bahis siteleri bets10 canlı bahis siteleri iddaa siteleri bahis siteleri kaçak bahis siteleri iddaa siteleri güvenilir casino siteleri edebiyat | escort sakarya escort maras escort manisa escort edirne escort denizli

çankaya escort

tempobet giris

Pazar , 8 Aralık 2019
film izle sakarya escort sakarya escort sakarya escort maltepe escort sakarya escort sakarya escort
Banko iddaa tahminleri Yeşilçam Erotik Film izle Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri Netflix Filmleri izle
Home » Tag Archives: edebiyat

Tag Archives: edebiyat

‘Son Kaknüsler’ Yayın Hayatına Başladı

Edebiyat alanında son zamanlarda ‘dijitalleşme’ adına sevindirici gelişmeler yaşanıyor. Geniş ve güçlü yazar kadrosuyla internette yayın yapan kolektif bloglar, matbu dergiciliği dijital mecraya taşıyor… Günümüz dünyasında dijital mecra ile edebiyat dünyası gittikçe iç içe bir hâl alıyor. Önce Twitter’dan, katılımcı sözlüklerden ve bloglardan gün yüzüne çıkan yazarlar kitaplarını çıkarttı; ardından yazarlar ve şairler sosyal medyada yer alarak kendi güçlü konumlarını daha da sağlamlaştırdılar. Tüm bu bağlamda bizler de edebiyatımızda son zamanlarda dijitalleşme adına sevindirici gelişmeler yaşanıyor diyebiliriz. Geniş ve güçlü yazar kadrosuyla internette yayın yapan kolektif bloglar, matbu dergiciliği dijital mecraya taşıyor. Kolektif bloglar demek artık bir anlamda günümüzün dergiciliği demek oldu. Edebiyatı, dergilerden takip ederek ‘okuyan – yazan’ insanlar, artık kolektif bloglardan takip ediyor edebiyatı. Buna bir örnek de kendi ‘Kaknüs’ felsefesiyle kendi akımını oluşturmuş olan Son Kaknüsler… Okurlarını “Puro içen şair gangster olur mu?” sorusu ile karşılayan Son Kaknüsler; edebiyatımızın genç, dinamik ve kaliteli kalemlerini bir araya getiren kolektif …

Devamı »

Biryudumkitap.com, 11. Gününe 11 Bin Abone İle Girdi

‘Her sabah bir yudum kahve, bir yudum kitap.’ fikri ile yola çıkan girişimi daha önce sizlere tanıtmıştık. Biryudumkitap.com’un yaratıcı ajansı FOLX Digital’in yayımladığı infografikte, Biryudumkitap’ın 11 bin aboneye ulaştığı belirtiliyor. Her gün gönderdikleri e-postalara gelen teşekkür yanıtlarını ve atılan tweet’leri kaydeden Biryudumkitap.com, web sitesinde eklediği ‘Neler Söylediniz?’ sayfasında ise haftalık olarak bu yorumları paylaşıyor. Bugün gelen e-postadaki samimi mesaj ise Twitter’da yankı uyandırdı: 11 bin kişi olduk sevgili okur. Biz de biraz şaşkınız. “Fazla kurcalama, iyi şeyler ummadığın vakitlerde olur.” diyor G. G. Marquez. Var olsun ummadığımız zamanların, ummadığımız insanları. İşte Biryudumkitap.com’lu 11 günün infografiği

Devamı »

Bir Kurtuluş Reçetesi Edebiyat

Edebiyat… Aslında tanısak öyle yer edecek ki yaşamımızda, günün hiçbir saati ondan uzaklaşmak istemeyeceğiz. Bunu yapanlar var, yapmalarında da çok haklılar. Neden mi? Çünkü her insanın uzaklaşmaya ihtiyacı var. Son günlerde, hatta yıllarda yaşanan olaylar hepimizin hafızasında büyük yer tutuyor. Hem üzülüyor, hem sinirleniyoruz. Ölen polis memurları, çocuklar, gençler, yanı başımızda yıllardır süren katliam… Bunlardan her ne kadar çok etkilenmemiş görünsek de aslında ruhsal olarak bizi gerçekten çok etkiliyor ve gün içinde sahip olduğumuz neşeyi kaybediyoruz. Hayata daha umutsuz bakmamıza, gülerken bile tereddüt etmemize neden oluyor. Hepsinden kaçacak bir çıkış kapısı arıyoruz. Her şeyden uzak, bambaşka bir dünya… Tam da bu noktada üzerinde kocaman EDEBİYAT yazan kapıyı göremiyor ve tüm yükleri sırtlamaya devam ediyoruz. Yalnızca birkaç saatliğine pisliklerle dolmuş bu dünyadan kaçmak… Gerçekten güzel olmaz mıydı? Tam da bu yüzden var zaten kitaplar, dergiler. Ancak edebiyatın sadece toplumun yararı gözetilerek yapılması gerektiğini savunan bazı görüşler de var ki sanırım bulunduğumuz …

Devamı »

Edebiyat ve İnternet

  Günümüzde neredeyse her şey ihtiyacımızı internetten ve sosyal medyadan karşılıyoruz. Alışveriş, çevre edinme, iletişim, sosyalleşme… İnternette bu kadar vakit geçiriyor ve edebiyatı da bir ihtiyaç olarak kabul edebiliyorken internetteki okuma ihtiyacımızı karşılayacak platformların azlığı gözümüze çarpıyor. İnternette bu kadar çok okuyor ve hatta yazıyoruz ancak bu yazdıklarımızın ve okuduklarımızın çoğu edebiyatla ilgili değil? Neden? Aslında bunun sebebi biraz aceleciliğimiz. İnternette gezinirken her şeyi çok çabuk okuyayım, vakit kaybetmeyeyim havasına bürünüyoruz. Hatta öyle zamanlar oluyor ki bizi ilgilendiren haberlere bile sadece göz gezdirmekle yetiniyor hemen başka sayfalara atlıyoruz. Ancak bu aceleciliğimiz yensek bile bilgisayarın başına oturduğumuzda adam akıllı yazılar okuyabileceğimiz, edebiyat ihtiyacımızı tatmin edebileceğimiz yerler çok az. Belki de ilgi görmedikleri içindir. Peki neden? Bunun bir başka sebebi var. Yazma, bir şeyler paylaşma ihtiyacımızı bilinen popüler sosyal medya siteleriyle karşılayabiliyoruz. Mesela Facebook’ta beğendiğimiz bir sözü yazıyor, Twitter’da gün içinde yaptıklarımızı paylaşıyoruz. Aynı şekilde başkalarının da paylaştıklarını okuyoruz ve bunlar daha …

Devamı »

Sanat Karavanı Yola Çıktı

Sanat Sosyal medya ve internetin en çok ihmal edilen konularından birisi, oysa hepimiz biliyor ki, sanat olmadan dünyanın daha yaşanılabilir bir yer olması mümkün değil. 2 yıldır sosyal medya üzerinde sanat ve seyahat ile ilgili paylaşımlar yaparak kalitesini hiç bozmayan Sanat Karavanı 2014 başı ile birlikte web sitesini yayınladı. Sanatın fotoğrafçılık, mimari, resim, müzik gibi bir çok dalının yanı sıra, isminden de anlaşılacağı gibi seyahati sanata dönüştüren yazıların da olduğu siteye açıldığı günden itibaren ilgi beklenenin çok üstünde oldu. Yazarların ve Sanat Karavanı ekibinin bu işi tamamen gönüllü olarak yapması ise yapılan işe duyulan saygıyı bir kat daha anlamlı hale getiriyor. İlk ayında hedeflenenin çok üstünde ziyaretçi alan sanatkaravani.com şimdiden yazar okur ve teknik kadrosunu genişletmeye başladı. Bloğu www.sanatkaravani.com adresinden ziyaret edebilir sizde bu güzel ekibin bir parçası olabilirsiniz.

Devamı »

Duygu Bizim Neyimiz Oluyor?

  Son zamanlarda genç, yaşlı birçok kişide rastlayabileceğimiz modernizmin leş kokusu tüten tehlikeli bir hastalık dolanıyor ortalıkta. Belki kablosuz ağlardan, belki otomatiğe bağlanmış cümlelerden, belki yediğimiz içtiğimizden, belki okuduğumuz yazdığımızdan ötürü, belki de günün, çağın gereği olduğundan: duygulanamıyoruz! Sözlerimiz var, havaya saçıp çarçur etmediğimiz, bir yerlere yazıp bıraktığımız –toplanıp kitap olacak kesin- o edebiyat harikası, e tabii ki yüksek ilhamla bezenmiş ilahi tınılı sözlerimiz var… Peki ya duygu, duygu var mı? Ardında güzel söz bırakmak için önce güzel bir ruha sahip olmak gerek, güzel bir ruh için de duygularımızın tazeliğini yitirmemesi tabii. Fakat maalesef modern ve internetli zamanlar insanın hareketlerinden, hatta düşüncelerinden ziyade duygulanım kalitesini değiştirdi. Bu durum klavye başında “mutluyum” yahut “mutsuzum” yazmakla ilgili değil. Bu durum “evleniyorum” yahut “yalnızım” yazmakla ilgili değil. Aynı dakika içinde iki ayrı kişiye “Başın sağolsun” ve “Allah tamamına erdirsin”i peşpeşe yazmakla da ilgili değil. Üzüldüğünde üzgünüm iki nokta üst üste ve peşpeşe yedi …

Devamı »

İnternet “Edebiyatçılığı” ve Facebook’taki Bilinçsiz Paylaşımlar

 Edebiyat böyle bir şey değil! Nasıl mı? Böyle işte… İçi boş, anlamsız, tanımsız, şuursuz… Blogunda yazdıklarıyla bir şekilde meşhur olduktan sonra, “piyasacılık” yapan bir X yayınevi tarafından (biliyorsunuz hangisi olduğunu) “Bunu kitap olarak basalım abi, çok satar bu!” zihniyeti ile o yazdıkları kitap olarak basılan, basılmakla kalmayıp çok satanlar listesinin ilk 10′u içerisinde yer alan o satıları yazan kişiyi ya da kişileri bizlere “yazar” diye sunan bir sisteme, edebiyatın bir parçası demek edebiyata hakaret etmenin en kestirme yolu olsa gerek! Edebiyatın metalaştırılması meselesi, belki de en mikro ölçeğiyle burada yatıyor. Tabi ki blog yazan insanlardan yazar çıkabilir, güzel şeyler de yazabilirler. Buna lafım yok. Ama mesele blog yazılması, facebook edebiyatı değil! Mesele tabiri caizse edebiyatın ayağa düşmesi. Ve sanıyorum ki tarihin hiçbir döneminde edebiyatın bu kadar kirlendiği bir zamana denk gelinmemiştir. Bir de meselenin bir başka ve daha yoğun boyutu var ki o da facebook edebiyatı. Doğru dürüst kitap okumayan, …

Devamı »

Serap

SERAP Ne vardı Boş bir heves uğruna Yollara düşecek!… Hangi kuş Yuvasından uzaklaştı da … Yatağından olmadı!… Halbuki ben Bir devdim… Adımı taşıyan dağda yaşayan. Şimdi arada bul, O bıraktığım, Horladığım cenneti. Yolunu biliyorum, Fakat ayaklarım Dayanır mı mesafelere?… Dönsem de, Yerimi kapan devleşmiştir, Hayatımın tıpkısını yaşayarak. Daha etekte beni görünce Üzerime kayaları yuvarlar, Altlarında ezilirim… Notçuk: Tüm okuyucuların mübarek kurban bayramını en içten dileklerimle kutlar, Allah’ın bu güzel günlere hep birlikte bizleri tekrar kavuşturmasını niyaz ederim.

Devamı »

30. TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı Başlıyor

İlki 1982 yılında 28 yayınevinin katılımıyla düzenlenen Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, bu yıl kapılarını yaklaşık 600 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla 12 Kasım’da açacak… TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliğiyle düzenlenen 30. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, 20 Kasım’a kadar Büyükçekmece’deki TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gezilebilecek. Onur yazarının Ferit Edgü olduğu ve ana temanın “Umut: Düş mü, Gerçek mi?” olarak belirlendiği kitap fuarı, 30. yılında 20 konuk yazarı ağırlayacak. Yaklaşık 600 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımı, 197 etkinlik ve yüzlerce imza gününün düzenleneceği fuarın konuk ülkesi ise “Mısır” olacak. Mısır’dan yaklaşık 25 yayınevinin katılımıyla düzenlenecek konuk ülke etkinlikleri kapsamında Mısır’ın sinemadan edebiyata kültür tarihine uzanan etkinlikler gerçekleştirilecek. Necip Mahfuz’un 100. doğum yılı paneli ve konuk yazarların katılacağı söyleşiler ve imza günleri fuarın ilk 4 günü açık kalacak. “Uluslararası Salon” kapsamında yapılacak Türkçe’de özellikle “Yakupyan Apartmanı” adlı kitapla çok sayıda okura ulaşan Ala Al Asvani, …

Devamı »

Jorge Luis Borges 112. Doğumgünü

jorge_luis_borges_doodlle.jpg

Google 112. Doğumgününde Nobel Ödüllü Yazar Borges’ı Doodle yaptı. Borges Hakkında Ekşi Sözlük’ten bir tanım şöyle diyor; göz ile görmek arasındaki ilişkiyi sorgulamama neden olmuş insanlardan biridir. tıpkı cemil meriç gibi, aşık veysel gibi. “yaşamadım, okudum” diyen bu tutkulu masalcı, bir mabed gibi gördüğü buenos aires milli kütüphane’sine 1955’te müdür olarak atanır ama aynı yıl gözlerini kaybeder. “elimin altında 200 bin cilt kitap ve ben onları okuyamıyordum. hepsi birer tuğla tanesine dönüşmüştü.” fransız etkisindeki hatay’da doğup büyüyen cemil meriç de bütün çocukluğu ve ilk gençliği boyunca görmek istediği paris’e gözlerini kaybetmeye başladığında tedavi için götürülür. “yıllar yılı reyhanlı’nın çamur damlı evlerini seyreden gözlerim, paris’te kapalıydılar. ben paris’i göremiyordum!”. o perde inmiş gözlerin gerisinden nasıl bir dünya gözükmektedir? renkler de uçup gitti mi? bizi merakta bırakmaz borges; “düşlediğim şey belki de tümüyle anakronik. görme yetimden yararlandığım zamanlardan kalma izlenimlere atıfta bulunuyor olmam mümkündür. şimdi, bir gözümü kapattığımda, bazı renkleri, özellikle de …

Devamı »

Unutma Uzmanlığı: Hatırlamaya Giriş

görmediğimiz sınırların çizili olduğu bir alan sosyal medya. herkesin durduğu yer farklı. sadece gazete yazarlarının bakış açılarına muhtaç değiliz. böyle olmasına onlar da biraz şaşırdılar. bazıları hala bu şoku atlatamadı. bazılarını, gazeteler ve bu alanın kalantorları için kullandım. internet, türkiyede bir şeffaflaşma aracı olarak misyon üstlendi. bu insanların onu “aman ne kadar şeffafız, gösterelim millete” amacıyla kullanmasından değil. durulan zaviyenin(bakış açısı) farklılıklarından kaynaklı. çok atıp tutulan, ama kahve muhabbetinden ileri gidilemeyen fikirler, burada kollektif bir çabayla yoğuruluyor. eskiden, çok eskiden değil ama bir on sene öncesine kadar, karşımızdakinin ama ile başlayan cümleler kurması için döktüğümüz dilin, girmediğimiz şeklin haddi hesabı yoktu. yapabilseniz bile, sadece tek kişiye ulaşmış, genele bir katkısı olmayan uğraştı. getirisini ise çok uzun vadede hissedebilmeniz yorgunluğa ve boş vermeye itiyordu insanları. oysa bir milletin, zümrenin içine işleyenler, bireyinkine kıyasla daha derindir. bu gözden kaçtı. eşit temsil unutuldu, çıkmaz ayın son çarşambasında. edebiyatın günlük hayata girmesi, burada kendine …

Devamı »
kaçak iddaa canlı bahis siteleri kaçak bahis
bedava bonus veren bahis siteleri bedava bonus
viagra fiyatı cialis