Perşembe , 24 Eylül 2020

Öğrenci Affı! Kim Kimi Affetmiş?

Af kelimesi 148 bin 584 civarından kişi farklı bir anlam taşıdı bu sene. Öğrenci affından yararlanarak eğitim hayatına geri dönen 148 bin 584 kişi. Neden okulu bıraktıklarına dair net bir bilgi yok . Ama büyük bir bölümünün başörtüsü nedeni ile eğitim hakkı elinden alınan kişiler olduğu bir gerçek.

Kimisi içinde ukde kalan bir yanını tamamlama heyecanına kapıldı. Kimisi çocuğu nereye bırakırım ya da işten nasıl izin alabilirim endişesinde. Kimisi de bu saatten sonra okusam ne olacak okumasam ne olacak bezginliğinde.. Hadi Bismillah diye yola çıkanları da bilgi alma, öğrenci işleri ile mücadele, bulundukları şehirden uzak yerlerdeki okula ulaşım  gibi zorluklar bekliyordu tabi. Başvurular yapıldı kayıtlar alındı okullara gidildi. Bir zamanlar iyelik eki ile ifade ettikleri okul şimdilerde başkalarına aitti. İyelik ekini önce birileri koparmış, şimdi birileri iade etmişti ama olmuyordu işte. Devrik cümleleri yeniden kurmak zordu. Özneler yüklemler değişmişti. Tanıdık bir öğretmen bir memur bir görevli görmek su serpiyordu gönüllere. Hele ki “oo hoş geldin ” karşılamasına muhattab olabilmek büyük bir nimetti affedilmiş öğrenci için. İntibak işlemleri ile belirlenen ders programına intibakı kolay olmadı tabi. Şimdi bunlara nasıl çalışacağım düşüncesi telaşı alıvermişti ilk anki heyecanın yerini. Hocalarla konuşulmuş devamsızlık sorunu ile ilgili çözümler bulunmaya çalışmış herkes kendi şartlarına göre alternatifler oluşturmaya başlamıştı. İşte bir kısmı bu aşamalarda affedilmişlik hakkını kullanamayacağını düşündü ve geri döndü mahallesine. Kimisi de alınmış hakkın iadesine sıkı sıkı sarıldı.

Veee ilk ders, bu ilk dersi tanımlamak öyle zordu ki. Hiç bir ilk ders duygusuna benzemiyordu. Görmüş geçirmiş bir ilk ders öğrencisiydi sıralar ile buluşan. Ne yapacağını bilen ama nasıl yapacağını bilmeyen. Etrafına baktı , sınıf arkadaşları küçücük görünüyordu. Kendisi de bu kadar küçük müydü?  Belki en zor duygu buydu . Şimdi diğerlerinin küçüklüğünün farkına vararak kendini yaşlı hissetmişti. Dersi dinledi. Gözünün önünden kendi anıları hatıraları arkadaşları geçiyordu. Onlarında yanında olmasını çok istedi. Yabancılık hissi acı veriyordu çünkü. Bakışların üzerinde olduğunun da farkındaydı. Bu da kim, nereden çıktı hatta veli mi yoksa diye düşünenler bile vardı mutlaka.

Bir kaç kişi ile tanıştı aftan geldiğini söyledi. Sınıf arkadaşlarının sıcaklığı, samimiyeti bir parça daha rahatlatmıştı. Ders notlarını almak için anlaştılar. Affedilen öğrenci de onlara yardımcı olmaya çalıştı. Farkında olmadan okul zamanlarının kıymetini ve ehemmiyetini anlatmaya da başlamıştı.

Vizeler gelip çatmıştı işte ürkek ve endişeli çalıştı derslerini. Şehirlerarası yollarda tekrar etti. Sonra  şehir içi minibüse bindi. Bir öğrenci diye uzatamadı ücreti. Normal ödedi. Okula erken gidip sınıf arkadaşlarına sorular sordu. Ne kadar heyecanlıydılar. Kendisi de heyecanlıydı ama galiba duygularını kontrol etmeyi öğrenmişti. Hayatın kendine öğrettiklerini görmüş oluyordu böylece. Hayırlısı bak faydaları bile oluyor diye düşündü.

Vizeye girdiği ilk dakikalarda film şeridi kaldığı yerden devam ediyordu. Sonrasında sorulara baktı sevindi , biliyordu. Bizim zamanımızda daha mı zordu  sorusunu sormadan edemedi. Test usulu olmuştu sınavlar. Cevapları biliyordu. Yeniden umutlandı. Evet dedi bitirebilirim geç de olsa diplomamı alabilirim. Belki hiç bir işe yaramayacak artık ama en azından ailemi sevindiririm.

Şehirler arası otobüsle evine dönerken yorgundu oluyordu.  Kendi bekleyen ihmal ettiği işlerini düşünüyordu. Geçmiş ile gelecek arasında bir yolculuk yapıyordu sanki.

Affedilmişti ama acaba kendisine yapılanları o affedebilecek miydi?

 

Hakkında Pınar Boran

Sosyal Medya Danışmanı, USMED Yönetim Kurulu Üyesi

2 comments

  1. Gecmis ile gelecek arasinda yolculuk . Hem zor hem guzel olsa gerek.. hayirli yolculuklar ..

  2. Pek çok kişinin duygularına tercüman olduğunuz için teşekkür ederiz Pınar Hanım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir