Pazar , 20 Eylül 2020

Kim Uğraşıyor Bu İnternetle Kim Kim Kim

Sosyal medya günlerdir internete getirilmesi düşünülen filtreleme tartışmalarıyla çalkalanıyor. Sözlükler ve twitterde gündemin baş maddesi 22 ağustos’ta bazı alan adlarına getirilmesi düşünülen filtreleme olayı. İnsanlar bu olaya haklı olarak tepkilerini bu tür platrofmlarda gösteriyorlar. Bu filtrelemenin mantıksızlığıyla ilgili Sosyal Medya Haber’de yayınlanan Sernur Yassıkaya’nın yazısı gayet aydınlatıcı. Bu yazının üstüne fazla söylenecek söz yok aslında.

Ben bu olayın bir de farklı bir boyutuna bakmak istiyorum. 27 Nisan’da Sosyal Medya Haber’de internetin muhtıra vermek için kullanılmasıyla ilgili bir yazı yazmıştım.  Bu yazıda da belirttiğim gibi insanlar interneti çok çeşitli amaçlar için kullanıyorlar ve internet dediğimiz şey de herkesin kullanım amacına uygun hizmet sağlayabilen bir araç. Yalnız bu araç öyle böyle bir araç ki çok istisnai durumlar haricinde sınırlama kabul etmeyen bir araç. Aslında sınırlandırılması ve kontrolü de çok zor bir araç.

Hepimiz biliyoruz geçtiğimiz senelerde youtube adlı video paylaşım sitesi mahkeme kararıyla engellenmişti. Siteye erişim engellenir engellenmez de insanlar bu siteye girmek için elli tane yol icat etmişlerdi. Beş yaşında çocuklar bile mahkemenin erişim yasağını kaldıracak yolu bulmuştu. Hiç unutmam ilkokula giden yeğenimin bilgisayarında youtube’a gayet rahat bir şekilde girilebildiğini görünce şaşırmıştım. Nasıl yaptığını sorduğumda da; “ondan kolay ne var be abi” cevabını almıştım.

Daha sonra bu yasağın saçmalığı o kadar aşikar hale geldi ki cumhurbaşkanı ve başbakan bile illegal yollardan youtube’a girebilindiğini söyledi.

Yani mahkeme bir karar verdi ve bu karar öyle bir karar oldu ki 7 yaşındaki ilkolul çocuğundan cumhurbaşkanına kadar herkesin alay ettiği bir engelleme girişimi oldu. Devletin verdiği bir karar alay konusu tehlikenin farkında mısınız?

İnternete sınırlama getirme yetkisi ellerinde olan kişilerin bu sınırlamayı getirirken iyi düşünmeleri gerekir. Düşünmelerinin yanı sıra da internetten anlayan kişiler olması gerekir. Eğer youtube’a erişimin engellenmesi kararını veren her kim ise bu yasağın bu kadar dalga geçilecek bir girişim olduğunu bilseydi bu engellemeyi gözünü kırpmadan yapabilir miydi? Eğer kafayı yemediyse sanmıyorum, yapamazdı.

Bugün Ekşi Sözlük’ün kurucusu Sedat Kapanoğlu (ssg) CNNTÜRK’te yaptığı konuşmada Ekşi Sözlük’ün kapanma emriyle ilgili yaptığı konuşmada öyle bir şey söyledi ki kabul edilebilir bir şey değil gerçekten. Kapanoğlu’nun avukatlarına; “google’da porno diye aratıyoruz çıkan sonuçların hepsini kapatıyoruz” diye bir açıklama yapmış. Bu hakikaten yenilir yutulur bir açıklama değil. Olaylara bu mantaliteden bakan insan internetin mantığını anlamamış demektir. İnternetin mantığını anlayamamış insanların internet sitelerini kapatmak gibi yetkisi olan bir kurumun başında olması bir devlet zaafıdır bence. Bu da devlet kurumlarına olan güveni sarsmaktadır.

Başta da söylediğim gibi internet insanların istediği amaca hizmet eden bir araç. Bu aracı kimisi muhtıra vermek için kullanır, kimisi de yemek tarifi almak için kullanır kimisi de bambaşka bir amaç için kullanır.  Eğer birileri toplum için zararlı olduğunu düşündüğü her siteyi kapatacaksa bu ülkeye verilmiş muhtıra hala TSK’nın internet sitesinde durmaktadır. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek diye bir suç varsa o bildiride bunun alâsı vardır ve bence işe oradan başlanmalıdır. Ancak görüyoruz ki bu yetkileri elinde bulunduranların derdi bambaşka.

Her ne kadar bu yasaklamaları filtrelemeleri getirenler niyetlerinin iyi olduklarını söyleseler de iyi niyetle yapılan her işin doğru olduğu anlamına gelmez. İnternetten gerçekten anlayan insanların bu yasaklamaların mantıksız ve de bir işe yaramayan yasaklamalar olduğunu bilirler. Bu yasaklamalar sayesinde insanlar gerçekten porno sitelerine giremeyecek, çocukların ve gençlerin zihinsel ve ruhsal yapılarını olumsuz yönde etkileyecek sitelere erişemeyecek olsa diyeceksin ki bir yerde iyi bir şeyler yapıyorlar. Ama öyle olmadığını azıcık internetten anlayan herkes bilir. Sonuç itibariyle internette bir alan adını yasaklarsanız veya sansür getirirseniz insanları sadece biraz uğraştırmış olursunuz hem de ülkeyi internetle uğraşan, sansürcü bir ülke pozisyonuna düşürmüş olursunuz. Ama sonuç itibariyle yine o yasaklanan siteler başka bir şekilde kesinlikle açılır. Youtube örneğinde olduğu gibi.

E o zaman bu yasaklamaları getirenler bu saçmalığın altına neden imza atıyorlar? Yoksa bu vatandaşlar internetten anlamıyorlar mı? Eğer internetten anlamıyorlarsa internetle ilgili hüküm verecek pozisyona neden getirilmişler?

Kim uğraşıyor bu internetle kim kim kim?

 

Not:Bu yazıdaki resim google görsellerden alınmıştır.

Hakkında yakupaydin

Köşe Yazarı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir