Cuma , 25 Eylül 2020

Medya Yeni, Orostopolluk* Kavi

*Orostopolluk: Dalavare, hinlik, kurnazlık, kurnazca yapılan iş.

 

                Saman kağıt üstünde kalem oynatanların, klişeleri taşıyan işçilerin gözünün yaşına bakmadığı zamanlarda, toplumu, toplulukları, toplam aklı, barındırdığı en aptal adamın aklına eşit olan kalabalıkları lince, yağmaya, zulme, hakarete, işkenceye sevk eder ya da maruz bırakırdı, şimdilerde adı “geleneksel”e çıkmış olan kocamış medya.

Bir kalem oynatır, bir ikinci baskı yapar, bir manşetten görürdü ki medya esnafı, izini çıkarmak, izli kalanın cesaret edemeyeceği kadar zor, meşakkatli ve uzun bir uğraş olurdu: Dört yüz onbir kişi kaosa evet demiş, bir adam, o gün düğünü olduğu halde Uğur Mumcu’yu katketmiş olurdu misâl. Elinde bidonla vaka yerinde bulunan adam, 33 kişinin katili, başörtüsüyle meclise giren bi’ kadın, rejimin baş düşmanı ilan edilirdi. Sonra anlat ki dinletesin, didin ki hak yerini bulsun. En yenisinin üstünden 10 yıl geçti, izler hâlâ taze, çamur atıcılar fazla uzakta değil. Çoğu kılık değiştirdi, liberal oldu, muhafazakâr oldu, hürriyet kumkuması, eşitlik pervânesi oldu, yerseniz tabii.

Geleneksel medya, tam orada, tüm pisliğiyle dururken, hızıyla ona nal toplatan, aksiyonu da reaksiyonu da iki klavye hamlesine bakan yepyeni bi’ medya düşüverdi gökten zembille. Mesele daha Myspace’e bile gider de zorlasak, istinat duvarını diken Facebook, üstüne kallavi katı çıkan da Twitter oldu, haklarını yemeyelim. Kişisel bloglarda her gün kat çıktılar bu sevimsiz, çirkin, izinsiz ve mütemadiyen büyüyecek olan yapıda. Önceleri, terazi tek kefesinin ağırlığı üzerinde bel büker, aktif, reaktifi tanımazken, şimdi ortada ne terazi kaldı, ne kefe, ne denge!

Yalan haber, kelebek misâl. Ömrü 24 saati geçmeyen asparagaslar var.

Adaptasyonu şapka çıkarılacak kadar hızlı olan orostopollar, klavye başı antileri uyanana kadar türlü dolap çevirdiler. Can Bonomo’yu Eurovision’da yarışmaktan vazgeçiren zararsızı da oldu, başka bi’ sebepten ölen genç bi’ kızı, tecavüz mağduru olarak etiketleyip can yakanı da. Adamlar  öldürdüler bi’ “like”, bi’ “retweet”, bi’ “@TeşvikiyeCamii” ile.

Şöyle bi’ yararı da oldu bu medyanın; hakkını aramak cesaretinden mahrum, sokaklara dökülüp, boğaz patlatamayanlar, şimdi, dijital örgütlerinde kademe sahibi oldular. Yağmasalar da gürlüyorlar, sağolsunlar.

Bu medya, daha çok taş sökecek yerinden, daha çok hamlekâr güruhlar yaratacak, vaziyetten nemalanma kabiliyeti  yüksek. Siz siz olun, hükmünüzü parolanızdan kuvvetli tutun.

Kaosun teorisyeni, sosyal medyayı öngörmüş müydü acep, aklıma takıldı bak…

 

 

Hakkında Emrah Demir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir