Cuma , 18 Eylül 2020

Sosyal Ağ ve Diğer Şeyler…

“Sosyal Ağ” adlı filmde bedava müzik paylaşım sitesi Napster’in kurucusu Sean Parker  ile Facebook’un kurucuları yemekte buluşurlar.  Bir tanesi ‘ın iflas etmesinden bahis açar.  Malum müzik şirketleri yüksek tazminat istemiyle site ve kurucularını davaya boğmuş ve neticede şirket iflasını açıklanmış ve internet sitesi kapatılmıştır.  Sean Parker, müzik piyasasının yönünü kendisinin iflah olmayacak biçimde değiştirdiğini ve yatırım amacıyla müzik şirketi satın alıp almayacaklarını sorar diğerlerine…

Mesaj açıktır;  İnternet ve sonrası vardır artık.  Bu değişimden, siyasetten spora, medyadan üniversiteye her yapı, oluşum ve kurum etkilenecektir bundan böyle.  İnternet ile birlikte demokrasi, insan hakları gibi temel kavramlar artık yeniden tanımlanmaya başlayacak, yüzyıllardır düşünen insanları meşgul eden hak, özgürlük, barış ve benzeri somut kavramlar bile yeniden, bir kez daha elden geçecektir.

Eli henüz kalem tutan ve tüm olayı “slm” dan ibaret yeni yetme ergenlerden, kelli felli yazar ve filozoflarına kadar herkes bu oluşumun hem oyuncusu hem de yönetmeni durumundadır.  Adı ve amacı her ne olursa olsun, meydana gelecek bir hareketlenme, toplu gösterim, siyasi faaliyet; artık sosyal paylaşım ağlarında da desteklenecek ya da muhalefet edilecek, eylemler, yapılanmaları, zamanlanması gibi olgular internet üzerinde kararlaştırılacaktır.  Şirketler ve sektörler internete uyum sağlamak veya onu doğru kullanmak adına adımlar atmak zorunda olduklarının zaten farkındalar, sadece zamanın ve gelişmenin kimi nasıl etkileyeceğini kestirebilmek sorun.  Ve tek sorun elbette bu değil…

Artık bilgi ile cehalet kol kola omuz omuza halay çekecek ve halaybaşının mendili sevgili Umut Sarıkaya’nın muhteşem tesbiti “Samimiyet keşfedilince cehalet meşrulaştı!” olacaktır.  Sesi yüksekten çıkanlar, küfredenler, saygısızlar, herhangi bir organizasyon ya da derneğin el ele gönül gönüle müridleri, bir çığ gibi yağacaklar iyinin üzerine üzerine.  Ne ki, “gerçek kanatlandırır” ve “iyi’nin karşısına çıkan güç er geç bükülmeye mahkumdur”.

Yeni sanat internetten doğacak ve interneti amacı doğrultusunda kullanabilmeyi başaran sanatkar ancak kendini ve sanatını ortaya serebilecek.  Bu çok güzel bir gelişim ancak çok zor.  Burnundan kıl aldırmayanlar memleketinde mütevazı ve keninden emin adımlarla ilerlemek gerekiyor bir kere, herkese değil bir kişiye hitap etmek gerekiyor, toplumu değil bireyi hedeflemek gerekiyor, diğerlerini değil kendini iyi etmek için sanat yapmak gerekiyor.  Ama zaten sanat dediğimiz şey de zor olanı en azından denemekten geçiyor.  Ucuz şöhretler ülkesinin karton karakterleri gündemi ne kadar işgal ediyor görünselerde, zaman gündemden kaçınanları haklı çıkaracak inanıyorum buna.

Benzersizsiniz ve yazdıklarınızla kendinizi, adınızı, kimliğinizi, karakterinizi ortaya koyuyorsunuz.  Tam bir varoluş biçimi ve sizden önce hiç kimse bu şansa sizin kadar sahip değildi.  O halde harf basarken daha bir dikkat etmenizi, üzerinde en azından iki kere düşünmenizi söylememe bu saatten sonra gerek yok sanırım.  Unutmayın; ingilizler “umutsuz ancak imkansız değil” derken irlandalılar “imkansız ama umutsuz değil” diye karşılık vermişlerdir.

Hakkında tiananmenian

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir