Ramazan, Afrika, Açlık ve Vicdan Muhasebesi

İnsanlık bunca acıyla boğuşurken, Afrika da , Somali de onca çocuk aç, susuz, korkudan annelerinin kucağında titrerken ben ne kadar da rahatım. Nasıl da huzurlu huzurlu kahvemi yudumlayıp, tonlarca para harcadığım yemeklerimden birini yiyorum.Somali de 5 yaşındaki Mohammed’de benim beğenmeyip çöpe yolladığım yemekleri beğenmiyordur eminim! Ne kadar da benciliz biz insanlar. Ramazan geliyor diye herkes sevinçli. Herkesi ramazan sofralarının telaşı sardı. Akşama ne pişirsem misafirlere? Bin bir çeşit yemek olmalı tabi millet oruç açacak. Sokaktaki Ali’yi düşünen kim acaba bugün bir lokma ekmek geçti mi boğazından. Ya da Ayşe ayyaş babasına götüreceği parayı hesaplarken kendisi mecburi orucunu açamamıştır. Onun için top bir çok kez patlasa da Ayşe için iftar sofraları kurulmuyor. Hurmalı, baklavalı..

Ben utanıyorum insanlığımdan. Eve gelip muhteşem sofraları görünce yiyesim gelmiyor. Tabi bu kadar konuşsam da nafile Ne yapıyorum sanki ben, Sadece gelip haddim olmadan size akıl vermeye çalışıyorum. Kendi vicdanımı temizlemeye çalışıyorum ama bu vicdan bu kadar kolay temizlenmez. Çok kirlendi. Kullanılmaya kullanılmaya pas tuttu. Artık gözyaşlarımız bile vicdanımızın pasını silemez.

Neyse daha mühim meselelerimiz var tabi bizim. Akşama ne pişirsek?, Fenerbahçe küme düşer mi?, Başbakan bugün Kemal Beye hakaret etti mi? Kemal Bey ne karşılık verdi?

Yaşam garip. Bunları bilip de karşılığını alamamak kötü. Yüreklerimizin taşlaşmasını uzaktan izlemek bu.

Joe E. Lewis der ki ‘İnsan dünyaya bir defa gelir.Adam gibi yaşarsa bir defa gelmek yeterlidir.’Sizce onlar için yeterli midir bir defa dünyaya gelmek. Ya da adam gibi yaşayanlar bizler miyiz? Adam olabilmek sadece kendine Müslümanlık değildir. Sanırım benim dünyaya bir çok defa gelmem gerek.Çünkü bu bencillikle ne başkalarını adam gibi yaşatabilirim, ne de kendimi..

 

Hakkında Dilan Kara

Köşe Yazarı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir