Perşembe , 1 Ekim 2020

Prof. Dr. Osman Özsoy Yazdı: “twitter’da oltaya gelmek”

Yaklaşık 2 ay önce, “Açık istihbaratın yeni gözdesi Twitter…” başlıklı bir yazı kaleme almıştık.

Yazıda altını çizdiğimiz hususları teyit eder mahiyetteki farklı içerikte oldukça çarpıcı bir yazıyı, geçtiğimiz günlerde Sabah gazetesinden Ferhat Ünlü kaleme aldı.

Ferhat Ünlü yazısının hemen girişinde, “Twitter başta olmak üzere, sosyal medya sitelerinde istihbarat ve istihbarata karşı koyma faaliyeti yürüten gizli servisler var. Hatta Mossad, bunun için özel ekip kurmuş” diyor.

Neticede, medyada çıkan yazıların hepsini değil okuyucuların, mesleği gazetecilik olan arkadaşların bile tamamını görme imkanı yok. Bizler de ilgi çekici bir haber ya da yoruma denk geldiğimizde, gözden kaçmasın diye birbirimizi haberdar ediyoruz. Hatta okuyucularımızdan da bu yönde büyük destek görüyoruz.

Konunun sosyal ağları kullanan herkesi ilgilendiren bir yönü olunca, dikkatinden kaçan okuyucularımız için Ferhat Ünlü’nün yazısından kısa bir alıntı yapmak istiyorum. Ola ki, en azından 1-2 okuyucumuzun istifadesine katkı sağlamış olur.

Ferhat Ünlü, “İsrail’in Twıtter Operasyonu” ara başlıklı satırlarında şu noktaların altını çiziyor:

“Bir açık istihbarat kaynağı olan sosyal medyanın gizli servislerin ilgisini çekmemesi elbette beklenemez. ABD haber alma teşkilatı CIA’in geçtiğimiz yıl itibariyle günde 5 milyon tweeti izlediği biliniyor. Yeni ve kayda değer bilgi şu: İsrail gizli servisi Mossad, Twitter’ı yalnızca pasif izleyici konumundaki sahte (fake) hesaplar üzerinden bir istihbarat kaynağı olarak kullanmanın ötesine geçmiş ve bu platformu bir operasyon sahasına dönüştürmüş.

Mossad’ın hâlihazırda yürüyen Twitter operasyonunun iki ayağı var. Bunlardan ilki İsrail’in dış politik çıkarlarına aykırı ya da anti-semitik mahiyette haber ve yorumlar yazan sosyal medya kullanıcılarını kuşatma. Bu kuşatma, ‘sanal büyükelçi’ ya da ‘sanal şövalye’ adı verilen istihbaratçılar tarafından yapılıyor. Algısı değiştirilmek ya da kontrol altına alınmak istenen hedef, erkekse ‘motive’ olabileceği düşüncesiyle güzel bir kadın tarafından takibe alınıyor. (Hedef kadınsa bunun tersi de geçerli olabiliyor.) Önce ‘mention’larla (Hesap sahibinden söz etme) hedefin dikkati çekiliyor. Sonra kurulan sanal sosyal ilişkiyle mümkünse kullanıcının algısı değiştirilmeye çalışılıyor. Hedef çok önemliyse ve sosyal medyada sonuç alınamadıysa ‘sanal büyükelçi’, sosyal ilişkiyi arkadaşlık ya da partnerlik gibi daha ileri aşamalara götürmekle yükümlü. Bu birinci faaliyet, daha çok ‘sanal kontrespiyonaj’ (istihbarata karşı koyma) mahiyetinde.

Bir de espiyonaj faaliyetleri var. Bu faaliyetler kapsamında da hedef ülke (Türkiye) ile ilgili iç meseleleri (Kürt sorunu gibi) sosyal medya gündeminde tutma görevini üstlenmiş kişiler tarafından hesaplar açılıyor ve propaganda faaliyeti yürütülüyor. …Elbette bu hesap sahiplerinin Mossad bağlantılı olduğunu ispatlamak mümkün değil. Bağlantı olsa bile İsrail’in bir üniversite bünyesinde kurduğu sosyal medya bölümü üzerinden yürüttüğü bu operasyonlar, ustaca maskelenmiş durumda.

Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) bu tür hesapları yakın takibe aldığı yönünde bilgiler var. Emniyet’in istihbarat ve terör birimlerinin de özellikle KCK operasyonları ve PKK’yla mücadele konularında tweetler atan bazı hesap sahiplerini izlediği belirtiliyor.”

Ferhat Ünlü’nün birbirinden çarpıcı örnekler verdiği yazısı uzayıp gidiyor.

Ayaklarını uzatmış, oturdukları yerden izliyorlar…

İnsanlar nedense önemli bir tarihi gerçekliği unutmuş görünüyorlar.

İnternetin kullanımından önce istihbaratın yüzde 80’i açık istihbarat, yüzde 20’si gizli istihbarattı.

Adı üzerinde; Açık istihbarat.

Yazılı, basılı, sesli, görüntülü herşey açık istihbaratın kapsama alanında.

Kimi konularda ne düşündüğümüzü öğrenmeleri için peşimize hafiye taklamalarına gerek yok artık. Yazıp çizdiklerimiz, konuştuklarımız zaten kayıt altında. Bunlar zaten biliniyor.

Bugüne kadar bilmedikleri ise, 2 kişi arasında kalacak şekilde birbirimize yazdıklarımız veya söylediklerimizdi. İstihbarat elemanlarının bu tür bilgileri elde etmesi için aşırı güven sağlayıp birinin dibine kadar sokulması ile bu ancak mümkündü. Bu da oldukça riskliydi.

İletişim teknolojisi çok gelişti. Artık ortam dinlemeleri çok kolaylıkla yapılabiliyor. Genelkurmay Başkanının en mahrem toplantılarda yaptığı konuşmalar bile dışarıya rahatlıkla sızdırılabiliyor.

Kullandığınız cep telefonları birer verici yansıtıcı durumunda.  Telefonunuz yanınızda olduğu sürece kapalı bile olsa arzu edenler ortamınızı dinleyebiliyor.

Sosyal ağlara yüklenen milyarlarca resim sosyal hayatımızı…

Cep telefonunda kayıtlı olan numaralar iletişim halinde olduğumuz kişileri…

E-posta adresimizdeki rehber listesi de, e-mail ile temas kurduğumuz sosyal çevremizi ele veriyor.

Biz sildiğimizde bir daha göremesek de, e-mail hizmetini hangi adresten alıyorsak orada bunlar tutulabiliyor.

Cep telefonu, bilgisayar gibi elektronik ortama girdiğiniz herşey siz silseniz de gerçekte yok olmuyor. Herhangi bir nedenle emniyet birimlerince sorgulanmanız gerektiğinde önce evinizdeki, işyerinizdeki bilgisayarı götürmelerinin bir nedeni de bu.

Önce Facebook salgını sarmıştı internet kullanıcılarını, şimdilerde revaçta olansa Twitter…

Makamına, konumuna, birikimine önem verdiğim insanlar Twitter’da öyle şeyleri yazıp çizip paylaşıyorlar ki, bu insanların açık istihbarat denilen olgudan haberleri var mı, yok mu merak ediyorum.

Artık öyle bir zamandayız ki, yazıp çizdikleriniz itibariyle paylaştığımız kadar değil, paylaşmadığımız kadar değerliyiz.

Demokrasinin şeffaflık rejimi olduğu doğrudur. Ama şeffaflığın herşeyin ortaya dökülmesi şeklinde algılanması yanlıştır.

Bu gidişle herşeyi kendi ellerimizle yazıp önlerine koyduğumuz gizli servis çalışanları pek bir tembelliğe alışacaklar.

Az frene basmalı diye düşünüyorum. O kadar kolay oltaya gelmemek lazım.

kaynak: haber7

Hakkında Hasan Yener

SM Haber Genel Yayın Yönetmeni SEO - Digital Pazarlama - Sosyal Medya Pazarlama iletisim@sosyalmedyahaber.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir