Cumartesi , 26 Eylül 2020

İktidar İçin Seks Kaseti Çeken de Çektiren de Şerefli midir?

Yaklaşık bir ay sonra seçime gidiyoruz. Seçim kampanyaları genelde çok gürültülü ve çekişmeli geçer. Siyasi parti liderleri birbirleriyle atışırlar, seçmenin oyunu kapmak için herkes vaatlerde bulunur.  İktidar partisi yaptığı güzel icraatları biraz da büyüterek meydanlarda dile getirip tekrar iktidara gelmek için oy ister. Muhalefet partileri de iktidar partisinin yaptığı yanlış işleri veya yapmadığı işleri biraz da büyüterek dile getirip seçmenden iktidar olmak için oy ister. Bazen siyasi parti liderleri seçim atmosferine de kendilerini kaptırıp birbirlerine hakarete varan söylemlerde bile bulunabilirler.

Siyasilerin birbirlerine ettiği laflar bel altına inmediği müddetçe bunlar seçim kampanyalarının olmazsa olmazlarıdır.

Elbetteki bir muhalefet partisi seçmenden oy almak için iktidarı kötüleyecek. Bundan daha doğal ne olabilir ki? Mesela ana muhalefet partisi CHP’ lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir mitingde “AKP ülkeyi iyi yönetiyor ama siz yine de bize oy verin” demesi mümkün mü? Ya da başbakan Tayyip Erdoğan’ın seçim mitinglerinde; “CHP”nin projeleri iyi ama siz oyunuzu bize verin” de diyemez. Dolayısıyla siyasi partiler birbirlerine küfür etmedikleri müddetçe karalamaya çalışmaları da gayet normal.

Ama bu seçim kampanyalarına girdiğimiz süreçte normal olmayan şeyler de yaşanıyor. MHP milletvekili adaylarının gizli kamerayla çekilmiş görüntüleri internete servis ediliyor. İşte bu siyaseti ayaklar altına almaktan başka bir şey değildir.

Bu gizli kamerayla çekilmiş görüntülerle siyaset olayı bundan tam bir yıl  önce çıktı aslında. Geçen sene bu zamanlar CHP eski genel başkanı Deniz Baykal’ın bir CHP milletvekiliyle uygunsuz görüntüleri internete servis edilmişti. Hem de servis edilen internet sitesi İslami hassasiyetleri olduğunu iddia eden bir internet sitesiydi.

Deniz Baykal’ın yayınlanan görüntüleri sonuç verdi ve kendisi genel başkanlıktan istifa etmek zorunda kaldı.

Bugün de aynı yöntem MHP’li bazı siyasetçiler için deneniyor.

İşin hazin tarafı böyle görüntüler internete servis edildikten sonra içeriğinin de önem kazanması. Siyasetin bu şekilde yapıldığına mı isyan edelim, yoksa bazı siyasetçilerin içinde bulundukları çamurdan mı? Bu siyasetçilerle mücadele ederken gizli kamera kullanılmasına mı yanalım ya da kasetleri yayınlanan kişilerin içinde bulundukları riyakarlıklardan mı şikayet edelim? İnsan iki arada bir derede kalıyor resmen.

CHP ya da MHP’yi savunma derdinde değilim. Siyasetlerini beğenmeyebilirsiniz. Ancak her ne olursa olsun siyasetçilerin gizli kamera görüntüleriyle etkisiz hale getirilmesini hiçbir zaman etik bulmam mümkün değil. Ata sporumuz güreşte bile belli kurallar vardır. Tekme atmak yasaktır mesela. Güreş yapmaya niyetliysen bileğine güvenmek zorundasın. Ata sporumuz güreşi geçtik insanların birbirlerini bayıltıp nakavt etmek için uğraştıkları boksun bile kendi içinde kuralları vardır. Rakibe vuracaksın ama belden aşağı çalışmak yasaktır. Eğer boks maçına çıkmaya niyetlendiysen boksun kuralların uymak zorundasın. Maça çıkmadan önce de anterman yapman, yani çalışman lazım. Ben nasıl olsa bel altına bir tekme atarım ve maçı kazanırım düşüncesiyle boks maçına çıkılmaz.

Ancak görülüyor ki bazıları siyaset yapmanın kolayını bulmuş. Rakip takımın bel altına vurmayı strateji olarak belirlemiş ve oradan saydırıyorlar. Ama bilmeleri gerekir ki bel altı vuruşlar kurallara aykırı.

Tansu Çiller’in siyasi tarihimize geçmiş meşhur bir lafı vardı: “Devlet için kurşun atan da yiyen de şereflidir.” demişti.  Bu lafı derin devlet için söylemişti sanırım. Tansu Çiller’in o gün derin devlet için söylediği bu lafı sanırım bazı karanlık kişiler derin iktidar için kendilerine şiar edinmişler.  İktidar için seks kaseti çeken de çektiren de yayınlayan da şereflidir moduna girmiş bazıları. Ama bu tuttukları yol yol değildir.

Böyle söyleyince bazı arkadaşlar; ahlaksızlıkları mı savunuyorsun diye tepki veriyorlar. Burada savunulan ahlaksızlık değil aslında. Elbette ahlaksızlıklara, riyakarlıklara, arkadan iş çevirmelere herkes karşıdır. Ancak bu herkes de bilir ki bu gizli kameralar riyakarlıkları, sahtekarlıkları, ahlaksızlıkları ortaya çıkarmak için konulmuyor oralara. Zira kim nereden bilebilecek MHP’li bilmem ne milletvekilinin bilmem nerede bilmem ne haltlar karıştırdığı. Bu tuzakları kuranların ellerinde kim bilir daha kimlerin kasetleri var. Benim eleştirim işte bu pervasızlığa. İnsanların mahremine fütursuzca dalınmasına…

Hakkında yakupaydin

Köşe Yazarı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir