Salı , 29 Eylül 2020

Tag Archives: aile

İkinci Ders: Baş Öğretmen Kimdir?

“Analar Hacer olmadıkça oğullar İsmail olmayacaktır!” Birol Topuz Kim ne derse desin, bir çocuğun ilkokulu aile otağıdır. Başöğretmenleri de anne ve babasıdır. Yaşadığı ve yaşayacağı o bir tek hayatın ilk dersini anne ve babadan alır çocuk. Daha ilk ders isimlerle başlar. Çocuk ismini ve ondaki derin anlamı hemen öğrenmelidir. Mesela Hatice, erken doğandır, Zeynep güldür. Mehmed, Muhammed’dir ve övülmüştür, emindir… Her çocuk, ismindeki gizli anlamı taşır gülüşünde, yürüyüşünde, halinde ve kalinde. Bu arada çağımız, yeni isimleri de yakıştırır çocuklara: Yüksel, Devrim, Önder, gibi. Çağın duygularıyla, çağın alışkanlıklarıyla isimleniverir çocuklar. Her yaşanılan çağ, çocukluğa yeni bir biçim çizer. Çocuk ailede sevgiyle çağrılır, kucaklanır, öpülür ve sevilir. Daha ilk sevgiyi anne ve babasının sıcak busesini yanağına kondurulunca öğrenir. Sevgiye uzanmayı, onu tutmayı ve ayakta kalması gerektiğini öğrenir. Anne, şefkati de öğretir çocuğa. Çocuk, pencereden süzülen ışığı görür, güneşi izler ve sıcağı öğrenir, ateşe dokunur acıyı öğrenir, suya dokunur serinlemeyi öğrenir. Dedeler ölümü …

Devamı »

Ailelerin Dramı, Bireylerin Çözülüşü; Can Çekişen Ruhlar

Olumsuzlukları görmekten, onları konuşmaktan ve birbirleriyle didişmekten başkaca şey yapmayan insanların ruhları yavaş yavaş ölüyor. Ruhların ölürken topluca çıkardıkları o dehşet verici uğultu bebelerin kulaklarını zehirliyor; asıl depremi bebelerin sebepsiz haykırışları haber veriyor; onların masum ruhları canhıraş feryat ediyor.. Evlerin içinde, sokaklarda, okullarda, iş yerlerinde ve daha birçok yerde insanların arasında büyük bir çatışma var; büyük bir depremden önce yerin derinliklerinden gelen o dehşet verici uğultu gibi bir uğultu kol gezmekte bu ülkede. İnsanların diğer insanlardan duydukları sesler, hiç kimsenin isteklerini anlatmıyor; istekler karınlardan yükselemeyen seslerde kilitlenmiş; onların zıddı ulaşıyor kulaklara. İnsanlar konuşamıyor ve anlaşamıyorlar; sürekli itiyorlar birbirlerini, incittiklerini dahi düşünmeden. Geçen her gün dışlanmış, aşağılanmış duygular birikiyor. Olumsuzlukları görmekten, onları konuşmaktan ve birbirleriyle didişmekten başkaca şey yapmayan insanların ruhları yavaş yavaş ölüyor. Ruhların ölürken topluca çıkardıkları o dehşet verici uğultu bebelerin kulaklarını zehirliyor; asıl depremi bebelerin sebepsiz haykırışları haber veriyor; onların masum ruhları canhıraş feryat ediyor.. Toplumların temeli ailelerdir; …

Devamı »