Tarkan’a Bir Şarkı İadesi

Şarkıyı ilk kez İstanbul Florya’dan geç saatte başlayıp geç saatte bitmiş bir halı saha maçı sonrası ardı arkası gelmez sarı sokak lambaları altında sessizce uzanan gecenin ruhsuz asfaltını şenlendirmek için kuzenim elini arabanın müzikçalarına taktığı boktan bir teknolojik eklenti sayesinde duymuştum. Önce bunun bir şarkı değil üniversitede verilen ‘’bekarlığa veda’’ partisinde toy bir gencin söylediği bir zırvalık olduğunu düşünmüştüm. Adına şarkı denilen bu tanımsız şeyi duyunca göz ucuyla kuzenimi süzmeye ve şarkının sözlerine olan tepkisini okumaya başladım, gözü egzoz dumanlarıyla gün boyu matlaşmış asfalt unsurlarına odaklanmış iki parmağını direksiyonda ritimliyor ve kendince bir şeyler mırıldanıyordu. Mırıldandığı şeyin anlamından çok duyumsal ritmiyle ilgili kafayı ileri geri sallıyordu. Bense ilk kez duyduğum bu denli pornografik sözde bir şarkının çağrıştırdığı sözleri alenen duyuyor olmanın şaşkınlığıyla gözlerimi arabanın yan camından yeni yapılmış dev bir adalet sarayına doğru kaydırıyorum. Ve dürüstçe söylemem gerekirse bir sonraki şarkının ‘’spermlerim kadehte’’ türü bir başka şeytanlık olacağını tahmin ediyordum. Şaşırdınız değil mi? Ama bu denli düzeysiz sözde bir şarkıyı sanat adına zehirli atık gibi müzik diye milyonlarca genç dinledi bu ülkede.     

Arabadaki çocukları İstanbul’un adını sanını bilmediğim semtlerine bıraktıktan sonra kuzene o şarkıyı soruyorum. Kuzen umursamadan Tarkanın Müziklerini Ücretsiz İndirin! klip çektiği son şarkısı deyip sorumun cevabını geçiştirdi. Hiçbir şey demiyorum ama bir taraftan da düşünüyorum. Kuzenim bu şarkıyı bir aile anne baba ağabey, kız kardeşler bir arada dinleyebilir mi? Dinleyemezse bir genç benliğini neden bir ahlak kaçağı gibi bu sapıksal sözlerle kirletir? Yani Türkiye’de genç kızlar adına şarkıcı denilen sapıklığını şarkı sözlerinde alenen haykıran ahlak yoksunu insanların bir tür savunmasız ganimeti mi? Bu şarkıyla ilgili herhangi bir ciddi eleştiri yazısı yazıldı mı, yazıldıysa ne yazıldı, yazıda neye değinildi, ya da ne yazılmadı bilemiyorum. Ama bu toplumda yaşayan ve temel ahlaki kaidelere uymaya çalışan sıradan bir yurttaş ve kendince bir şeyler yazıp çizen birisi olarak Türkiye’deki genç insanların bilinçaltına yonga atan şarkıcı-türkücü takımının söylediği her cümleyi her kelimeyi insanları düşünsel açıdan yönlendirdiği için çok ama çok önemsiyorum. Şarkıyı ilk duyduğumda bu şarkının sağlık bakanlığının aşı programına koyduğu ilköğretim öğrencilerini yatıştırmak için söylenmiş olmadığını hemen fark ettim tabi ki.  Ve şarkının en çarpıcı ve insanı ahlakı umursamamaya davet eden şeytan narası kısmı; ‘’Gel gel gel güzelim. / Gel gel acımıycak..!’’ idi. Tarkan şarkıyı söylerken aşıyı yapacak sabırlı bir doktordan çok cinsi arzularına kurban arayan sapıklığını dizginleyemeyen bir ergin profili çiziyordu.  

‘’Gece çıkmak dans etmek istermiş, kendisi.’’ Tarkan burada kullandığı dil ile farkında olarak ya da olmayarak kümese sokmaya çalıştığı kurbanı aşağılıyor. Aşağılama kelimesi ise ‘’kendisi.’’ Kurbanı hem aşağılıyor hem de garip bir şekilde öteki olarak görüyor. Yani Tarkan’a göre genç bir kız bekaretini ulaşılmaz, kutsal gördüğü yüce bir kişiliğe sunması gereken gönüllü bir seks kölesi olmak zorunda. Ve sözleriyle bunun arayışında.   ‘’Gözü yükseklerde ama bir o kadar masum.’’ İnsanın hem gözü yüksekler de olacak hem de bir o kadar masum olacak..! Mantıken ateş-buz teorisiyle ilgili zekadan yoksun basit bir yalan. Gözü yükseklerde ise ve amacına ulaşmak istiyorsa Tarkan’ın kışt kıştlarına uyup kümese girmek zorunda olan kutsal bakire. Evet, bütün kurbanlar gibi Tarkan’ın acıtmayı planladığı kurban da bekaretini verene kadar oldukça masum görünüyor. Bakire diyorum zira burada açıkça bir acıdan söz ediliyor. Yani söylediğim şeylerin iğrençlik kaynağı ben değilim. Ben sadece iğrençliğe bir şeyler söylüyorum. Şarkının şeytan ayetlerini andıran sözleri devam ediyor. ‘’Naparsın nereye kadar, kaçarsın.’’ Dikkatle bakıldığında bu dize Tarkan’ın ‘’yakalarsam fuck fuck..!’’( bir çok sazan bunu muck muck olarak anlamıştı, değil efendim resmen o bildiğiniz şey işte..) şarkısıyla bütünsellik arz ediyor. Yani Tarkan Yakalarsam Fuck Fuck dediği gibi şimdi ‘’ha Türksün ha Macarsın nereye kadar kaçarsın’’ babından bir şeyler söylüyor. Önceki şarkısındaki sapıklık ateşini bu şarkıda da harlıyor.  ‘’Kız ilik gibi ne dese boynum kıldan ince.’’ Kızı kümese sokana kadar arzular şelale. Hele bir kümese girsin, hele bir ikna olsun, gerisi kolay. ‘’Şansım varsa ben ona talibim, bi gel dese kapının önündeyim.’’ Siyah jeeple.  Özel jinekolog servisi gibi bir şey olmalı. Muayenehane girişinde ‘’özenle bekaret alınır..’’ yazıyor olmalı. ‘’Yalvarmak mı gerekiyor, diz çökmek mi gerekiyor.’’‘’Sen iste ben bekliyorum, listeme de ekliyorum.’’Evet ilk dizede biraz kıymet verir gibi bir anlam olsa da, ikinci dize de kurbanın kurbanlığını gönüllü olarak yapması ve sorun çıkarmaması gerektiğini anlıyoruz. Evet bu kadar ahlak dışı bir şarkıda bir de liste söz konusu.

Canı acıtılacak kurbanların listesine canının acıyacağı şarkıdan anlaşılan yeni bir kurban daha ekleniyor, Tarkan.  Şimdi soruları herkesin anlayabileceği basitlikte sormaya başlayalım. Sapıklık ne zamandan beri sanat oldu? Tarkan’ın bu CD’nin sözlerine onay veren Kültür Bakanı, adı her ne boksa, Tarkan’ın bu bandrollü CD’sini evinde kızıyla, hanımıyla ya da varsa ailesindeki herhangi biriyle oturup dinleyebilir mi? Dinleyemiyorsa Türkiye’deki genç kızlar AKP’nin Kültür Bakanına göre Dar-ül Harpte ele geçirilmiş köleler, cariyeler mi? Bu nasıl bir kültür yönetimidir, birisi bu şarkının ve kasetin resmi savunmasını yapması gerekmez mi bu ülkede? Böylesine bir şarkının serbestçe söylenebildiği ve CD’nin piyasada satıldığı bir ülkede bir erkeğin bir kadına sarkıntılık yapıyor olmasının ceza olduğunun hukuk diliyle nasıl açıklayacağız? Yahu bu söylediklerimde bir anormallik mi var, ya da ben bir anormal miyim, yoksa anormallik normal oldu da benim mi haberim yok..?Aynı soru kültür bakanı bu CD’ye onay veren AKP hükümetinin diğer bakanlarına ve meclisteki milletvekillerine de sorduğumu varsayın lütfen. Gerdek gecesine özel bir şarkısının hit olduğu bu CD’yi evet ‘’kızımla ve ailemle rahatça dinleyebilirim’’ diyebilen bir bakan ya da milletvekilinin bu ülkede yaşayan insanların ortalama ahlaki değerlerine saygısı nedir sizce? Böyle bir saygıdan bahsedilebilir mi? Porno sitelerini engellemeyi düşünen bir hükümet, bir cumhurbaşkanı böylesi açık bir rezalete nasıl göz yumabiliyor? Ve aynı kültür bakanlığı Chuck Palahniuk adlı yazarın bir kitabının tercümanına kitap pornografik öğeler taşıyor diye üç yıl hapis istemiyle dava açtırmış. Biri sadece kitapçı raflarında satılan ve sadece isteyenin alıp okuyabileceği bir kitap, diğeri; klibi TV’lerde gösterilen barlarda, diskolarda alenen çalınan ve gençleri keskin bir ahlaksızlık için kışkırtan dört buçuk dakikalık bir şarkı. Hangisi daha fazla yasaklanmayı hak ediyor, Chuck Palahnuik’in saman tadındaki edebi dilinin içindeki soyut pornografik öğeler mi yoksa Tarkan’ın ‘’Gel gel güzelim acımayacak..!’’ adlı şarkımsısı mı? Hem Tarkan bunu derken acımayacağını nerden biliyor? Biraz da bunu sorgulayalım. Tarkan o işi yaparken vazelin mi kullanacak, yoksa bu öngörü Tarkan’dan sarkan bir şeyin çok küçük olduğunun aleni bir itirafı mı? Bilemiyorum zira Tarkan’ın oldukça efemine görüntüler verdiğini ve bazı gazetelerde erkek erkeğe öpüştüğüne gösteren resimlerin yayınlandığına ulusça şahit olmuştuk. Bu durumda ortada sanatsal açıdan bir geyin şarkı diye bir geyiği mi var acaba? Tabiî ki anayasal çerçeve içinde olmak üzere herkesin cinsel tercihlerine saygılıyız. Demokrasi dediğimiz şeyin güzelliği bize cehenneme gitme konusunda çok çeşitli seçenekler sunabiliyor olmasındadır. Zaten internetteki porno sitelerine gire çıka cinsel devrimini tamamlamış bir milletiz. Kimin ne yaptığıyla ilgili kimsenin bir derdi yok. Sorun bir ülkeye sanat diye sunulan şeyin neden ahlaksızlıktan beslenmek zorunda olduğuyla ilgilidir. Dahası bir ülkede şerefsizliğin, gayri ahlakiliğin, sapıklığın resmi açıdan alt sınırının ne olduğuyla ilgilidir? Yani ahlakını erdemini onurunu korumak isteyen genç nesillere yaşama alanı sağlayacak mıyız, sağlamayacak mıyız; bununla alakalıdır.

‘’Gel gel güzelim acımayacak..!’’ diyerek yetiştirilen bir gençliğin yarın genç ve bakire kızları tecavüz edilmesi gereken günahkarlar olarak görmeyeceğini kim garanti edebilir? Eminim çok kültürlü Kültür Bakanlığı. Bireysel açıdan kimsenin özel hayatıyla ilgili bir teşhisimiz yok, ama bir ülkede kitlesel sapıklığı azdıran ve sürekli ahlaktan çalan bu yoz durum karşısında insanın ‘’normal sapıklığı’’ kutsayası geliyor. İnanın bana durum bu. Ama bu duruma bir anda gelmedik, yavaş yavaş geldik. Bir canlı yayındaki röportajda gazeteci Savaş Ay’a ‘’Çişim geldi.!’’ diyen Tarkan’la ilgili en güzel sözü Ahmet Kaya’nın söylediği kanaatindeyim. ‘’Şayet askerliğini yapmış olsaydı, karakola düşmüş olsaydı ona çişini tutmasını öğretirlerdi.’’ Yani şunu demeye çalışıyorum Türkiye’deki imtiyazlı sınıfın ahlak tanımayan ‘’nü kültürü’’ (bir tür kültürsüzlük) gerçek muhafazakarların yeni nesillerini kendine kurban seçmiş durumda. Ve istediği şeyin en basitinin ne olduğunu yukarıda yazdım.   Evet sanatsa sanat. Ne demişti Ahmet Kaya; ’’Bombalar yağardı şehirlere, biz durmadan sevişirdik.’’ Yani demem o ki insan her şeyin hardlaştığı böyle bir dönemde Yeşilçam filmlerindeki sapıklığı Tarkan’ın şarkı diye gevelediklerinden daha çok ama çok daha masum görüyor. Dolayısıyla Tarkan’ın piyasaya sürdüğü ‘’Gel gel güzelim acımıycak..!’’ adlı şarkımsı şey ahlaki ve edebi açıdan oldukça hatalı bir üründür. Şayet Tarkan bu şarkıyı kız kardeşiyle yüz yüze bakıp dinleyebiliyorsa sorun yok, bütün bir Türkiye de dinleyebilir! Yok ben bunu sadece hayranlarıma yazdım ve onlar da kabul ettiler diyorsa, üzerinde neden +18 (sadece erişkinler dinleyebilir) uyarısı yoktu diye sormamız gerekiyor. Yoksa kültür bakanlığı her bandrol için aldığı parayı, maliye bakanlığı aldığı vergiyi biliyor ve Türkiye’deki gençlerin ne dinlediği kimsenin umurunda değil. Olaya uzun vadede bakılacak olursa hükümet Türkiye’de patlama yapacak porno sektöründen alacağı vergiler için şimdiden avuçlarını ovuşturuyor da denilebilir. Bu rezilliğin başka bir izahı olamaz. Son olarak Tarkan uyuşturucu kullanmak ve satmak suçundan gözaltına alınmıştı. Bu olayın sonucu ne oldu halk olarak merak ediyoruz? Acaba diyorum başbakanın hemşerisi de olan Tarkan, İkisi da İkizderelidur, adaletin partisinin, bakanlığının, saraylarının, yazarının olduğu bir ülkede özel korunmaya mı alındı?  Şöyle geriye gidip AKP’nin çeşitli sosyal sınıflara dağıttığı mavi boncukları hatırladığımızda ilginç bir şey gözlemliyoruz. Başbakan her sosyal sınıfla olduğu gibi sanat camiasıyla da bir toplantı yapmıştı. Tarkan o sanatçı grubuna dahil olmamıştı ve AKP karşıtı ya da apolitik hazcı bir şarkıcı olarak tescillenmişti. Şimdi diyorum ki; Tarkan bir narkotik polis baskınında yakayı ele verince tıpkı cips imalatında yakalanan Cem Yılmaz’ın ‘’Satıcı değil yiyiciyiz amirim, yesenize oğlum.’’ dediği gibi ‘’Satıcı değiliz amirim içiciyiz, içsenize kızlar..!’’ dedi mi bilemiyoruz. Ama ortada kesin bir durum var. Tarkan AKP’ye ve dolayısıyla başbakana köprüde yakalandı. AKP’nin Türkiye’deki kitlesi olan her figürün etinden sütünden nasıl faydalandığı düşünüldüğünde Tarkan’ın neden uyuşturucu kullanmak, bulundurmak ve satmak suçundan hala tutuklanmadığı daha iyi anlaşılabilir bir durumdur.    

Hasılı kelam diyeceğimiz; Efendim adalet Tarkan’a diyor ki ‘’Gel gel Tarkan acımıycak, gel gel güzelim acımıycak..!’’ Ama diğer yandan Adalet partisi gözleri bağlı kızın ağzını kapatıyor, Tarkan’da heykelin memelerini okşuyor. Tarkan’ın normal sapıklığı gölgede bırakan ve Türkiye’deki yüz binlerce genç kızın yüzünü kızartan ahlak sorunlu sözde şarkısını ona kız kardeşi eliyle iade ediyoruz. Ve uyuşturucu kullandığı ve sattığı davayla ilgili adaletin tecelli etmesini bekliyoruz. Ne dersin kuzen, hem o şarkıyı dinliyorsun hem de hukuk okuyorsun, şeytanın avukatı olacaksın; evet savunma sırası sende.

Hakkında Metin Kondel

Eski bir İngilizce Öğretmeni, Ekonomist ve bağımsız popülist (halkçı) bir yazardır.

6 comments

  1. Metin Bey, içerik olarak güzel ve ince mevzular seçiyorsunuz ama şu cümleyi okuduğumda (ve benzerlerini) ciddi bir yazma sorununuz olduğunu farkettim: “Şarkıyı ilk kez İstanbul Florya’dan geç saatte başlayıp geç saatte bitmiş bir halı saha maçı sonrası ardı arkası gelmez sarı sokak lambaları altında sessizce uzanan gecenin ruhsuz asfaltını şenlendirmek için kuzenim elini arabanın müzikçalarına taktığı boktan bir teknolojik eklenti sayesinde duymuştum.” Bu nasıl bir cümle ve bunu editleyen editörler nasıl yayınlamış? Bu sitenin iddia edilen kalite düzeyini düşürdüğü maalesef açık (bunun bir sebebi de editörleri tabi). Yazmak konusunda da kendinizi geliştirirseniz çok okunan bir köşe yazarı olacağınıza eminim. Herşeye rağmen emeğinize sağlık. Başarılar…

  2. Şarkıyı ilk kez İstanbul Florya’dan geç saatte başlayıp geç saatte bitmiş bir halı saha maçı sonrası ardı arkası gelmez sarı sokak lambaları altında sessizce uzanan gecenin ruhsuz asfaltını şenlendirmek için kuzenim elini arabanın müzikçalarına taktığı boktan bir teknolojik eklenti sayesinde duymuştum.

    Bu ne la ? :) Başlık Tarkan olmasa şu giriş bile insanın vargücüyle alt+f4 e basmasına yeter.

    Liseli modunu açık unutmuş :)Okuduğu kitapların etkisiyle kendini yazar sanmış . Şu günlerde beyaz sayfayı önünde gören kendini yazar sanıyor :)

  3. diz boyu saçmalıklar silsilesi sunmuş yazar diye geçinen bir müsveddenin zırvalıklarını okuduk hep beraber ne saçmalıuyorsun sen ya. adam demokrasi adı altında bütün kötülüklere bir kılıfmış mış senin o beğenmediğin laf söylediğin demokrasi olmasa sen bu yazıyı yazamazdın bir kere bu ülkede adam senin başardığının milyon katını bu ülkede başarmış şimdi sen kalkıpta çamur at izi kalsın dersen kendi avamlığını belli etmiş olursun oldukça avane bir tarz da yazılmış liseli düşünce tarzıyla yazılmış bu yazıyı kimsenin kaale bile almayacağını biliyorum senin gibilerin çoktan modası geçti ahlaksızlık veya ahlaklı olmak nedir anlayışını bir kere daha gözden geçir

  4. Kısa yazayım, …Bu halde ortalarda dolaşma,tedavi ol acilen!

  5. Bu kadar bariz bir art niyetle kurgulanmis ve edebi anlamda falsolu bir
    yazi yazmak Acimayak’tan daha sakil duran bir ahlak diktasina isaret ediyor. Benim annem 60 yasinda ve bes vakit namaz kilan bir kadin, gayet eslik ederek hep beraber dinledik de soyledik de. Anayla babayla dinlenenezmis, sapkincaymis. Haydar isminden tahrik olanlari ariyorduk, Mithatcan’in gayet orta karar bir allegori patlatan sarkisindan tahrik olup ortaokulda yazmaya basladigi kompozisyonu anca bitiren aşırı yüklü ergenler gorduk. Muthismis.

  6. Sanatın bir tanımı var da sanki adamı ‘eleştirmişsin’… İsterse sakilliğin dibine vurur, isterse cinsellikten bahseder; isterse kedisini anlatır şarkısında. Beğenmezsen dinlemezsin. Tarkan hakkındaki en ağır yazı bu değil ayrıca. Öyküleyici anlatımın da beş para etmez bu arada.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir