Perşembe , 24 Eylül 2020

SOPA Ekonomisi Nedir?


İnternet Tutulması mı, o da nedir ? Bilmemek değil öğrenmemek ayıp diyen bizler “bilgi” çağında bizim dışımızda gelişen ince hesaplar yüzünden “kutsal bilgi” den mahrum bırakılıyoruz. Öyleyse neden sesimizi duyurmayalım ?

İnternetin en sevdiğim iki tanımı, ki benimde sıkça kullandıklarımdır, “bilgi otobanı” yahutta “bilgi pınarı” dır. İnternet benim için kullanmayı alışkanlık edindiğim ilk günden beri “bilmemek değil öğrenmemek ayıp” sözünü hızla pratiğe geçirdiğim en geçerli kaynak oldu. Hayatımıza girip alışkanlığımız olduğundan bu yana herşey farklılaştı. Arkadaşlıklarımızdan alışveriş alışkanlıklarımıza kadar hepsi kökten değişti. Herkes son 10 yıldır giderek internet ve internet üzerindeki uygulamaların müptelası olurken bazıları ile olan ilişkimiz obsesyona kadar vardı. İnternette varolmanın dayanılmaz hafifliği hepimizi azardan çarpmışken, vurgun yemiş gibi kimimiz Twitter’da yazar, kimimiz ise Facebook’ta fotoğrafçı olduk.

Birçoğumuz için internetin anlamı “önce Google’a soralım“ , sonra muhakkak “ Vikipedia’ da buluruz” ile eşleşti. Bilginin bu kadar kolay ve ucuz erişilir olması iştahımızı daha da açtı. Öyle ki iştahımız sayesinde yeni teknolojilerin ışık hızında yaygınlaşmasına neden olduk. Bu yeni teknolojiler tüketim toplulukları olan bizleri dahada fazlasını talep etmeye adeta kışkırttı. Sonunda internetten edindiklerimiz ile bizler sesimizi daha çok duyuran,daha organize topluluklar haline geldik. Birbirimizle paylaştık, paylaştıkça çoğaldık. Hiç tanımadığımız halde, kilometrelerce uzakta bile olsak kendimizi internette birbirimizi dinlerken bulduk.

Birbirimizi dinledikçe öğrendik, öğrendikçe olgunlaştık, olgunlaştıkça yeniden türedik. Her yeniden türediğimizde yeni bilgiler üretir olduk. Bazen bilginin fazlası zarar mıdır diye düşünmeden edemiyorum. Hayır değildir. Farklı bakış açılarına sahip birden çok bilgi insanoğluna zarar vermez. Aksine düşünmeye ve karar vermek için mantığını kullanmaya teşvik eder. Sonuçları itibari ile dikkate alındığında farklı bilgi insanoğlunu geliştirir. Daha çok düşünen, düşündükçe gelişen, geliştikçe daha da iyisini hakettiğini idrak eden bir dünya dolusu insan. Kimin işine gelir ki ? Bizlerin, bilgi toplumunun işine gelir, ötesi ise hiç istemez. Ne değişti ki o günlerden bugünlere ?

Artık insanlar bilginin sahibinin kendisi olduğunu, hatta bilgiyi üretenin kendisi olduğunu biliyor. Önüne konan ile yetinmiyor, sonsuz bilgi pınarında kendi doğrusunu arayıp buluyor, onu tüketiyor. Önüne konanı, dayatılanı değil, kendi seçtiğini, işine geleni tüketiyor. Bazıları için işler zorlaştı. Farklılaşmaları gerekiyor. Toplulukların hassasiyetini dikkate almazlar ise onlara kolay kolay ekmek yok. Onların bildiğini artık herkes biliyor. Bu yüzden her an yeni rakiplerle mücadele etmek zorundalar. Üstelik artık yeni ticaret, yeni ekonomi “nişlere” açık olduğu için bilmedikleri yöntemlerle mücadele etmek zorundalar. Ticarette gerilla taktikleri geçerli bir süredir. Yeni küçük eski büyük ile böyle savaşıyor. Sizin anlayacağınız SOPA eski dünya düzeninin son çırpınışlarıydı. Eski düzen “ekmek aslanın ağzında” dedi. Ve yeni düzenden korktuğunu itiraf etti.

Artık klasik yöntemlerle tüketiciye ulaşma devri kapandı. Hala AVM leri doldursak bile, oralara gitmeden önce nereden ne almamız ya da ne almamamız gerektiğini çoktan biliyor oluyoruz. Donanımlıyız çünkü alışveriş yapmadan önce araştırıyoruz. Sınırsız kaynaklarımız var, üstelik mobil teknoloji kullanıyoruz. Artık hepimiz birer yöneticiyiz. Tüketiciyi yıllarca yönetilecek topluluklar olarak görenler şimdiden sonra tüketicinin yönettiği ve yönetmeye devam edeceği topluluklardan ibarettir.

Hakkında Hasan Yener

SM Haber Genel Yayın Yönetmeni SEO - Digital Pazarlama - Sosyal Medya Pazarlama iletisim@sosyalmedyahaber.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir