Perşembe , 22 Ekim 2020

Tag Archives: sait faik abasıyanık

Hişt! Hişt! Okurlarına Özgün ve Nitelikli Öyküler Sunuyor

İnternet mecrası her geçen gün gelişiyor, büyüyor. Bunun artıları olduğu kadar eksileri var. Büyümenin niceliği kadar niteliğinin de önemli olduğu gözden kaçıyor. ‘Tık’ odaklı, içeriği görsel ağırlıklı listelemeler veya birtakım testler; kolay okunuyor, kolay ziyaretçi kazandırıyor. Bu yüzden girişimciler, ne yazık ki yatırımlarını daha çok bu alana yönlendiriyor; bu alandan kazanmayı oldukça kolay buluyor. Ancak nadir de olsa internette özgün ve nitelikli içerik üretmeye odaklı girişimler de olmuyor değil. Hişt! Hişt! bunlardan biri. Edebiyat alanında son zamanlarda ‘dijitalleşme’ adına sevindirici gelişmeler yaşanıyor ve edebiyatın, internet ortamında yer alması, güçlü ve alternatif içerik sunması açısından oldukça önemseniyor. Hişt! Hişt! bu bağlamda ele alabileceğimiz bir çalışma ancak onu benzerlerinden ayıran en büyük özellik ‘öykü’ odaklı olması; öykü dergiciliği kavramını bir anlamda internete taşıması. Hişt! Hişt! bu ilgi çekici ismini ise bir Sait Faik Abasıyanık öyküsünden alıyor. Okurlarına öykülerle örülü bir dünya sunan Hişt! Hişt! geçtiğimiz günlerde internet üzerinden yayın hayatına “Merhaba” dedi. …

Devamı »

Edebiyatçılarımızdan Anılar 1

Bir yazar ya da şair hakkında bilgi almak istediğimizde karşımıza çıkan ilk şey doğum tarihi, ölüm tarihi ve eserleri şeklinde oluyor. Yazarları, şairleri açılıp kapanan parantezlere hapsediyoruz. Bu yazıda rutinin dışına çıkarak yazar ve şairlerin kendimce ilginç bulduğum anılarını paylaşacağım. Özdemir Asaf: R’leri söyleyemeyen Özdemir Asaf, bir gün taksiye biner. Taksici: “Buyyun Neyeye” der. Taksici de R’leri söyleyemeyen birisidir. Özdemir Asaf “Kayaköy” derse, taksicinin kendisiyle alay ettiğini sanacağı için, “Eminönü” der. Karaköy’de inmesi gereken Özdemir Asaf, Eminönü’de iner ve Karaköy’e yürür. Sait Faik ve Orhan Veli:  Orhan Veli ve Sait Faik parkta   otururlarken, bir çingene kız yanlarına yaklaşır ve “Çakır, falına bakayım mı?” diye sorar. Sait Faik istemediğini söyleyince “Ya senin mektepli” der Orhan Veli’ye. Cebinde on kuruş bulunmayan Orhan Veli, Sait Faik’e “tosla on kuruş” dedikten sonra çingene kıza döner: “Ama sen bakmayacaksın fala, ben senin falına bakacağım.” Ve öyle bir fal bakar çingene kızına ki, kızın ağzı bir …

Devamı »