Salı , 22 Eylül 2020

Sizin “Niş”iniz Gücünüz Yok Mu?

Niş”, Fransızca bir kelimenin Türkçeye uyarlanmış halidir. Alanı ve anlamları çeşitli olsa da burada, sadece “odaklı ve tanımlı bir faaliyet alanı” olma yönüyle bu kelimeyi kullanıyorum.

Dünyada NİŞ pazarların ve dolayısıyla NİŞ konuların artan bir cazibesi hüküm sürüyor ve anlaşılan o ki bu saatten sonra bu noktadan geriye dönüş yok.

Hangi alanda faaliyetinizi sürdürürseniz sürdürün,  başarı aslında bir NİŞ’i keşfetmekle başlıyor. Bir diğer ifadeyle ne yapacağınızı ve kime hitap edeceğinizi çok iyi belirlemek gerekiyor.

Diyelim ki, kalemlere merakınız var… Peki;

Hangi kalemlere?

Kurşun kalemlere…

Ne tür kurşun kalemlere?

Uçlu, ahşap …

Hangi uçlu kalemlere? Ne Marka? 0.5, 0.7, 0.9; Plastik, metal; A, B, C markaları vs.

NİŞ pazarlarda, ilginize hitap eden konunun içinde kendi pazarınızı “en tanımlı” hale getirene kadar çalışmak ve bunu ilan etmek gerekiyor.

Konuyu başka bir açıdan ele alalım: Ekonomide kullanılan NİŞ kavramını, İman kurtarma davasında kullanmak mümkün müdür?

Bir an, Risale-i Nur için gönüllü olduğunuzu ve onu insanlara ulaştırmayı planladığınızı düşünelim.

Hangi insanlara?

2-4 yaş grubu, 5-7 yaş grubu, ilköğretim, ikinci öğretim, orta öğretim, lise çağı, üniversite, yoksa esnaf,  memur vs mi?

Mesela, üniversite grubunu seçtiğinizi farz edelim…

Hangi programlar?

Ön Lisans, Lisans, Lisans Üstü vs.

Hangi Lisans programları?

Mühendislik, fen edebiyat, güzel sanatlar vs. Hangi bölüm? Hangi alt programlar? Hangi sınıf?

Yukarıdaki sorulara cevaplar bulduğunuzu varsayalım… Peki, ne anlatacaksınız?

İman, nübüvvet, haşir, adalet… Burada da, örneğin Haşir’i seçtiniz…

Haşir’den bahseden hangi eseri merkeze koyacaksınız?

10. Söz, Hastalar Risalesi, İhtiyarlar Risalesi vs.

10. Söz’ü seçseniz, Hakikat ve esaslardan da seçilecek bir parça daha çıkacak. Ve belki de bunu bir tek kelimeye kadar sınırlamak gerekecek. Mesela mahkeme-i Kübra ya da Rahmet-i Rahman gibi…

Böylelikle, Risale-i Nur’un uçsuz bucaksız sarayına seçtiğiniz kelimenin kapısından girmiş olacaksınız.

Risale Akademi’nin düzenlediği Araştırma ve Makale Yazma Teknikleri seminerinde Doç. Dr. Mehmet Önal Hocamızın verdiği derste, özellikle üzerinde durduğu bir konu vardı.  Sayın Önal, altını çize çize
“Her insanın bir kelimesi olmalı” diyordu.

“Ben Risale-i Nur’a olağanüstü hâkimim, süperim, hepsini anlar, anlamakla kalmam anlatırım da” diyorsanız, Nişiniz olmayacaktır.

İçinde bulunduğumuz zaman dilimi, insanların “en azından”  bir konuda derinlemesine uzmanlaşmasını zorunlu kılıyor. Bu sebeple de hizmette muvaffakiyeti ve başarıyı tanımlı alanlarda talep etmek gerekiyor.

“İnsanlara Risale-i Nur’u anlatmak istiyorum” diye bir ifade kullanırsak, hedef kitlemiz tanımsızlaşmış oluyor. Çünkü dünyada 6 milyar insan var ve bu insanların tamamına aynı zaman diliminde ulaşmak mümkün gözükmüyor.  Şu halde ulaşılması muhtemel bir kitleyi seçmek ve çalışmaları buna göre düzenlemek daha mantıklı değil mi?

Hayatımızı çevreleyen Nişleri tasnif etmek ve fıtratımıza en uygun dairede derinleşmek noktasında, içinde bulunduğumuz anın en uygun zaman dilimi olduğunu unutmayalım.

Odaklandığımız ve uzmanlaştığımız konular, dava arkadaşları arasında bir teşrik-i mesaiyi (iş bölümü, görev dağılımı) de oluşturacağından gücün ve hizmet üretiminin artışına vesile olacaktır.

O halde, Nişimiz gücümüz değil midir?

Hakkında Emir Fatih KARAŞAHAN

Emir Fatih Karaşahan : Dokuz Eylül Üniversitesi Maliye Bölümünden mezun oldu. Grafik tasarım ve editörlük üzerine çalışmalarına devam ediyor. Çeşitli yayınlarda yazıları yayınlandı. Aktif olarak www.risalehaber.com'da haber editörlüğü yapıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir