Pazartesi , 19 Nisan 2021

Kim daha önce haber yapıyor: Twitter mı, editörler mi?

Twitter mecrasının deneyimli kullanıcıları #BREAKING etiketini (Flaş haber) görmeye alıştılar. Genelde daha birkaç saniye önce olmuş haberlerle ilgili bir cümle oluyor.

Bu cümleye eşlik edecek hikâyenin birkaç dakika uzaklıkta olduğu düşünülüyor. Fakat büyük bir haber bulduklarında gazeteciler en önce kime haber vermeliler; editörlerine mi yoksa internet’e mi? Muhabirler sosyal medya araçlarına alıştıkça bu soru da dünyanın değişik yerlerindeki haber odalarında tartışılmaya başlanıyor.

Bu tartışma iki saf yarattı. Bir grup haber kuruluşları sosyal medyaya tıpkı basılı medyaya ya da internetteki diğer alanlara davrandıkları gibi davranıyorlar. Tweet’lerin editörlerden geçmesini ve ancak öyle dağıtılmasını istiyorlar. Bir ikinci grup ise Twitter’da editörlük çalışması yapmıyor ve muhabirlerinin özgürce flaş haberleri geçmesine izin veriyorlar. İlk grubun en sert üyelerinden biri BBC oldu. Şubat ayında yeni sosyal medya kullanım kuralları geliştiren kurum flaş haberlerin birkaç saniye bekleyebileceğini düşünüyor. “Bizim haberler, program ya da her türlü faaliyetimizdeki altın kural yayımlanacak ne varsa, ister Twitter, ister Facebook ya da başka bir mecrada olsun, yayımlanmadan önce ikinci bir görüşün denetiminden geçmeli.” BBC’nin sosyal medya kuralları böyle.

Bu kural geçtiğimiz haziran ayından beri BBC’nin politikası oldu fakat haber kurumu yine de 8 Şubat tarihli bir notta bu noktayı vurguladı. BBC editörlerinden Chris Hamilton ertesi gün “Bazı durumlarda sadece birkaç saniyelik bir farktan bahsediyoruz.” diye yazdı. Amerikan Haber Editörleri Derneği (American Society of News Editors) Başkanı Ken Paulson, BBC’nin kurallarının “tüm kariyerlerimiz boyunca uyduğumuz ilkelerin özünü aktardıklarını” düşünüyor. “Yanlış haberler yapan haber kuruluşlarındaki hesap verme sorumluluğunun yokluğu beni çok şaşırttı.” diye ekliyor Paulson. “Benim kariyerimin çoğu basılı medyada geçti ve eğer bir hata yaptıysanız ertesi gün itiraf etmek zorundaydınız. Yeni web kültürüyle birlikte hata yapmanın önemli olmadığı gibi bir kavrayış gelişti. Twitter bunu daha da tırmandırıyor. İnsanlar sanki yanlış tweet yazmamış gibi davranabiliyorlar.”

Paulson, Twitter’ın kısalığının ve ‘anında’ oluşunun basın kuruluşuna doğruluktan taviz verme hakkını vermediğini düşünüyor. “İnsanlar omuz silkiyorlar ve yanlışların bu medya aracının doğasında olduğunu iddia ediyorlar. Bence makalelere uygulanan standartlar tweet’lere de uygulanmalı. Sonuçta bu da gazetecilik, sadece kısa ve öz bir gazetecilik.” Paulson bir haber kuruluşunun doğru habere olan bağlılığının tüm diğer kaygıların ötesinde olması gerektiğine inanıyor. “Sosyal medyanın gücünü ve cazibesini anlıyorum. Aynı zamanda haber kuruluşlarının, saygınlığı korumak adına içeriklerini kontrol etmeleri gerektiğini düşünüyorum.”

Popüler bir medya ve teknoloji blog’u olan GigaOm.com’ın kıdemli yazarlarından Methew Ingram ise haber kuruluşlarının sosyal medyaya eski standartları uygulanarak konunun özünü ıskaladıklarını düşünüyor. “Bence esas sorun, özellikle de Twitter’ı rakip gibi görmeleri ve muhabirlere Twitter’a flaş haber yazmamalarını söylemeleri. Bu haberleri gazeteye saklıyorlar. Bence bu konuya yanlış bir bakış açısı.” Ingram, “Sosyal medyadan faydalanmamak ya da onun elini kolunu bağlamak ya da gazetecilerinin sosyal medyanın avantajlarını kullanmasını engellemek gerçekten de öngörüden uzak bir bakış. Zaten engellenmiş olduğunuz bir yarışta kendinizi daha da engellemiş oluyorsunuz.” diye iddia ediyor.

BBC, kurallarıyla kendini Ingram’ın “sosyal medya karşıtı birlik” dediği cenahta bir yer kazanmış olsa da Ingram, bazı başka haber kuruluşlarının farklı bir yaklaşım içerisinde olduklarını da vurguluyor. Bunlardan biri BuzzFeed, uzun zamandır internette hızlıca popüler olan resim ve videoların kaynağı olarak biliniyor. Yakın zamanda siyaset haberlerine de başladı. BuzzFeed siyaset muhaberi Rosie Gray “Biz gerçekten Twitter’a ağırlık veren bir grubuz.” diye açıklıyor. Sosyal medyanın kendi operasyonlarına temelden dâhil olduğunu vurguluyor. BuzzFeed’in muhabirlerinin kendi kişisel tarzları olsa da Gray sosyal medyadaki yazıların editörün denetiminden geçmesi gerektiğini düşünmüyor. “Twitter’da flaş haberler geçiyor. Eğer daha uzun bir yazıyı hak ediyorsa o zaman o yazı yazılır.”

BuzzFeed’in siyaset muhabirleri on binlerce tweet yazıyorlar. Bunların çoğu seçim kampanyalarından geliyor. Editörleri eski blog’cu Ben Smith ise BuzzFeed için aklındaki vizyonun sosyal medya üzerinden örgütlenen bir habercilik olduğunu açıkladı. Ingram, BuzzFeed’in Twitter’a olan yaklaşımını övüyor: “Sonradan yapılacak bir iş daha gibi görmektense esas iş olarak görüyorlar. Twitter’ı anlamaya ve ondan faydalanmaya, nasıl çalıştığını bulmaya çalışıyorlar.”

Fakat köklü medya kuruluşları illa ki yeni medya kuruluşlarına göre bu yarışta daha kötü performans gösteriyorlar demek doğru olmaz. Washington Post’ta bir grup editör ve muhabir 1 Eylül’de yürürlüğe giren sosyal medya kurallarını yazdılar. Yazı işleri Müdür Yardımcısı Peter Perl, Post’un temel amacının muhabirlerinin özellikle ‘canlı’ haber gerektiren olaylarda en hızlı biçimde flaş haberleri girmelerini engellemekten kaçınmak olduğunu açıklıyor. “Bizim seçimimiz şu yönde oldu: Muhabirlerimizin haberleri hızlı ve dikkatli bir şekilde geçmelerini, onların önüne önceden geçilmesi gereken bariyerler koymaya tercih ettik.” Sosyal medyaya geçilecek yazılar en hızlı biçimde editörlerin elinden geçiyorlar.

Post’un inşa ettiği bu modele uyan haber kuruluşlarından bazıları, örneğin Milwaukee Journal Sentinel, Twitter’ı kendi otoritelerini artırmak için bir fırsat olarak görüyorlar. Journal Sentinel’in muhabirleri haberleri bir editörle paylaşmadan Twitter’da yayımlayabiliyorlar. Yazı İşleri Müdürü George Stanley bu politikanın şimdiye kadar büyük bir başarı sağladığını söylüyor: “Bizimki gibi bir haber kuruluşunda muhabirlerimizin bu kararları kendilerinin verebilmesini tercih ediyoruz. Biz kendi ilgi alanlarının merkezinde olmalarını istiyoruz. Bu da insanların güvendiği sosyal medya temsilcileri olmalarını da içeriyor.”

Stanley geçtiğimiz şubat ayında tecrübeli beysbol muhabiri Tom Haudricourt’un Milwaukee Brewers takımından Ryan Braun hakkında yazdığı bir yazıyı hatırlatıyor. Ryan Braun bir uyuşturucu testinin sonuçlarını temyize götürüp de davayı kazanan ilk büyük lig beysbol oyuncusu olmuştu. Haudricourt yazıyı internette geçen ilk kişi değildi ama Associated Press’in aksine yazıyı doğru girdi. Haudricourt’un tweet’i şöyleydi: “AP Braun’un temyizi kaybettiğini yazmış diye duydum. Bana inanın Braun kazandı.” Haudricourt’un Twitter’ı ele alış biçimi onun flaş haberler konusundaki güvenilirliğini kanıtlamış oldu. Stanley: “Biz en iyi muhabirlerimizden ne istiyorsak onu yapıyor. İlgi alanının tam merkezinde, bunu hem Twitter, hem kendi blog’u, hem de gazetede haber yapıyor.”

Fakat BBC’nin modelini kullanan haber kuruluşları da sosyal medyayı kullanıyorlar. Pennsylvania’da Pittsburgh Post-Gazette, Twitter ve diğer sosyal medya araçlarını gazetenin haber toplama araçlarına dâhil edebilmek için sosyal medya editörü kadrosunu kurdu. The Post-Gazette eskiden CNN International ve PBS “Newshour”da çalışmış olan Mila Sanina’yı işe aldı. Sanina işe girdikten hemen sonra Twitter’daki maharetleri gösterebildi. Muammer Kaddafi’nin ölümü haberinin ardından bir Pittsburgh sakininin amcasının Bingazi’deki geçiş dönemi hükümetiyle ilişkileri olduğu öğrendi. Sanina’nın açıklaması şöyle: “Bölgede muhabirimiz yoktu ve haber vermek istiyorduk. Sosyal medya bunu yapabilmemizi sağladı. Bu tür girişimlerin peşini bırakmıyoruz ve potansiyelin çok büyük olduğunu görüyoruz.”

Sanina, amacının mümkün olduğu kadar çok Post-Gazette muhabirini Twitter’da yazmasını sağlamak olduğunu söylese de, sosyal medyada bir kısım editör denetimine ihtiyaç olduğunu düşünüyor. “Eğer büyük bir flaş haber varsa önce editör okumalı sonra tweet olarak yazılmalı.” Bu politikayı Ken Paulson da onaylıyor. “Bu bana çok makul ve aynı zamanda da gazetecilik tarihiyle tutarlı geliyor. Bir yazı işlerinin muhabirlerine basın kuruluşunun bilgisi olmadan tweet yazmamalarını söylemesi doğru mu? Elbette doğru. Bir editör ‘senin yazını salı değil çarşamba günü gazeteye koyuyoruz’ diyorsa ve bu ne kadar doğruysa o da o kadar doğru.”

Paulson, diğer basın kuruluşlarının Washington Post’un izinden gideceğini düşünüyor. “Bence eğilim daha rahat davranmak yönünde olacak. Ama bunun bir belirleyeni de insanların ne kadar hata yapacağı. Eğer ben bir haber kuruluşunun editörü olsaydım, ben de kurallar koyardım. Ama aynı zamanda muhabirlerimi sosyal medyayı özgür bir biçimde kullanmaya da teşvik ederdim.”

American Journalism Review, 16 Mart 2012

Carl Straumsheim

Hakkında Hasan Yener

SM Haber Genel Yayın Yönetmeni SEO - Digital Pazarlama - Sosyal Medya Pazarlama iletisim@sosyalmedyahaber.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir