Salı , 29 Eylül 2020

Tag Archives: edebiyat dergisi

Hişt! Hişt! Okurlarına Özgün ve Nitelikli Öyküler Sunuyor

İnternet mecrası her geçen gün gelişiyor, büyüyor. Bunun artıları olduğu kadar eksileri var. Büyümenin niceliği kadar niteliğinin de önemli olduğu gözden kaçıyor. ‘Tık’ odaklı, içeriği görsel ağırlıklı listelemeler veya birtakım testler; kolay okunuyor, kolay ziyaretçi kazandırıyor. Bu yüzden girişimciler, ne yazık ki yatırımlarını daha çok bu alana yönlendiriyor; bu alandan kazanmayı oldukça kolay buluyor. Ancak nadir de olsa internette özgün ve nitelikli içerik üretmeye odaklı girişimler de olmuyor değil. Hişt! Hişt! bunlardan biri. Edebiyat alanında son zamanlarda ‘dijitalleşme’ adına sevindirici gelişmeler yaşanıyor ve edebiyatın, internet ortamında yer alması, güçlü ve alternatif içerik sunması açısından oldukça önemseniyor. Hişt! Hişt! bu bağlamda ele alabileceğimiz bir çalışma ancak onu benzerlerinden ayıran en büyük özellik ‘öykü’ odaklı olması; öykü dergiciliği kavramını bir anlamda internete taşıması. Hişt! Hişt! bu ilgi çekici ismini ise bir Sait Faik Abasıyanık öyküsünden alıyor. Okurlarına öykülerle örülü bir dünya sunan Hişt! Hişt! geçtiğimiz günlerde internet üzerinden yayın hayatına “Merhaba” dedi. …

Devamı »

Ben İnsan: Aşina Bir Yabancı

Bugün yataktan apayrı bir düzlemde kalktım ,hiçbirşey koyduğum yerde değildi , rüyamı dahi hatırlamıyordum , halbuki aklımda gördüğüm rüyalardan bir cümle olsun kalırdı , o cümleyi elimin erdiği yere kaydederdim , masa , mermer ,ranza tavanı , duvarın kireçli kısmı vs. Ne olursa olsun elim rüyayı kaydederdi ,ne var ki aklım sanki tekrardan uykuya dalıyordu , toz parçacıkları görüyordum , ip gibi sarkan bembeyaz nesneler görüyordum , hayal dünyama sapsarı tozlardan serpiliyordu , başımı döndüren birşeyler vardı ,bu hangi hayata dönüştü ,sanki yanaklarım gerildi , sanki saçlarımı parmaklarımla zincirleyerek sarstım , gözlerimi aynadan olabildiğince kaçırdım , kendimi kaybedip bağırmaya başladım , avazımın çıktığı yerde tüm yapaylığım , sahte yüz ifadelerim anlamını yitiriyordu ,sesim ağzımı doldurdukça yüzüm anlamlanıyordu. Yüzüm kıpkırmızı oldu ,birileri elleriyle ağzımı kapadı ,kollarımı yorganın içine soktu , kıpırtısız durmamı istedi ,birileri ben sakinleştikçe tekrardan yalancı ifadelere bürünmemi istedi. Sıra sıra dükkanları geziyordum ,zaman gece yarısını geçmişti , yolum …

Devamı »