığı revaçta. Rock müzik, ilk maddedeki asiliği temsil ediyor herhalde.
Ergen olmanın dördüncü şartı mesaj kaygılı tişörtler giymektir. Son dönemlerde bu moda haline geldi. Çoğu İngilizce yazılı ve hayatın gerçekleri ile alay eden, bir şeylere gönderme yapan bu tişörtler maalesef ergenleri hedef kitle yapmış vaziyette. Evet, ergen kardeş! Sen de bunlardan giyiyorsun ve sen de zamanı gelince bunları giydiğin için kendinde utanacaksın. Ama gel gör ki bazı şeylere müdahale seçeneğin olmuyor bazı dönemlerde.
Ergen olmanın beşinci şartı facebook hesabına sahip olmaktır. Beğendiği karşı cinsin “feysini” isteyen yeni nesil ergenler türedi son zamanlarda. Facebook hayatın değişilmezleri arasına girdi, eyvallah da, karşı cinse çiçek veren yahut sokağa mendil atanlar daha bir romantikmişler sanki.
Ergen olmanın altıncı şartı odanın duvarlarına poster asmaktır. Biz, boş duvarlara baka baka uyuyan nesiliz. Amma ergenseniz bu sanki değişirmiş gibi oluyor. Özellikle karşı cinsten güzel ya da yakışıklı sanatçıların(!) posterleri, rock müzik gruplarının posterleri, futbol takımlarının posterleri, bu poster merakı nereden geliyor bilmiyorum. Ah Melik Duyar ah! O kelimeyi nereden öğrettin bize? (bkz: posterity)
Ergen olmanın yedinci şartı okul üniformasını düzgün şekilde giymemektir. Lisede ceketinin önü ilikli, kravatı sonuna kadar çekilmiş bir tip olarak –evet, o meşhur tip benim- asla anlayamadığım olaydır. Gömlek dışarıda, kravat göbeğe kadar inik, ceket yahut süveter giyilmemiş, bir derbederlik, bir bohemlik, bir hayattan bezmişlik… sokağa çıktığınızda bakın, bu tipleri her yerde görebilirsiniz.
Ergen olmanın sekizinci şartı muhataba çeşitli hitap şekilleri ile hitap etmektir. Hacı, hafız, aga, bilader, koçum, oğlum vb. tamam bazen bizler de kullanmıyor değiliz ama bunlardan dolayı arkadaşlarının ismini unutacak derecede olanlar olabilir. İşin ilginç yanı hacı ve hafız hitaplarını kızlar da birbirlerine kullanıyorlar artık. Hiç tasvip etmiyoruz!
Ergen olmanın dokuzuncu şartı hayatında bir kere olsun üniversite seçme sınavlarına girmektir. Bu son madde tüm ergenler için geçerlidir. Ekmek aslanın ağzında derler, aslan yedi sindirdi onu, geriye atığı kaldı. Bizler de milyonlarca sinek olarak ona üşüşüyoruz. Doğruya doğru.
Ergen olmanın onuncu şartı sevgili bulmaktır. Hayatın bir gerçeğidir lakin bu her doğru her yerde söylenmez. Ergenler “ulan şimdi birini bulmazsam ileride evde kalırım” düşüncesinde hareket ediyorlar yahut ergenliklerini hormonal sıçramalarını bastırmak amacıyla sevgiliye yöneliyorlar. Kapitalist düzenin bir dayatması da diyebiliriz buna. (bkz: 14 şubat kapitalizm bayramı)

Şimdilik bu kadar. “Sen ergen olmadın mı lan?” diye soracak olanlara, “biz ağır başlıydık hacı. Öyle odamdaki rock müzik gruplarının posterlerindeki iğrenç adamlar gibi değildik. Feysin var mı?” diyorum.

Hakkında SMH MAKALE

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir