Çarşamba , 23 Eylül 2020

Kazan Çömlek Patladı..!

Efendim bu satırları bir futbolsever ve bir Trabzonspor taraftarı olarak karalıyorum.

Çocukken mahallede top oynadığımızda bizi bileğinin hakkıyla yenen hiç kimseye bir şey söylemez sadece takımların eşit güçte olmadığını düşünür ve susardık.

Ama taş üstü gitmiş bir topun gol sayılmasıyla yenildiğimizde ise bunu asla kabullenmezdik.

Trabzonspor’un müzesinden tam üç koca şampiyonluk herkesin gözleri önünde çalındı.

Bunlardan birincisi 1996’da resmen zorbalıkla ve şehre yapılan siyasi tazyikle,

İkincisi 2004’te MHK’nin bilhassa Metin Tokat’ın hakem kararıyla çalındı.

Üçüncüsü ise 2010-2011 Süperlig sezonunda yine hükümet baskısı ve onun renk hırsına akort edilmiş hakemlerin yardımıyla Fenerbahçe tarafından çalındı.

Bu yıl ligte bir sürü çirkeflik izledik.

Eski hakem imtiyazını kaybetmiş Beşiktaş ve Galatasaray’ın nasıl sıradanlaştığını hemen herkes gördü.

Bu lig tablosunda elindeki insan kaynağını en iyi şekilde kullanan takım olarak Trabzonspor’la siyasilerin ve hakemlerin açıkça koruduğu Fenerbahçe yarıştı.

Fenerbahçe futbolun FIFA nezdindeki bildik bütün kurallarından her defasında taşmasına TFF’ce göz yumuldu.

Bunun anlamı şuydu; paralı bir Aziz Yıldırım Türk futbolunun Done Carloenesi’dir.

Başbakanın dediği gibi ‘’astığı astık, kestiği kestik.’’

Ulusal basındaki spor yazarlarını görevlerinden edebilen, hakem odalarını basabilecek cüreti olan, aldığı cezaların indirimli hali bile iki yılı bulan bir kulüp başkanı.

Bir insanın bir ülke futbolunu etkilemesi için daha ne yapması gerekiyor.

Futbol zenginliğin yeşil çimlerdeki güç gösterisine dönüştüğünde ise artık farklı bir şeyden bahsediyoruzdur.

Maalesef Fenerbahçe’nin başkanının ortaya çıkardığı durum Türkiye’de futbolun ruhunu öldürdü.

Bir yıl boyunca Türkiye’de futbolun sadece Alex’i mutlu etmek için oynandığını gördük.

Vatani görevini bile yapmamış Aziz Yıldırım’ın kibrinin Alex’in yüz hatlarında temsilini izledik.

Paranın ve sözde başarılı olma hırsının Lugano’yu nasıl çirkefleştirdiğini,

Emre’yi nasıl milyonların küfrettiği xenophobik kişilik yaptığını gördük.

Konu Fenerbahçe olduğunda TFF ve MHK’nin elindeki yasaların nasıl bir boka yaramadığını…

Sarı lacivertli formanın sarı kartlık hareketlerde uyarı, kırmızı kartlıkta sarı kart, futboldan meni gerektirebilecek çirkefliklerde kerhen kırmızı kart aldıklarını gördük.

Dekoderi için milyonlarca lira ödeyen futbol seyircisinin nasıl yanlı, desibel ayarı sarı lacivert, diğer takımları sadece kurban gören, saygısız Lig TV yayınlarına tahammül ettik.

Bütün bu olumsuz şartlar içinde Trabzonspor ligi 82 puanla önde bitirdi.

Ama ortada bir sorun vardı; kazanması için hakemlerin penaltı yağdırdığı Fenerbahçe ligin başına oturmuştu.

Aykut Kocaman’ın bir zamanlar oynadığı stratejik ahlakçılık yerle bir oldu. Aziz Yıldırım’ın kibir elektriğiyle bakışları ve sözleri değişti.

‘’Tarih sadece şampiyonları yazar.’’ dedi Kocaman.

Bilmediği bir şey var Fenerbahçe’nin başının; herkesin farklı bir tarihi vardır; yani hangi Trabzonsporluya zamanın hangi diliminde sorarsanız sorun şunu çok net söyler. ‘’Fenerbahçe üç şampiyonluğumuzu çaldı.’’ İşte o tarih dediğiniz şeyin tüm içeriği. Bir metal parçasını kazanmış olmak tarihe yazılmak olmuyor.

Tarih o olayla ilgili bütün gönülleri ikna ederek tacı takabilmektir. Hırsızlık yapmak değil..!

Sonuçta Fenerbahçe adı Süperlig olan bir ligin başı olarak ruhsuz bir metal parçası daha kazanmış oldu.

Karabükspor’un en güçlü silahını Emenike’nin Fenerbahçe’ye karşı oynamamasının sorumlusunu TFF bulmalı. Zira doktor raporuna göre oynaması gereken bir Emenike’yi futbolun yarışmacı ruhuna ihanete iten kimler olabilir?

Şayet bir ülkede onurlu, erdemli insanlar olsaydı; TFF başkanı tam adı Alex De Souza olan bir futbolcuya kritik bir zamanda başbakanın gönderdiği altın kalemi geri iade etmesini söyleyebilirdi.

Söylememesinin anlamı şuydu; Trabzonspor kaptanına pastel boya göndermek.

Üstelik bunca açık rezaletin olduğu bir dönemde sözde bir spor bakanı var; Trabzonspor eski başkanı Faruk Özak; adam sus pus.

O tür insanlara Karadeniz’de ‘’kanayaklı’’ derler. Yani başkaları tarafından korunması gereken zayıf kişilik.

Hükümetin kuralsızlığına karşı hiçbir kişilikli duruş sergileyemedi. Dünyaya karşı savunabileceği sahici bir fikri olmadığı için meşgul ettiği bakanlığın eylemsel bir alanı da olamadı.

Onun için Trabzon’da iyi demiyorlar.

Sonuca gelecek olursak; son yaşanan mesaj skandalı normal bir ülkede yaşansaydı şu olurdu.

O menajerin lisansı iptal edilir, Emre’nin futbol hayatı biter, Fenerbahçe bir alt lige düşürülür, Trabzonspor’un çalınmış üç şampiyonluğundan biri ona iade edilirdi.

TFF tarihi bir dönemin eşiğinde Türk futboluyla ilgili bir karar verecek. Sadece bireysel cezalarla durumu geçiştirirse ona herkes poposuyla güler.

TFF artık eldivenleri çıkarmasının zamanı geldi. BU LİG TESCİL EDİLEMEZ. Türkiye’deki hemen herkes biliyor ki Aziz Yıldırımlı Fenerbahçe Trabzonspor’un şampiyonluğunu çaldı.

Burada sistematik bir hileyle karşı karşıyayız. Ya futbolun ruhunu geri verecek TFF ya da seneye yine boş tribünler önünde top oynanacak.

Çünkü hayat bizim yalanlarımızla, entrikalarımızla karmaşıklaştırdığımız kadar girift bir şey değildir.

Bir çocuk oyunu olan saklambaçta bile yanlış bir isim söyleyip ‘’sobe’’ dediğiniz zaman oyun oyun olmaktan çıkar.

O zaman çocuklar şöyle bağırır. ’’Kazan çömlek patladı, kazan çömlek patladı..!’’

Kaldı ki futbol yüz milyon dolarların döndüğü bir sektör. Fenerbahçeliler için gerçekten üzgünüz, ama ‘’Kazan çömlek patladı…!’’

Hakkında Metin Kondel

Eski bir İngilizce Öğretmeni, Ekonomist ve bağımsız popülist (halkçı) bir yazardır.

20 comments

  1. Ağlayın ağlayın açılırsınız.

  2. “Eski hakem imtiyazını kaybetmiş Beşiktaş ve Galatasaray’ın nasıl sıradanlaştığını hemen herkes gördü. ” yukarıdaki cümleden şu anlamı çıkardım, bu sene trabzon imtiyaz sahibi olmuş ve yarışa dahil olmuş, hangi kafalardasınız anlamıyorum, ilk yarı bittiğinde 9 puan önde idi trabzon, bir Galatasaray’lı olarak kusura bakmayın ama yemişim hakem hatalarını yemişim Aziz Yıldırım’ı, suçu başka birine atmak başka kurumlara yüklemek Trabzon’un hatalarını kapamaz canım benim. Trabzon bu yapıyla daha 40 sene şampiyon olmaz..

  3. yazar arkadaşım troll diye bir kavram vardır internet forumlarındaki bazı tipler için kullanılır bilir misin? bu troller tepki almak için gözün gördüğü “sarı” rengine “mor” derler. olmayacak şeyleri ciddi ciddi oturur yazarlar ve “sazan”lar da bu yazılara tepki verir. bu 1.. şimdi bunu cebine koy… gelelim ikinciye.. “ağzı olan konuşuyor” gibi güzide bir atasözümüzü günümüze “klavyesi olan yazıyor, internet bağlantısı olan yayınlıyor” gibi revize edebiliriz sanırım. bu tanımlamanın içine “beyin ishali olmak” ve benzerlerini katabilirsin. şimdi biraz önce cebine koyduğun maddeyi de çıkart bakayım cebinden. hah.. ikisini yan yana koy.. ne çıktı? sen ve senin gibiler çıktı…
    şimdi senin gibi bir troll’e cevap vererek kendime “sazan”lık yaftasını yapıştırıyorum ancak biraz dalgamı geçmek istedim seninle… yazının tamamını okumaya midem elvermedi canım arkadaşım. seni ciddiye almak da aslında gereksiz. hatta trollük yaptığın için hiç sallamamak gerekiyor. ama bir kere ve son kere hadi ciddiye alalım seni. ve şöyle cevaplayalım:
    önce sana öğrenmen gereken bir cümle: şampiyonluğu kaybettik… tekrarla bakayım kendi kendine: şam-pi-yon-lu-ğu kay-bet-tik… şimdi sen birkaç kere tekrarla bunu ben bir bardak su almaya gidiyorum… çünkü anlamıyorsunuz. anlamanız lazım, öğrenmeniz lazım. eh bunun için de çalışman lazım senin biraz… başla tekrarlamaya geliyorum ben…
    hah.. tekrarladın mı? aferin.. şimdi şu bir bardak soğuk suyu iç bakayım.. hararetini alsın..
    seninle futbol tartışması yapmak beyhude bir çaba. ileri sürdüğün argümanlar o kadar çocukça ki okurken sinirlenmek değil gülmek geliyor içimden (en azından yazının yarısına kadar.. sonra bu boka niye vakit ayırayım ki deyip sallamıyorsun zaten) o yüzden böyle bir aşağılanmayı hak ediyorsun sen. önce adam gibi yazmayı öğren sonra gel uzuuun uzun tartışalım.
    madem “sazan” olduk senin vasıtanla diğerlerine seslenelim bari:
    biz fenerbahçelileri hiç merak etmeyin canlarım. bizim gönlümüz rahat. fenerbahçeyi sayenizde hiç olmadığı kadar çok seviyoruz artık. sen ve senin gibi fotosentez yapanlar sayesinde bu yıl hiç olmadığı kadar çok kombine satıldı. hiç olmadığı kadar çok çocuk fenerbahçeli oldu. fenarbahçeliler sizlerin sayesinde artık takımını çok ama çok daha fazla seviyor. öyle ki galatasaray ve beşiktaşı özlettiniz bize.. düşünün artık gerisini..
    sen bizi merak etme ciğerim. fenerliler olarak, çatır çatır, kanırta kanırta elinizden aldığımız şampiyonluğun tadını pek bir güzel çıkartıyoruz biz. ÇANAK çömlek sanırım Türkiye’nin kuzeyinde yaşayanların güneyinde patladı sanki.. anlamamışsındır şimdi sen bu cümleyi.. tekrar et bakayım. birkaç kere daha oku. anca anlarsın.

  4. yazıyı okumaya gerek duymadım.ilk cümle altındaki cümlelerin saçmalıktan ibaret olduğunu özetledi.ben bu tartışma tarzını en son ilkokul birinci sınıfta duydum.ikinci sınıfa geçtiğimde duymadım ve ondan sonrada duymadım.bunu şöyle özetleyebiliriz.GERİZEKALILIK DERECESİNDE FANATİK OLMAK.seni tenzih ediyorum ama bunun genel tanımı bu

  5. Bunları yazarken ne içtiğinizi merak etmekteyim. İçmeyin artık şu lanet şeyi de yazılarını mantık çerçevesinde olsun. Her yazdığınıza çok sağlam cevabım var ama uğraşmayacağım ve tek birşey soracağım.

    Bir takım düşünün, mükemmel bir savunması var 2 sezondur. Evet öyle muhteşem bir savunma ki penaltıya sebebiyet vermeyecek oyunculardan kurulu. Asla ve asla penaltı yapmıyorlar, olacaksa gol olsun diyorlar ya da kaleci kurtarır diyorlar. Evet tahmin edin kim bu takım. Trabzonspor tabi ki de.

    TRABZONSPOR ALEYHİNE 72 HAFTADIR PENALTI ÇALINMIYOR

    Arkadaş ne savunmanız varmış cidden hayran kaldım. Hakemler yanlışlıkla falan olsa bile penaltı çalmıyorlar. Keşke bizim de böyle savunmamız olsa, bizde niye yok :/

    Bir de şu durum var
    Trabzonspor, Fenerbahçe ile aynı puanı topladı ama şampiyon olamadı, neden ?
    Çünkü Trabzonspor 3-2 yendi, Fenerbahçe ise 2-0. O maçta Trabzonspor varlık dahi gösteremedi. Haliyle de sezonu aynı puanda olmasına rağmen 2. olarak tamamladı.

    Soda, iyi gelir..

  6. Fenerbahce’ye yenilen her takimin Trabzona resmen gol atmadan yenilmesini nasil buluyor acaba bu yaziyi yazan? Gercekten bu kadar kor mu? Madem Aziz Yildirim master of the superlig o zaman niye iki kere sampiyonluklari ve kupayi son macta veriyoruz? Hadi gidin kumda oynayin , daha buyumemissiniz siz, Bu sene 5 te 5 yapacak bir klubun boyle duzenlerle isi olmaz….

  7. trabzonsporlu olarak yazdıysan trajik, trabzonlu bir trabzonsporlu olarak yazdıysan komik; ciddiye alınacak birşey değil..

  8. trabzondaki yerel gazetelerde kose yazisi olabilecek bir icerige ancak uslup olarak fazla beyaz olmus.
    yine de hazimsizlik , hayalkirikligi, saldirganlik yerli yerinde.
    hatayi kendinde arama yerine saga sola saldirmaya devam etmenin sonucu olarak, 10 sene sonra trabzonun muzesinden calinmis 5 kupadan bahseden yeni bir yazi bekliyorum.

  9. Trabzonlular bu ülkenin bir numaralı cemaat tipi kanunsuzluları , trabzonspor camiası ise ülke futbolunun bir numaralı futbol soysuzları ve yüzsüzleridir..Gerisi lafı güzaf….

  10. Özgür ÖZTÜRK

    Galatasaray’lıyım ama uzun zamandır Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım ile ilgili bu kadar saçma bir yazı okumamıştım.
    Askerliğini bile yapmamış Aziz Yıldırım :) Süper çözümleme

  11. bir trabzon taraftarı olarak yazıyorumu okudum gerisini okumadım. gaziantep maçından sonra bile böyle konuşabiliyorsunuz ya diyecek birşey yok. şimdi konuşun tabii ilerde eğer fenerbahçe dışında başka bir takım ile şampiyonluk yarışına girebilirseniz konuşamıyacaksınız.

  12. abi ne aglamissin ya. he trabzonun sampiyonluklari calinmis felan.

    bu kadar kotu yazi yazmani tebrik ediyorum. fenerle ugrasacaginiza top oynasaydiniz coktan sampiyondunuz.

    simdi agla tabii, ekside bir kalip var iyidir baya. (aglama melis)

  13. Trabzonspor camiasının ezici bir çoğunluğu görülmemiş bir hazımsızlık içerisinde, gerçekten hayretler içerisinde izliyorum. İşin tuhafı şizofren bir yapı gibi, bir sürü sanal durum yaratılmış ve tüm bunlara da inanılmış şekilde eşi benzeri olmayan bir sakillikle her gün yeni bir çirkin dışavurum gözlemliyoruz. Kaybetmeyi bilmek büyük bir erdemdir, bu yüzdendir ki asla “büyük” sıfatını alamayacaktır bu camia. Ben hiçbir Fenerbahçeli taraftarın, şampiyonlukta çekiştiği rakibinin o haftaki rakibinin idmanını ziyaret edip “nolur rakibimizi yenin” diyerek kendini aşağıladığını görmedim. Kendi lehlerine yaratılan saymakla bitmeyecek şaibeli durumu da yok saymaya çalışmaları da ayrı bir hayret konusu. Milletvekillerinin çıkıp, açıklamalar yapması, rakiplerinin anlamamak için saf olmak gerekecek biçimde kolayca maç vermeleri, lehte hakem hatalarının görmezden gelinmesi, sessiz sedasız rakibin önemli oyuncularının kadro dışı kalmaları, kimseden tek ses çıkmaması. Bunun adı hak aramak değil, büsbütün başarısızlığın faturasını başkalarına keserek, kendilerine yönelecek olası tepkileri de bertaraf etmektir. Camia alenen manipüle edilmektedir ve açıkça da bu oyuna gelmektedir. Akaryakıt zammıyla alenen fakirleşen halk, bunlara hiç tepki vermeyip, kıçıkırık bir teneke kupa için sokaklara dökülmekte medeniyetsizce, cahilce ve ağızlarından salyalar çıkarak önlerine gelene saldırmaktadır…
    Tüm bunlara sadece “pes!” diyebiliyorum. Biraz sessiz kalın, efendi olun, yenilmeyi de öğrenin bence…

  14. ceza sahası dışından penaltı kazanmış bir takımın taraftarı olarak hala daha utanmadan hakem eleştirisi yapmanızı takdir ettim.
    ayrıca emre’yle alakası olmayan bir olaydan dolayı emre’nin futbol hayatı neden bitiyor ?
    ozan’la onur yapınca şaka , kağan’la emre’nin şirketinin elemanı yapınca şike öyle mi ?
    sezon boyuna akp milletvekili birkaç isim gazetelere trabzonspor lehine demeçler verdi. bir siyaset adamı üzerine vazife olmadığı halde hakem eleştirisi yapıp sahada emek veren futbolcuları hiçe saydı. başbakanın türk olmak isteyen bir brezilyalıya kalem hediye etmesi çok büyük olay gerçekten. eminim o kalem 18 maçın 17’sini kazanmamızda büyük rol oynamıştır.
    kendi aptallıklarınızla kaybettiklerinizin faturasını sağa sola kesmeyi bıraktığınız gün bu ülke fenerbahçe , galatasaray ve beşiktaş’tan sonra bir büyük takıma daha ev sahipliği yapacak.

  15. ağla ağla açılırsın. 16 takım size yatıp şampiyon olamayınca, 2 sene boyunca aleyhine penaltı verilmeyince, antep, kasımpaşa, manisa ve sayısız maçta rakiplerin penaltıları es geçilince, bir ton palavra penaltı atınca, buca maçında transfer ettiğiniz adam kadro dışı bırakılıp avea reklamı gibi bir son dakika golüyle 3 puan alınca ve 9 puan farkı koruyamayıp wikileaks’ten bile fırlayan devlet komploları sayesinde son haftaya kadar Fenerbahçe ile şampiyonluk yarışı içine suni bir şekilde sokulunca gaza gelen trabzon taraftarı şimdi de çareyi anasının ak sütü gibi tarihi bir başarıyla şampiyonluk elde etmiş fenerbahçe’ye b.k atarak acısını dindirmeye çalışıyor. Siz bu kafayla daha çok ağlarsınız zaten siz kimsiniz ki Fenerbahçe’ye rakip olacaksınız? Galatasaray ve Beşiktaş sözleşmesi bitmemiş oyuncularınızı ayartıp takımınızı dağıtır sizse sizinle sadece sportif yarışa girmiş Fenerbahçe’ye saldırırsınız neden çünkü kaybettiniz. Yazık size. Başta dediğim gibi, ağla ağla açılırsın. 2030’daki şampiyonluk yarışınızda görüşmek üzere, tabi onun sonucunu da tahmin edersiniz şimdiden.. ;)

  16. ağlama melis

  17. trabzon maçından hemen önce kadro dışı kalan bucaspor’lu sercan’ı da araştırsın tff madem( fenerbahçe’ye karşı oynadı ayrıca. emenike trabzonspor’a da oynamadı onu da araştırsın tff başlamışken ) haftalardır trabzonspor aleyhine verilmeyen %100 penaltıları dışarıda kendini yeren atan adama verilen penaltıyı da araştırsın mı tff? gerek yok bence hep fenerasyonun işi bunlar. fenerbahçe şike yaptığını belli etmemek için arada trabzonspor’a da kıyak geçiliyordur kesin. ah fanatizm sen insanların gözünü böyle kör ödebiliyorsun ya bravo.

  18. son zamanlarda okuduğum en kötü yazı. fenerbahçe alt lige düşürülsün, trabzon şampiyonlar ligi şampiyonu olsun, alex’e altın kalem falan. bence trabzon yönetimi için ideal tipler bu tipler

  19. 2011 yılında siyasetten bir kişinin fenerbahçe hakkındaki açıklamasini gösterin ben istediğinizi vereceğim (ozan ipek ile onur kıvrak gibi yani bilirsiniz)

    2011 yılında ben size en az 3 tane farklı siyasetçinin trabzonsporun şampiyon olmasıyla ilgili söylemlerini bulabilirim.

    aynı şeyi 2010 yılı için de iddia ediyorum. bursanın şampiyonluğu ve fenerbahçenin şampiyonluğuyla ilgili.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir