Cumartesi , 26 Eylül 2020

Hayriye Ünal Hulki Aktunç İçin Yazdı

Hulki Aktunç öldü. Argo dosyasında yazdığım yazıda bana ilham veren yazıları için borçluyum ona. Borçluyuz. Argoyu edebiyata dahil biliyordum, gerekçelerimi onda buluverdim. Sürpriz olmuştu. Şizofrenik bir dil olarak dili yardığını anlatıyordu söyleşilerinde. Şizofreniyi ruhsal bir hastalık, bir patoloji olarak almıyordu. Argo da dilin patolojisine değil sağlığına çalışıyordu ona göre. Ama işte bu adam diyor ki öyküsünde: “Aşk bir hakikattir” Aşkın hakikatine karışıyor argonun hakikati. Karışıyor da ifsat mı ediyor, irşad mı? Dil bizi sınıyor, bakalım sağ çıkacak mıyız bu sınavdan?

Dili yaran sadece argo değil burada, şüpheler. Şüphe de dili böler. Argonun açtığı kanyonda ilerler.

Aktunç, argoya, yabancının içselleştirildiği, öteki’ne keskin sınırların konmadığı, sokağın olduğu gibi dile yansırken kendi etiğini de oluşturduğu ve bu süreçte de tortulaşmış genel ahlâkı sarstığı için inanıyordu.

Argoyu yurt edinen beden bütün çağrışımlarıyla fleet ve hızından dolayı gövdesiz bir bedendir. Tanınmamayı arzular. Tanınmayı arzuluyorsa takvim hatası var bu işte. Hem argonun işaret ettiği dışarıya talip olup hem salona dâhil olmak istiyorsa bu işte bir iş vardır. Ya efendiliği sahtedir ya dışarıya kaçması bir numaradır.

O halde; zamkinos et. Palamarı kopar. Payandaları çöz. Tüy. Camperle. Toz ol… Bu ilahi kaçma çağrıları içinde dehşet bir suçluluk duygusu taşıyor.

Ama en kötüsü suçlunun, suçunun tözünden ürkmesidir. Suçlu, cezadan korkabilir, affederiz onu, herkes affeder. Suçlu kötü şöhretten ürkebilir ürkmeyebilir, bu insancadır, der geçeriz.

Ama suçlu suçunun tözünü taşımıyorsa insanlık bitmiştir orada. Hiçbir dilin argosu bu açığı kapatmaz. Hiçbir argonun böylesi bir işlevi yoktur. Suçun tözü sana “nir-liği vana-lığı” hayal ettirmeyecek azizim.

Suçlu, suçunun tözüne inanmıyorsa, argo bile orada onu kurtaramaz. Gerçekten kurtuluş istemiyorsan saklanmayacaksın. Saklanıyorsan, bir gün arınma ihtimalini hesaplıyorsun demektir ki, bunu işte kimse affetmez, kendin bile.

http://kalisar.wordpress.com/2011/06/30/hulki-aktunc-icin-gecikmis-bir-tesekkur/

Hulki Aktunç Kimdir?

1949 yılında İstanbul’da doğdu. Günümüz şair ve yazarı. Askeri okullardaki orta ve lise yıllarından sonra İ.Ü. Hukuk Fakültesi’ne girdi. Yükseköğrenimi sürdürmedi. Yazı yaşamı, dönemin önemli dergilerinden Yeni Ufuklar’da başladı (1968). İlk kitabı Gidenler Dönmeyenler ile TDK Öykü Ödülü’nü (1977), Bir Çağ Yangını romanı ile Abdi İpekçi Ödülü’nü (1981), Bir Yer Göstericinin Hayatı ile Yunus Nadi Öykü Ödülü’nü (1990) kazandı. 1976 sonrasında şiire özel bir ağırlık verdi. İnsan Aşklarının Külüdür ile Halil Kocagöz Şiir Ödülü’nü (1994), Istıraplar Ansiklopedisi ile de Cemal Süreya Ödülü’nü aldı (1995). On yılı aşan bir çalışmanın ürünü olan Büyük Argo Sözlüğü (1990) gerek Türkiye’de, gerek yurtdışı Türkoloji çevrelerinde yoğun ilgi gördü. 1998, öyküye dönüş yılı oldu (Güz Her Şeyi Bilir).

Aktunç, kendisine özgü bir üslup geliştirdiği öykülerinde ve romanlarında, bir yandan ülkemiz düzyazı/anlatı geleneklerini günümüze doğru değerlendirirken, bir yandan da öncü anlatım denemelerine girişir. Aktunç’un şiiri de bugünün insanında aradığı ‘kendiliğinden-şiirsel-bakış’ın araştırılması ve saptanmasının peşindedir; şiirimizin henüz tükenmemiş olanaklarını sınaya sınaya gelişir ve yeni bir ‘şiirsel blok’ yaratmaya yönelir. Denemeleri (Erotologya?, 2000), içinde bulunduğumuz coğrafyanın kendisine özgü erotizmini çözümlemeye çalışan ilk yapıt sayılır. İki öyküsü, filme dönüştürülmüştür: “Aşka Kimse Yok” (yönetmen Osman Sınav), “Bir Yer Göstericinin Hayatı” (yönetmen Tülay Eratalay).

Yapıtları:

Şiir: Sır Kâtibi (1989), Islıkla Tarihçe (1989), Adresim Aynalar (1991), Şarkılar (1992), İnsan Aşklarının Külüdür (1993), Istıraplar Ansiklopedisi (1994), (Şiirlerinden bir seçme, şairin de katıldığı kolektif çeviri çalışmalarında, Theo Dorgan, Tony Curtis ve Orhan Koçak tarafından İngilizceye çevrildi: Twelfth Song, On İkinci Şarkı (1998), Bir Şeyin Varoluşu (1999), Firak (Toplu Şiirler, 2000).

Öykü: Gidenler Dönmeyenler (1976), Kurtarılmış Haziran (1977), Ten ve Gölge (1985), Bir Yer Göstericinin Hayatı (1989), Güz Her Şeyi Bilir (1998).

Roman: Bir Çağ Yangını (1981), Son İki Eylül (1987).
Deneme: Erotologya? (2000), Aforistika (2001).
Söyleşi: Yoldaşım 40 Yıl 2008 (Hulki Aktunç & Rıza Kıraç)
Sözlük: Büyük Argo Sözlüğü (1990).

Hakkında Hasan Yener

SM Haber Genel Yayın Yönetmeni SEO - Digital Pazarlama - Sosyal Medya Pazarlama iletisim@sosyalmedyahaber.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir