Çarşamba , 23 Eylül 2020

Sevgili Kullanıcı Sosyal Medyanın Biriciği Bu Satırlar Sana!

Az önce elindeki internete bağlanma teknolojisiyle bu yazıyı okumak yönünde tercihte bulundun ve bu satırlara uzandın. Şimdi benim anlattıklarımı okuyacak, okuduğun süreç içerisinde düşüncelerini yoğuracak ve sonrasında yazdıklarıma katılacak ya da yazdıklarımı reddedeceksin. Karşılıklı duygusal ve fikirsel tartışmamız senin aklında yarattığın izlenimlerle devam edecek. Şayet bu yazıyı 15 sene önce yazmış olsaydım senin yazdıklarıma yanıt verebilme ya da benim yazdıklarıma karşı tepkiler alabilme olanağım olmayacaktı. İşte bugün ki yazımızın var olma sebebi internet teknolojisinin karşılıklı etkileşimi sağlayan süreci başlatmasıdır. Bir başka değişle web 2 sürecidir. Şimdi sevgili okur seninle muhabbete biraz ara vermeliyiz. Merak etme devam edeceğiz…

Karşılıklı etkileşim araçlarının internet üzerinde kullanılmasına başlanmasından beri medyada bir devrim yaşandığı söylenebilir. Yeni medya olarak adlandırılan Sosyal Medya,  gerek Sosyal Medya Araçlarının kullanılması yönüyle içeriği tamamıyla katılımcı ya da üye olan kişiler tarafından kontrolsüz bir biçimde oluşturulan bir boyutla karşımıza çıkmakla beraber aynı zamanda Medya kanallarının web siteleri aracılığıyla var olmaya başlamıştır. Bu sebeple alışılagelmiş geleneksel Medya, teknolojinin sunduğu bu olanaklar dahilinde müşterisi olan okuyucularına rakip olmaya çalışmaktadır. Bunun dışında Bloglar ve sözlükler ve kullanıcı tarafından içerik üretilebilen her şey sosyal medya kavramıyla doğru ya da yanlış bilgiyi, siyasi yada duygusal düşünceleri kapsayan her şeyi sürecin içine dahil etmiştir. Bugün internet kullanıcılarının çok büyük bir bölümü bir sosyal ağa üye olmakla birlikte bir içeriğin amatör olarak yöneticisi konumuna gelmiştir. Hem içerik yöneten hem de duygu ve düşüncelerine ortaklar arayan kullanıcılar, bazen hak kavramlarının yanına taraf oldukları duygu ve düşünceleri ekleyerek kamuoyu oluşturmakta etkin rol oynamaya başlamışlardır. Bu yönüyle kullanıcılar şirketler, siyasiler, yazarlar, sanatçılar kısacası tanınmış kişiler tarafından tehdit olarak algılanmaya başlanmıştır. İnternet kendi meşhurlarını çıkarmaya hatta kendi yazarlarını geleneksel medya içinde var olmaya başlatan nitelikte bir güç olmaya başlamıştır. Geleneksel medyada itibar sahibi olanlar içinse Sosyal Medya mecralarında olmak hem bir fırsat hem de bir tehdit olmuştur. Bu sebeple hemen hemen her kesimden kişiler bugün itibar yönetimlerinde yeni bir pencere açma zorunluluğu hissetmektedir. Bu zorunluluk Sosyal Medya yönetimi için Ajanslar ve Sosyal Medya Uzmanlarıyla çalışma zorunluluğunu da beraberinde getirmektedir.

İnternetin başkalaştırdığı Dünya Globalleşme değerlerini yaygınlaştırdığı gibi yerel değerleri de Dünyanın diğer ucuna taşımıştır. Hatta 5 yıl öncesine kadar Globalleşmeyi konuşan insanlar Web 2 süreciyle birlikte artık çok fazla tartışılacağı düşünülen konudan uzaklaşarak Yeni Dünya düzeninde yer almaya başlamışlardır. İnternet belki de Dünyanın geleceğine yön veren en büyük buluş olma niteliğindedir fakat Web 2 süreci sanki bambaşka bir icat gibi var olmuş ve dinamikleri değiştirmiştir. Bugün temsili Demokrasiden Katılımcı Demokrasiye geçiş süreci olabilecek bir gelecekten konuşabilmek mümkün olmaya başlamıştır. Hatta web 2 sürecinin en büyük araçları olan Sosyal Medya Mecraları mevcut Hükümetlerce ‘’Anarşist ‘’ olarak eylemlerin başını çeken söylemlerin paylaşılıp yorumlanmasını sağlayıp 30-40 yıllık İktidarların yıkımına yol açabilecek niteliğiyle siyasetin en büyük aktörlerinden biri olmuştur. Sosyal Medya, Şirketleri ve Dünya ölçeğinde Holdingleri yüceltip, batırabilecek ekonomik anlamda bir arena olarak rol oynamaya başlamıştır. Önemli miktarda yatırımları bünyesine çeken Sosyal Ağlar, artık yaşamın içine giren ve başarının var olmasını ve sürdürebilmesini sağlayan elzem niteliktedir. Sosyal Medya ve İnternetin gücüne ve önemine değinebileceğimiz daha yüzlerce örnek verebiliriz. Bugün gelinen nokta da artık alana adapte olmaya çalışan insanlar, gelecekte ne olacağını tartışmaya başlamışlardır. İnternetle birlikte hayatımıza giren yenilikler ve Sosyal Medyanın oluşturduğu yeni dinamikler,  Fütüristlerce son dönemde en çok tartışılan ve ön görüde bulunulan konu olmuştur. Bu yönüyle teoriler ortaya koymak ve teorilere karşı fikir geliştirmek geniş çevrelerin ilgi odağındadır. Gelecekte yani Web 3 süreci ve sonrasında neler olacağını tahmin etmek üç aşağı beş yukarı mümkün olsa da bunu test edebilecek bir laboratuvara sahip olmadığımızdan süreç sürprizlere gebe olacaktır. Şimdi gelecekle ilgili ön görüleri aklımızda barındırırken var olan Dünyada nasıl yer alacağımızı düşünmeye başladık. Başkalaşan yaşamlarımıza alışırken bu dönemin şartlarıyla yetişen kuşaklar oluşmaya başladı bile. Daha serbest ve daha sosyal bir çevre, küçülmüş bir Dünya da var olan nesillerin neler yaşayacaklar. Yaşayarak öğreneceğiz.

 

Sevgili okuyucu şimdi sana verdiğim sözü tutma zamanı. Nihayet yazımızın sonuna geldik ve şimdi sen beni okuduğun ekranın kontrolünü bir başka yere yönlendireceksin ve belki de bu içerikten bir başka düşünceyle başka bir içerik üreteceksin,  yani web 2 sürecine bambaşka cümlelerle dahil olacaksın. Dünyayı değiştirebilmenin bir kum tanesi olabildiğimiz İnternet aleminde bol şanslar…

Hakkında Yalın Budak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir