Pazartesi , 28 Eylül 2020

İlişkileri Metalaştırmanın Yeni Adı: Facebook

Facebook ve benzeri servisler ilişki ağlarına tüm verileri tutarak satıcılar için potansiyel müşteri ağını tüm detayları ile elinde tutuyor. Bu şirketlerin değeri de tuttukları bu küresel bilgiden ve bilgiyi işleme becerilerinden kaynaklanıyor.

Facebook sosyal ağ servisi bundan sekiz sene önce 2004’de başladı ve şu an 845 milyon kullanıcısı var. Çarşamba günü Facebook hisseleri halka açılacak, şirketin 75 ile 100 milyar dolar arasında değere kavuşması bekleniyor.

İnsanları birleştiren bir sosyal ağ olarak yola koyulan Facebook’a kullanıcılar kimlik bilgilerini, arkadaşlarını, fotoğraflarını, konuşmalarını, videolarını, sevdikleri nesnelerin bilgisini girerek kendi elleri ile devasa küresel bir veritabanı yaratmış oldular. Facebook merkezinde, sunumculara ise bu verilerin işlenmesi, saklanması, gerekli çıkarımların yapılması gibi görevler kaldı. Tabii ki bir yandan da kullanıcıları sistemde tutacak ve yenilerini çekecek yeni uygulamalar yapıldı. Facebook’un tasarlayıcıları her zaman için insanların sürü psikolojisinde davrandığı tezi üzerinden hareket ettiler; yani birbirlerini taklit ettiklerini ve birbirlerinden çok farklı kararlar almadıkları varsayımına sahiptiler.

Facebook direkt Facebook’a üye olan kullanıcıların Facebook’daki aktivitelerinin bilgisini saklamak ile de yetinmedi, İnternet üzerindeki birçok servise kimlik belirleme hizmeti sunarak onların başka servisler üzerindeki aktivitelerini de saklayabilir oldular. İnternet’te herhangi bir sitede karşımıza çıkan “beğen” ve “tavsiye et” düğmeleri ile de Facebook bizi Facebook dışında da takip edebiliyor ve kaydedebiliyor oldu.

Facebook’un “piyasa” değeri bu şekilde devasa bir kişi ve ilişkiler veritabanı olmasından kaynaklanıyor. Facebook’un reklam pazarındaki geleceğini fark eden aralarında Coca-Cola, Blockbuster, Verizon, Sony Pictures’ın olduğu 12 küresel marka 2007 Kasım’ında Facebook yönetiminde yer almışlardı bile.

Kasım 2010’da Facebook, kullanıcı bilgilerini bazı yöneticilerinin 3. kişi ve sitelere sattığını itiraf etmişti. O zaman hayretle ve ayıpla karşılanan gelişme bugün kimseyi hayrete düşürmüyor.

Diğer tüm sosyal ağlar ve kullanıcı bazlı hizmet veren dev İnternet servisleri gibi Facebook da aynı zamanda devasa bir istihbarat kaynağı. İnsanların sadece kendi bilgilerini değil ilişkilerini de girdikleri, ilişkileri ile olan iletişimlerinin kaydedildiği bir veritabanı.

Gizlilik, özgürlük, seçenekler…
Eskiden bilgisayarın kendisinden alınan servisler artık internette çoğu da okyanus ötesi olan sitelerden alınıyor. Bilgisayarın kontrolü kullanıcının elindeyken bu sosyal ağ servislerinin kontrolü kullanıcının elinde değil. Facebook özelinde sıralanan bir çok özellik İnternet üzerinde servis sunan Twitter, Google ve benzerleri için de geçerli. Kullanıcılar gerçekten de komşuluk ilişkilerine bakarak bu servislere belli bir güvenle adım atıyorlar; nadiren gizlilik politikalarını okuyorlar. Servisler için bir ücret talep edilmemesi de ilk adımı atmayı kolaylaştırıyor.

Kullancılar servisler üzerinde çeşitli seçenekleri işaretleyerek tercihlerde bulunabiliyorlar ancak servislerin sağlandığı yerden gerçekten bu direktifler doğrultusunda davranılması gerektirmiyor. Kullanıcıya o şekilde gösterilmesi yeterli, çünkü kullanıcının kontol etmesinin imkanı yok. Dolayısıyla kullanıcının istekleri sistemin ona gösterilecek görüntüsünü belirliyor, kendisini değil.(sol.org.tr)

Hakkında Yılmaz Atasoy

Uzun zamandır sosyal medya haberlerini takip ediyorum. Sosyal medya danışmanlığı veriyor ve aynı zamanda makaleler yazıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir