Pazar , 27 Eylül 2020

Tag Archives: hikaye

Bir Hikaye: Hoş geldin ikinci Yusuf’um

Yusuf ailesinin tek çocuğuydu. Annesi babası Onu en iyi şekilde yetiştirmeye gayret ediyorlardı… İmam-Hatip öğrencisiydi Yusuf… Yusuf’un uzaktan uzağa sevdiği bir kız vardı… Sevgi… Sevgi sınıfın en ağırbaşlı kızıydı… Başı hep önündeydi… Teneffüs aralarında evden getirdiği kitaplarını okurdu hep… Yusuf derste gizli gizli bakardı Ona… O ise Yusuf’a hiç karşılık vermezdi… Görmezdi bile Yusuf’un Ona ilgisini… Oysaki sınıfın değil okulun en yakışıklı çocuğuydu Yusuf… Kızlar onunla arkadaş olmak için can atardı… Ama O dinine düşkün biri olduğundan zinaya düşme korkusundan uzak dururdu onlardan… Ama ne yaptı ise Sevgi’den uzak duramıyordu… Evet, göz zinasıydı bu yaptığı… Ama elinde değildi, nefsine yenik düşüyordu… Bir gün cesaretini toplayıp kıza açılmayı düşündü… Arapça dersindelerdi… Ders bitiminde Sevgi’ye duygularını açıklayacaktı Yusuf… Bir ara kitabının arasındaki bir kâğıt gözüne ilişti… Bir hadis yazılıydı: “Aşkını gizleyip iffetini muhafaza ederek sabredenin günahlarını ALLAH affedip cennetine koyar…” [İbn Asakir] Nerden gelmişti ki bu kâğıt… Sanki biri Yusuf’un içini okumuştu… …

Devamı »

Edebiyatçılarımızdan Anılar 1

Bir yazar ya da şair hakkında bilgi almak istediğimizde karşımıza çıkan ilk şey doğum tarihi, ölüm tarihi ve eserleri şeklinde oluyor. Yazarları, şairleri açılıp kapanan parantezlere hapsediyoruz. Bu yazıda rutinin dışına çıkarak yazar ve şairlerin kendimce ilginç bulduğum anılarını paylaşacağım. Özdemir Asaf: R’leri söyleyemeyen Özdemir Asaf, bir gün taksiye biner. Taksici: “Buyyun Neyeye” der. Taksici de R’leri söyleyemeyen birisidir. Özdemir Asaf “Kayaköy” derse, taksicinin kendisiyle alay ettiğini sanacağı için, “Eminönü” der. Karaköy’de inmesi gereken Özdemir Asaf, Eminönü’de iner ve Karaköy’e yürür. Sait Faik ve Orhan Veli:  Orhan Veli ve Sait Faik parkta   otururlarken, bir çingene kız yanlarına yaklaşır ve “Çakır, falına bakayım mı?” diye sorar. Sait Faik istemediğini söyleyince “Ya senin mektepli” der Orhan Veli’ye. Cebinde on kuruş bulunmayan Orhan Veli, Sait Faik’e “tosla on kuruş” dedikten sonra çingene kıza döner: “Ama sen bakmayacaksın fala, ben senin falına bakacağım.” Ve öyle bir fal bakar çingene kızına ki, kızın ağzı bir …

Devamı »

Ben İnsan: Aşina Bir Yabancı

Bugün yataktan apayrı bir düzlemde kalktım ,hiçbirşey koyduğum yerde değildi , rüyamı dahi hatırlamıyordum , halbuki aklımda gördüğüm rüyalardan bir cümle olsun kalırdı , o cümleyi elimin erdiği yere kaydederdim , masa , mermer ,ranza tavanı , duvarın kireçli kısmı vs. Ne olursa olsun elim rüyayı kaydederdi ,ne var ki aklım sanki tekrardan uykuya dalıyordu , toz parçacıkları görüyordum , ip gibi sarkan bembeyaz nesneler görüyordum , hayal dünyama sapsarı tozlardan serpiliyordu , başımı döndüren birşeyler vardı ,bu hangi hayata dönüştü ,sanki yanaklarım gerildi , sanki saçlarımı parmaklarımla zincirleyerek sarstım , gözlerimi aynadan olabildiğince kaçırdım , kendimi kaybedip bağırmaya başladım , avazımın çıktığı yerde tüm yapaylığım , sahte yüz ifadelerim anlamını yitiriyordu ,sesim ağzımı doldurdukça yüzüm anlamlanıyordu. Yüzüm kıpkırmızı oldu ,birileri elleriyle ağzımı kapadı ,kollarımı yorganın içine soktu , kıpırtısız durmamı istedi ,birileri ben sakinleştikçe tekrardan yalancı ifadelere bürünmemi istedi. Sıra sıra dükkanları geziyordum ,zaman gece yarısını geçmişti , yolum …

Devamı »

Hans Peter

Mahalledeki Almancılar Almanya’dan gelmiş. Bildik klasik Almancı dönüşleri işte. Bir sürü bavullar, ucuz hediyeler, siyah renkli bir ciple Avrupa baştan sona geçilmiş. Sırp polisinin çorba parası, Bulgar’ın kasisli yolları, Türkler’in yarım saatte bir klavye tuşuna basan gümrük memurları falan filan… Osman Bey Türkiye’ye bir de kuyrukla gelmiş. Altmış yaşında sapsarı bir Alman emeklisi bir öğretmen. Osman Bey memlekete tatile mi gelmiş, huysuz bir Alman’a tercümanlık yapmaya mı belli değil. Trabzon’da canlı bir bagajla dolaşıp duruyor. Akşam eve dönmüşler, düşünmüşler taşınmışlar ne yapacağız bu Alman’ı diye. Alman İngilizce bildiğinden akıllarına ben düştüm birden. ‘’Vuuh Metin var da, onun bir işi yok tatilde; gezdirsin ha bu Hans’ı’’ Alman’ın İngilizce bilen tercümanı hazır. Ertesi gün sabah Hasan İzzettin Dinamo’nun savaş yıllarıyla ilgili sefaleti konu aldığı bir romanını mı okusam, yoksa Çamburnu’nda güneş banyosu yapmak için denize mi gitsem diye düşüncelerde gezinirken Osman Bey elinde bir kutu çikolatayla ve hediyelerle kapıyı tıkladı. ‘’Hane Metin? …

Devamı »

Yasaklı Domain Listesinde Yasak İsmi Bile Yasaklanmış

bugün servis sağlayıcılara ve hosting firmalarına Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’ndan gönderilen ve gönderici hanesinde yersaglayici@tib.gov.tr adresinin yer aldığı tebligatta, günlük yaşamda kullanımından vazgeçilemez pek çok ‘sıradan’ sözcüğü deiçeren yasak listesi bulunuyor. Bildirime göre, bu sözcükleri içeren alan adı tahsis edilemeyecek, kullanılamayacak, mevcut olanlara erişim de kapatılacak. Örneğin SicakEvYemekleri.com veya .com.tr ile bir web siteniz varsa, Türk İSS’leri bu siteyi yayında tutarsa cezalandırılacak. Bu da daha fazla maddi kaynağın zaten zayıf olan Türk İSS ekosisteminden çıkıp yabancı hosting firmalarına akması demek. Mektupla birlikte gelen listedeki sözcükler arasında şaşkınlık verici derecede sıradan sözcükler bulunuyor. Bu sözcüklerden bazıları şöyle: 31, Adrianne, Animal, Hayvan, Baldiz, Beat, Buyutucu, Ciplak, Citir, , Etek, Fire, Girl (İngilizce’de ‘kız’ demek, Ateşli, Frikik, Free, Gey, Gay, Gizli, Got (ingilizce ‘get’ fiilinin geçmiş zaman ya da geçişli hali), Hatun, Haydar, Hikaye, Homemade (ev yapımı demek), Hot (İngilizce’de ‘sıcak’ anlamında geliyor), İtiraf, Liseli, Nefes, Nubile (?), Partner, Pic (İngilizce’de ‘picture’ın (resim, fotoğraf) …

Devamı »

Assasin’s Creed Brotherhood

Ubisoft’un atölyesinden çıkan en güzel oyun sanırım. Üstün bir tasarım, muhteşem ötesi bir hikaye… 14 mart’ta piyasaya sürüleceği söylenmişti brotherhood’un. Suikastçilerin kardeşliğini merak ettik, bekledik o kadar. Ama ubisoft’ta oyuncuların kalbini nasıl kazanacağını biliyordu en başından beri. Assasin’s Creed’in ilk versiyonunda hikayesiyle kazandı kalbimizi..ikincisinde ise karakterimizin yaptığı müthiş combolarla… üçüncüsünde ise ne gibi bir muhteşemlik çıkacak karşımıza bilmiyorum… fakat tanıtım videosundan anladığım kadarıyla brotherhood’da işler biraz daha zorlaşacak gibi. Zira askerlerin elinde ok yerine tüfek var bu sefer. Ama buna karşılık bizim suikast tabancamızında geliştirildiğini umuyorum. Dikkatimi çeken bir unsurda ikinci oyunda öldürdüğümüz 2 karakterin Brotherhood’da yaşaması. inşallah aynı hikaye işlenmez bu oyunda da yoksa sıkıcı olur. Diğer suikastçiler bize bu oyunda yardımcı olacak gibi duruyorlar. Ama sonuçta bu bir tanıtım videosu.. ne kadar gerçekleri yansıtabilir ki. Tanıtım videosunda en çok dikkat çeken ayrıntı korumaların gözlerinin şaşı bakmasıydı. Koptum resmen o sahnede. Ama çok şey bekliyorum ben bu oyunda açıkçası. …

Devamı »