Pazartesi , 10 Ağustos 2020

İkinci Ders: Baş Öğretmen Kimdir?

“Analar Hacer olmadıkça oğullar İsmail olmayacaktır!” Birol Topuz

Kim ne derse desin, bir çocuğun ilkokulu aile otağıdır. Başöğretmenleri de anne ve babasıdır. Yaşadığı ve yaşayacağı o bir tek hayatın ilk dersini anne ve babadan alır çocuk. Daha ilk ders isimlerle başlar. Çocuk ismini ve ondaki derin anlamı hemen öğrenmelidir. Mesela Hatice, erken doğandır, Zeynep güldür. Mehmed, Muhammed’dir ve övülmüştür, emindir… Her çocuk, ismindeki gizli anlamı taşır gülüşünde, yürüyüşünde, halinde ve kalinde. Bu arada çağımız, yeni isimleri de yakıştırır çocuklara: Yüksel, Devrim, Önder, gibi. Çağın duygularıyla, çağın alışkanlıklarıyla isimleniverir çocuklar. Her yaşanılan çağ, çocukluğa yeni bir biçim çizer.

Çocuk ailede sevgiyle çağrılır, kucaklanır, öpülür ve sevilir. Daha ilk sevgiyi anne ve babasının sıcak busesini yanağına kondurulunca öğrenir. Sevgiye uzanmayı, onu tutmayı ve ayakta kalması gerektiğini öğrenir. Anne, şefkati de öğretir çocuğa. Çocuk, pencereden süzülen ışığı görür, güneşi izler ve sıcağı öğrenir, ateşe dokunur acıyı öğrenir, suya dokunur serinlemeyi öğrenir.

Dedeler ölümü öğretir çocuklara. Gidip de gelmemeyi, hayatın bitmeye mahkûm olduğunu… Çocuklar şaşırırlar dedelerinin apansız ölümüne. Dede yoktur artık, dönmemek üzere gitmiştir. Bir daha konuşmayacak, zeybek oynamayacaktır. Filistin’de, Yemen’de Osmanlı’nın onurunu korumak için katlandıkları sıkıntıyı, çölleri bitiren inançlarını anlatamayacak, duygulanıp gözleri dolmayacaktır…

Paylaşmak yaşamanın anlamıdır. Çağdaş felsefelerin bencil ilkelerini tanımayıp, annenin sevgisini kardeşlerle paylaşmaktır yaşamak. Sonra sofradaki ekmeği paylaşmak, yürekteki sıkıntıyı, yarındaki ümidi paylaşmak. Hayat, ailede paylaşılır. Hatıralar, büyük kayıpların acıları, bayram sevinçleri ailede paylaşılır. Paylaşmak ilk olarak ailede öğrenilir, sindirilir…

Çocuk, beslenmeyi öğrenir ailede. Gün Allah’ın adıyla başlar. Sabır öğrenilir, şükür ve hamd öğrenilir. Çocuk, ailede inanmayı, gönül huzurunu öğrenir.

Babalar ansiklopedilerden daha çok şey bilir aslında. Ansiklopediler sayfalarca yazar, ama babalar onu yıllarca yaşar. Toprağın çatlayıp sonra suya kanmasını, zeytin fidelerinin kocaman ağaçlara dönüşmesini, şehirleri tarumar eden savaşları, mutlu bayramları yaşamıştır babalar. Neden artık imparatorlukların kurulmadığını, “gülistan” kelimesinin neden çok az kullanıldığını, yağmurların neden kirli yağdığını, ayın neden güneşe erişemediğini babalar çok iyi bilir.

Anneler özverinin, sabrın ilk damlalarını içerirler çocuklara. Annelik, büyük öğretmenliktir. Anneler çocuklarına insan olmayı öğretir. İnsan, bilgiyle insandır çünkü. Bilgi herkese haktır ve o gerçektir. Kötülükle savaşmak, sözünde durmak, doğruyu konuşmak, yine doğruyu bulmak gerektiğinde şehit olmayı anneden öğrenir.

Çağın sistemleri, çocuğun eğitimi için ne kadar aileyi dışlayan modeller geliştirmeye, öğrenmeyi, sistemin gerekleriyle donanmış kurumlara taşımaya çalışsa da, çocuğun ilkokulu ailesidir. Anne ve baba, ilk ve baş öğretmenlerdir. Hiçbir yapay sistem çocuğa, hayatı ve gerçeğini, hücreleri birbirine kanla, duygularla, güvenle, samimiyetle kenetlenmiş bir kurumdan daha iyi biçimde öğretemez herhalde. Çocuklar ancak, sağlam aileler, bilgili ve inançlı anne ve babalarla aydınlık gelecekleri ümit edebilirler. Gerisi lafı güzaftır..

Velhasıl, hayat ailede başlar ve aile yaşamayı öğretir insana…

Hakkında yusa

Yazar, Editör, Sosyal Medya Uzmanı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir