Salı , 27 Ekim 2020

Tag Archives: kapitalizm

Sosyal ağlar suç örgütleri ve adalet

Emniyet’in elindeki teknolojik imkânlar, giderek daha fazla ‘ağ toplumu’ haline gelmiş olmamız, gerçeği aşan ilişkileri de suç kapsamında görme tehlikesi yaratmaktadır. Prof. Dr. EROL KATIRCIOĞLU / İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi “Bütün dünyanın varlıkları-İlişkilenin!” (Entities of the World- Relate!). Bu sözü, Karl Marx’ın ünlü “Bütün dünyanın işçileri-birleşin!”le bir benzerlik kurarak söyleyen Mustafa Emirbayer adlı Amerikalı bir sosyolog. Bir Kırım Tatarı anne ile bir Türk babadan doğma Emirbayer Amerika’da Wisconsin Üniversitesi’nde öğretim üyesi. Harvard doktoralı bu genç akademisyen son zamanların parlayan sosyal bilimcilerin en iyilerinden biri. İlgi alanı “İlişkisel sosyoloji” olarak adlandırılan sosyolojinin içinde yeni bir alan. Emirbayer’den söz etmemin sebebi ise aslında yazının girişinde kullandığım sözü. Marx’ın zamanındaki kapitalizm emeği homojenliştirip “ücretli emek” haline dönüştüren bir mekanizma üzerinden gelişti. Esnaf ve zanaatkar olarak çalışan insanlar bir süre sonra “zincirlerinden başka kaybedecekleri hiçbir şeyi olmayan” insanlar haline dönüştükçe toplumda ilk kez üretimde durumları ve çıkarları farklı olan sınıflar meydana geldi. Yaşayabilmek …

Devamı »

Dışavurumcu Sinema Klasikleri – Fritz Lang’ın Metropolis’i

“Emeğin ürettiği nesne, üreticiden bağımsız bir erk ve yabancı bir varlık olarak, ona karşı koyar. Emek ürünü, bir nesne içinde saptanmış ve somutlaşmış emektir; emeğin nesneleşmesidir. Emeğin edimselleştirilmesi, onun nesnelleştirilmesidir. İktisat aşamasında, emeğin bu edimselleşmesi, işçi için kendi gerçekliğinin yitirilmesidir. Nesnelleşme nesnenin yitirilmesi ya da nesneye kölelik olarak; temellük “yabancılaşma” ve yoksunlaşma olarak görünür.” (Karl Marx, 1844 El Yazmaları)  “Here is a man who will give us great Nazi films!” (Adolf Hitler)  1927 yapımı bilim kurgu filmi Metropolis, Alman ekspresyonizmin en önemli ürünlerinin başında gelir. Thea Von Harbou’nın aynı isimli romanından uyarlanan film, dönemin popüler konularından biri olan işçiler ve kapitalist yöneticiler arasındaki sosyal krizden konusunu alır. Metropolis, son ekspresyonist film olmakla birlikte kolay kolay kategorize edilmeyecek bir neliğe haizdir. Weimarer Republik’de daha sonraki dönemlerde çekilen Woman In the Moon (Frau im Mond, 1929) gibi saf bir bilim kurgu olarak nitelendirilemez. Metropolis daha çok janraların bir tür karışımı olmakla birlikte, …

Devamı »

Varlığım Finans Sistemine Kurban Olsun…

Beş on yıl kadar önce büyük bir süper marketin inşaatında, şantiyede çalışıyoruz İstanbul’da. Personel işlerindeyiz ya, kredi kartı pazarlayan şirket elemanları öncelikle bize uğrarlar ve genellikle öğlen yemeği saatinde işçi yemekhanesinde toplantı yapıp, form dağıtırlar. Kapitalizm işi çözmüş, çiçek gibi kızları istihdam ediyor bu işte, mini etek ve makyaj on numara, saçlar fönlü, tırnaklar cilalı, konuşma afili.  Gün boyu tozun toprağın arasında kazma kürek sallayan işçi arkadaşların önce gözle etkilenmesi ardından başvuru formlarına imza atarak kartlarına kavuşmaları hedeflenir nasılsa. Sadece bir tanesininden örnek vereyim; Afyon’lu, okuma yazması yok, evli, üç çocuklu, ne iş olsa yapar cinsinden. Hesapta nasihat veriyoruz ne ama aradan altı ay geçmeden köyden çağırıyorlar bunu, çocuğu hastalanmış, atlayıp gidiyor memleketine izin alarak. Bir hafta sonra dönüyor ve yaklaşık iki ay kadar sonra banka, maaşına haciz koymak üzere avukatıyla bize başvuruyor icra yazısı eşliğinde. Maaşının üçte birine el koyuyorlar geri kalan sürede. Hayat devam eder, borçlu borcunu öder, avukat yüzde on iki payını …

Devamı »