Cuma , 18 Eylül 2020

Kurdî Hîn Dibim ‘’Kürtçe Öğreniyorum’’

55 ekranda Kürtçe dersleri… Türkiye’ nin ilk özel Kürtçe kanalı Dünya Tv nin  “Kurdî Hîn Dibim” isimli programı izleyicilerine Kürtçe dersleri veriyor. Üstelik program sadece Doğu ve Güneydoğu’da değil, tüm Türkiye, hatta yurtdışında yayın yapıyor ve “yok sayılanı” fark ettiriyor.


Kimileri Kürtçe’nin bir dil,Kürtlerin ise bir millet olup olmadığını tartışa dursun, ülkemizde her geçen gün Kürtçe konusunda yeni, olumlu adımlar atılıyor. Osmanlı’dan devraldığı kültürler atlasını tek renge indirgeyerek birliği sağlayacağını zanneden Cumhuriyet sonrası hâkim zihniyet inkârla bir yere varmaya çalışsa da zaman hep aksini gösterdi. Çok değil birkaç yıl öncesine kadar Kürt ve Kürtçe denince takınılan tutum ile bugünkü arasındaki fark bunun en açık göstergesi. Devlet TRT Şeş adıyla kanal kuruyor, dil kursları açılıyor, seçim dönemlerinde anadilde propagandaya izin veriliyor… Söz konusu dönüşüme resmî organlar kadar destek veren özel gayretler de işin cabası. Geçen yıl yayın hayatına başlayan Dünya TV de zikredilen sürecin halkalarından biri. Ancak onu başta TRT Şeş ve diğer adımlardan farklı kılan bir özelliği var: Yapımcılığını ve sunuculuğunu Nezir Gümüş’ün üstlendiği “Kurdî Hîn Dibim- Kürtçe Öğreniyorum” isimli program. Adından da anlaşılacağı üzere Gümüş ve ekibi her Pazartesi 20 dakika süreyle Kürtçe gramere ve konuşmaya yönelik dersler veriyor.

“Kürtçe, uzun süre ihmal edilmiş, yasaklanmış bir dil. Bu da onu olumsuz etkilemiş. Maalesef tek kelime Kürtçe bilmeyen Kürtler var. Belli bölüm de yarım yamalak konuşabiliyor. Yani iyi konuşup, okuma yazma problemi çekmeyen Kürt sayısı az.” Yola çıkış gerekçelerini bu sözlerle izah eden Gümüş kendilerini tetikleyen bir başka hususa da şöyle işaret ediyor: “Bugün Türkiye’de Kürtlerin önemli kısmına hitap edecek Kürtçe eğitim programı bulunmuyor. Tüm bu eksiklikler ve yer yer seyircilerden gelen talep böyle bir yayının doğmasına vesile oldu.”

Her ne kadar Dünya TV Gaziantep merkezli bir kanal ise de www.kure.tv isimli portal sayesinde Türkiye’nin her yerinden ve yurtdışından da takip edilebiliyor. Kanalın zikredilen özelliği “Kurdî hîn dibim” ekibine farklı bir sorumluluk yüklüyor. “Programın neredeyse tüm dünyada yayınlanması ayrı bir zorluk ve en ufak yanlış ekranda sırıtır. Dolayısıyla ekip eleştiriye açık ve dikkatli gitmeye özen gösteriyor’’

Program Pazartesi asıl yayın Salı Perşembe ve Cuma tekrar olmak üzere haftada 4 kez Dünya Tv ekranlarında izleyiciyle buluşuyor. Ayrıca programı kaçıranlar ve yurt dışından izlemek isteyenlerse küretv internet sitesinden programı takip edebiliyor. Peki, akış nasıl?

Sistem yalnızca az bilen ve hiç bilmeyenlere değil başka anadile sahipken Kürtçe öğrenmek isteyenlere göre düzenlenmiş. Bu sebeple ilk derslerde Kürtçe kullanıma uygun Latin alfabesine ağırlık verilmiş. Kelime ve cümle anlamı basit gramer kuralları da ayrı bir öneme sahip. Yine yer yer ağız farklılıkları ve güzel söz ile deyişler de seyirciyle paylaşılıp programın izlenilirliği yüksek tutulmaya çalışılıyor. Konular işlenirken faydalanılan isimlerse Kürtçenin ve Kürt dilinin önemli edebî simaları: Melayê Cizîrî, Ehmedê Xanî, Feqîyê Teyran, Mela Huseynê Bateyî, Elîyê Herîrî. “Tabii bu güzide insanların yanında bir de meşhur olmamış, edebiyat çevrelerince bilinmeyen yazar ve şairler var ki bunların tanınması ve tanıtılması için de program zemin teşkil ediyor.”

Atılan adımlara dönük, “Böyle bir dil var mı ki bir şeylerden bahsediliyor?” sorusunda kendini gösteren mantığın ne yazık ki hâlâ kimi çevreleri etkisinde tuttuğuna dikkat çeken Gümüş, zikredilen bakışa itirazını şu cümlelerle yükseltiyor: “Bu söyleme en güzel cevap 11’inci yüzyıldan günümüze intikal eden yüzlerce divan ve diğer Kürtçe eserdir. Araştırma azlığına rağmen yaklaşık bin yıl önce yazılmış Kürtçe şiir kitapları var piyasada. Böyle zengin ve köklü bir dili kaybedersek yazık olur.” Gelelim Salı, Perşembe ve Cuma tekrarı seyirciyle buluşan programın hazırlık aşamasındaki güçlüklere ve içeriğe dönük tepkilere…

Türkiye’deki ciddi Kürtçe eğitimi sıkıntısı, güçlükler sıralamasının tepesinde. Yine Türk Dil Kurumu (TDK) benzeri bir kurumun yokluğu, bazı konularda birliği engelliyor. Çünkü birinin koyduğu kuralı başkası kabul etmeyebiliyor.Gelişen teknolojiyle birlikte dünya dil literatürüne yeni giren kelimeler Kürtçe bir dil kurumu olmadığı için aynen alınıyor, yerine karşılık bir kelime türetilemiyor. Kimi zaman da Türkçe’den alınıyor. Çoğu Kürt yazar ve aydının yurtdışında ikameti de ayrı bir dert. Yani dil tek merkezden yönlendirilip geliştirilmiyor. Evvelinde misal teşkil edecek bir program bulunmaması ise kendine yönelik, eksik görme ve düzeltme sürecini sağlıklı işletmiyor. Fakat öğretmeninden belediye başkanına, doktorundan öğrencisine geniş bir yelpazeden alınan olumlu geri bildirimlere sevinen Nezir Gümüş, “İnsanlar ilgili. Ya programı takip ediyor veya derslere iştirak talebinde bulunuyor. Hatta kimileri bunu bir kurs zannetmiş ki bayağı bir kayıt talebi aldık. Bu da bizi şevklendiriyor.” Diyerek duygularını ifade ediyor.

Dil meselesindeki zorluklardan biri de ağız farklılıkları. “Kurdî Hîn Dibim” ekibi bu noktada Türkiye Kürtleri arasında yaygın Kurmanci lehçesini esas alıyor. Zaten şimdilik diğerleriyle ilgili bir çalışma zor gözüküyor: “Kürtlerin büyük kısmı, Türkiye’dekilerin de neredeyse tamamı bu lehçeyi konuşuyor. Ayrıca Kürt Edebiyat Tarihi’ne bakınca edebî ve ilmî eserler ekseri Kurmanci yazılmış.” Bunun yurtdışı izleyiciye etkisine gelince… Gümüş bu konuda “Türkiye’deki izleyici kitlemiz ağırlıklı olarak Doğu’dan. Ancak Suriye’deki Kürtler ile aynı lehçe konuşulur. Mesela Qamişlo Kürtlerinin Nusaybin’dekilerden konuşma yönüyle farkı yok. İran kapalı bir toplum. Bu sebeple fazla geri dönüşüm alamıyoruz. Lakin orada bir televizyonda çalışan yapımcı arkadaş aradı, kanalın bölgede çok izlendiğini ve dil itibarıyla da anlaşılma problemi yaşanmadığını söyledi.”

Kimi kesimlerin Kürtçe söz konusu edildiğinde ‘ayrılık veya ayrılıkçı’ kavramlarını öne sürüp eleştiri okları fırlattığını, buna kendilerinin de muhatap olabileceğini hatırlatan program yapımcısı Nezir Gümüş’ün bu eleştirilere cevabı ise şöyle “Program sıradan bir kişinin kendi başına rastgele aldığı kararla doğmuş değil. Türkiye’nin ve bölgenin hassasiyetlerini iyi bilen bir kadronun ortak fikri. Kaldı ki ülke kısa bir sürede uzun mesafe katetti. Birkaç yıl öncesine kadar Kürtçenin dil, Kürtlerin de millet olup olmadığı tartışılıyordu. Ama resmî kurslar, devlet televizyonunda kanal açılıyor, özel Kürtçe televizyonlara izin veriliyor. Bunlar önemli adımlar. Ve bu bazı korku ve endişeleri boşa çıkardı. Kürtçe televizyon açılırsa devlet bölünür fikrini insanlar kuruntu olarak görüyor artık. Türkiye’nin ufku genişledi. Kürtçe bilmeyen birçok vatandaşımızın da kanalımızı izlediğini biliyoruz. Bazıları gerçekten Kürtçe öğrenmek istiyor.”

Hakkında Turgay Candan

İletişim Öğrencisi / Kurgu-Montaj İşçisi / Şeyhinin Talebesi

One comment

  1. ALLAH YAR AYRDIMCINIZ OLSUN GERÇEKTEN ÇOK GÜZEL BİR ÇALIŞAM EMEĞİ GEÇENLEREDE VE DÜNYA TV BÜNYESİNDE ÇALIŞMAKDA OLAN EMEKDARLARA ÇOK TEŞEKÜRLERİMİ İLETİR SAYGILAR VE HÜRMETLER DİLİYORUM….. SERKEFTİN BIRASTİ EV GELEG BI GIRINGE MIROF WEKTA DIBIZE…EW GELEG TIŞDEKİ XEŞE U TEKOŞİNAVEDA XEBATE VEDA SERKEFTIN DUXAZIM HEVİDARIM JI XWEDA KURD TURK U ÇIKAZ Vİ MEMLEKEDEDA ZIMANE RENGİN HEYE XWEDA SERFIRAZ BIKE BI YEKİTİYDA BIRATİYDA…SILAVU U DUA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir