Cumartesi , 26 Eylül 2020

Leyla ile Mecnun Fırtınası

Yıllarca yerli diziler yersiz uzun diye sitcom da sitcom diye tepemizde böğürdüler, gene de bir şey veremediler. Türk dizisi deyince aklımıza iki üç dizi isminden fazlası gelmiyordu.

Biz ergendik, gençtik, yetişkindik, ihtiyardık.. hepimiz tv başına geçip saatlerce dizi izlemek istiyorduk. azıcık keyif almak için komşuları toplayıp dizi gecesi yapıyorduk ama bir türlü tatmin olamıyorduk. bir şeyler eksikti.. patlamış mısır sandık; abandık mısıra, tavuklar aç kaldı. Neler yapmadık ki iki gıdım dizi keyfi için.

Sonra bir şey oldu abi. baktık ki olmuyor; yapamıyoruz türk dizileriyle.. bizimkilerde iş yok. peh!

Lost dedik, tek oturuşta iki sezon devirdik. yetmedi. tatmin olmadık. gossip girl diyecektik ki ‘müslümanız lan. kafamıza tüküriyim böyle dizi izlenir mi’ dedik chuck’a dadandık. yetmedi, yettiremedik. çıplak vatandaş misali dökülmek istedik sokaklara. onlarca yabancı diziyi devirdik. tabii kayıplarımız oldu. bazı arkadaşları kaybettik. cnbc-e başında ağzından salyalar akar halde bulduğumuz onlarca kişi oldu. merlin sandılar kendilerini. yok hacı. bir şey hep eksikti.

Bir şeyler hep eksikti.

Hani nasıl desek; biz öyle bir şey istiyorduk ki…

Hani böyle hem yerli olacak, hem yabancı tadında ve kalitesinde olacak.
hani böyle çok güldürecekti. ama manyak böyle. izleyince dert tasa kalmayacak kadar keyif verecek ve güldürecekti, öyle bi dizi olucaktı.

Hani böyle hem espriler aile seviyesinde olacak, hem de ergeninden bunağına herkesi koparacak kalitede olacaktı. haa kalite dedikse artık ufacık veletlerin bile gülmediği klasik laflar olmayacaktı. her bölüm kendini güncelleyecekti. yardıracaktı böyle koparacaktı. ortalığın ağzına tükürecek bir dizi lazımdı bize.

Hani böyle her kesimin klasik sosyal dertleri, tasaları, zorlukları olacaktı; olmalıydı. hepsinden bahsetmeliydi. sosyal mesaj da vermeliydi. gerektiğinde ahmet mithat efendi gibi ders vermeliydi de. eli sopalı olmalıydı.

Hani böyle bir yandan manyaklık derecesinde güldürmeli, bir yandan da ‘vay kafana tüküriyim, yeminlen doğru söylüyo layn’ dedirtmeliydi.

Hani böyle oyuncusu, tipiyle hareketiyle role, karaktere cuks diye oturmalıydı. abi oyunculuk mevzuunu demiyorum bile. öyle bir oyunculuk olmalıydı ki aman ya rabbim; izleyen hayran kalmalıydı. hatta komple tipsiz olmasına rağmen oyuncu kadrosunun bütün erkeklerinin peşinde liseli ergen kızlar koşmalıydı.

Ama herkes de bahsetmemeliydi bu diziden, geri zekalılar anlamamalıydı zira.

hani böyle, hani böyle, hani böyle…

Derken umutlarımızın tükendiği zamanların birinde…
…onur ünlü yapımı dediler…
…ali atay varmış dediler…
…izleyek mi la dediler.

Sonra baktık;

Bütün eksiğimiz tamamlanmıştı. aranan kan bulunmuştu. senaristinden çaycısına kadar hayran olmamıza, hatta kıskanmamıza sebep olacak bir dizi yayına girmişti.

Birdenbire hayatımızın merkezi oluvermişti. manitalar artık sinemaya götürülmüyordu. cnbc-e, iflas bayrağını çekmek üzereydi. kundaktakinden alzheimer’lısına alayımız ekrana kurulur olduk.

Gülümsedik. övemedik. dövemedik. sövemedik. sadece gülümsedik.

‘Senin ağzının söylediğiyle kulağının duyduğunun tuttuğunu…’ ritüel lafımız oldu. İsmail abi idolümüz, mecnun kardeşimiz, leyla yengemiz, iskender babamız, pakize annemiz, erdal bakkalımız, yavuz hırsızımız (o aslında harbiden öyle bi adam değil) oldu. görme engelli zeynep’imiz, neşe kaynağımız oldu. arda bile canımız oldu yeminlen.

Ardanın babasını görmeden sevdik. evet evet, biz onu görmeden sevdik. ‘görmeden sevilir mi?’ demeyin. Hiç görmediğimiz halde varlığından emin olup sevdiklerimiz düşünün. demek ki olabiliyormuş.

Son söz:

aranan kan bulunmuştu.
aranan einstein bulunmuştu.

son sözün özü:

biz öyle bi adam mıyız?

son sözün özünün haşiyesi:

laaaapps!

Hakkında Selçuk Kalender

Sınıf öğretmeni aday adayı. Çerkezköy Haber Gazetesi'nde, aylardır yazmasa da bir köşesi var. İhl sözlük yazarı. Karanlıktan korkuyor. Kemalist değil. İnsanlığın çiğ köfteye yeterince önem vermediğinden şikayetçi. Şükretmeyi ve dua etmeyi seviyor. Tam bir muhalif. Müslüman olduğunu sanıyor. Sarhoş denebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir