Cumartesi , 26 Eylül 2020

Sosyal girişimcilere her alanda ihtiyaç var!

 

İş dünyasının “iş alanı” olarak görmediği alanlarda sosyal fayda amacıyla iş yapan ve çevresine değer katan girişimler hızla artıyor. IE Business School Profesörü Rachida Justo; dünyanın sosyal sorunları arttıkça daha fazla sosyal girişime ihtiyacı olduğunu düşünüyor.

 

Eğer mikro-kredi sisteminin gelişmesini sağlayan Grameen Bank’ın Nobel ödüllü kurucusu Muhammed Yunus’u duyduysanız sosyal girişimcilik hakkında biraz da olsun fikir sahibisiniz demektir. Harvard mezunu Yunus, Bangladeş’te 1976 yılında fakirler için tamamen sosyal bir amaç için kurduğu bankayı; iş dünyası bakış açısı, inovasyon ve kararlılıkla bugün dünyanın 81 ülkesinde faaliyet gösterir bir hale getirdi. Onun bu konudaki başarısı sosyal girişimciliği dünyada son dönemde en önemli gündem maddelerinden biri yaptı.

Sosyal girişimciliğin kökleri; kapitalizm, devlet ve sivil toplum kuruluşlarının kendi hareket noktalarından çözemediği toplumsal ihtiyaçları karşılayabilme motivasyonuna dayanıyor. Sadece “kar”, sadece “kamu hizmeti” veya sadece “yardım” bakış açılarının yeterli olmadığı ve sürdürülebilirliğini yitirdiği bir ortamda sosyal girişicimler öne çıkıyor ve hem sürdürülebilen hem de fayda sağlayabilen organizasyonlar ortaya çıkarmada önemli roller üstleniyorlar.

Uzun yıllar sosyal girişimcilik alanında çalışmalar yapan IE Business School Profesörü Rachida Justo, 23 Ocak 2014 Perşembe tarihinde; sosyal girişimciliğin DNA’sını anlatmak için Ceylan Intercontinental Otel’de konunun Türkiye’deki takipçileriyle bir araya geldi. Günümüzde toplumsal problemlerin hem miktar hem de içeriğin karmaşıklığı açısından toplumların baş etmekte ve çözmekte zorlandığı ölçekte olduğunu dile getiren Justo; her ne kadar ülkeye ve bölgeye göre bu problemlerin ölçeği ve içeriği değişse de sayılarının hızla arttığının altını çizdi. Su gibi tabi kaynaklar, eğitim, sağlık, yolsuzluk gibi konuların fakir ve gelişmekte olan ülkelerde önemli toplumsal sorunlar olarak karşımıza çıkmaktayken; gelişmiş olan ülkelerde çevre sorunları, zihni ve ruhsal sağlık, obezite, toplumsal yalnızlık gibi konular olarak ön plana çıktığını belirtti. Bu sorunların çözülmesinde devletlerin veya çok uluslu şirketlerin tam da etkili olamadığına dikkati çeken Profesör Justo, bu tür sorunların çözülmesi için sosyal girişimcilere her geçen gün daha da fazla ihtiyaç olduğuna inanıyor.

 

Gelişmekte olan ülkelerin daha çok ihtiyacı var!

Dünyada sosyal girişimciliğin en çok görüldüğü ülkeleri sırasıyla ABD, İngiltere ve AB ülkeleri olarak sıralayan Justo, bu ülkelerden çok gelişmekte olan ülkelerin bu tür girişimlere daha çok ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Justo’ya göre dünyanın pek çok ülkesinde bir sosyal girişimi kurup büyütmenin bir ticari girişimi kurup büyütmekten daha zor olması sosyal girişimcilerin işlerini epeyce zorlaştırıyor. Ancak bu tür girişimcileri destekleyen sivil toplum örgütlerinin artması bu girişimcilere cesaret verdiğini de sözlerine ekliyor.

 

Profesör Rachida Justo hakkında

Tunuslu bir anne ve Dominik Cumhuriyetli bir babanın kızı olarak dünyaya gelen Justo’nun eşi ise bir Fransız vatandaşı. Bu yüzden Justo kendini “küreselleşmenin bir ürünü” olarak tanımlıyor. IE Business School’un çok kültürlü ve değişime açık ortamında çalışmasının kendisi için büyük bir şans olduğunu düşünen Justo, burada insan yapısının girişimcilikle ilişkisi üzerine geniş çalışmalar yapma fırsatı bulmuş. Girişimcileri odağa koyarak; aileler, sosyal ortam, iş dünyası gibi değişik taraflarla etkileşimlerini inceleyen Profesör Justo bu yaptığı araştırmalarından çıkan sonuçları da pek çok uluslararası konferansta ve hakemli dergide paylaşıyor. Bir kadın olarak “kadın girişimciler” üzerine de özel bir uzmanlık alanına da sahip olan Justo’nun en yetkin olduğu alan ise “sosyal girişimcilik”. İspanya’da karar verici bakanlıklar için raporlar hazırlayan Justo aynı zamanda girişimcilik üzerine dünyanın en büyük araştırma konsorsiyumu olan GECES’in de üyesi.

 

IE Business School hakkında

Madrid’de 1973 yılında Instituto de Impresa adıyla kurulan IE Business School bugün özellikle işletme ve finans yüksek lisans programları ile dünya çapında haklı bir üne sahiptir. Financial Times’a göre en rekabetçi MBA programlarını bünyesinde barındıran bir kurum olan IE Business School, Forbes Dergisi’ne göre dünyanın en iyi 3. MBA programını yönetiyor. Executive MBA programı 2013 yılında The Economist tarafından dünyanın en iyi 2. işletme yüksek lisans programı seçilen okulun Master in Finance programı ise Financial Times tarafından 2013 yılında en iyi 3. finans uzmanlık programı olarak duyuruldu.

Her yıl 90 ülkeden iki bine yakın kişinin tercih ettiği IE Business School’da akademik kadronun yarıya yakını İspanya dışı kökenli. Okulun 102 ülkeye yayılmış 46 bin kişiye yakın bir de mezun ağı bulunuyor.

Ayrıntılı bilgi için www.ie.edu/business-school

Hakkında Hasan Yener

SM Haber Genel Yayın Yönetmeni SEO - Digital Pazarlama - Sosyal Medya Pazarlama iletisim@sosyalmedyahaber.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir