Pazartesi , 21 Eylül 2020

the adventures of tintin the secret of the unicorn

En son da söyleyeceğimi ilk söyleyeyim; kesinlikle çok güzel bir film olmuş öncelikle nefis bir girizgahı var filmin, film boyunca kulağınıza gelecek en güzel müzik eşliğinde orijinal çizime oldukça yakın bir çizgi filmle kadro geçiyor önümüzden, sonrasında ise oldukça gerçekçi ve sevimli animasyonlar akmaya başlıyor perdeden. Cilt, doku, arka plan gibi detaylara oldukça özen gösterilmiş (el feneri ışığında uçusan tozlardan tutun da Kaptan Haddock’un burun kılları ayrıntısına dek).

Hikaye oldukça akıcı özellikle sonlara doğru coşan aksiyon sahneleri epey tatmin edici. Tam bir şarapçı portresi çizen kaptan haddock oldukça yerinde bir mizahi öge olarak filmin önemli bir parçası olmuş. Hele unicorn efsanesini anlattığı sahneler ve oradaki geçişler (ayrıca filmin genelindeki sahneler arası geçişler) epey etkileyiciydi.

Evet çizgi romanın o sevimli hali vs. filmde mevcut ama Cars 2’ye bayılan minik yeğeniniz için çok uygun değil gibi daha ziyade bir yetişkin filmi çıkmış ortaya ve iyiki de öyle olmuş, zaten animasyon eşittir çocuk filmi, o zaman bas dublajı bas anlayışı bizde hakim sanırım Bu sebeple orijinal dilde seyretmek için konan tek ve son seansı tercih etmek zorunda kaldım.

Filmde en çok bazı karakterlerin isimlerinin değiştirilmesine kızdım. Türkiye baskılı çizgi romanda, orijinal belçika versiyonu isimlerini birebir kullanmışız ama dünya hakimi tembel ABD’liler herhalde okuyamayız diyerek hem çizgi romanda hem de filmde değişiklik yapmışlar. Kırk yıllık Milu olmuş Snowy, Dupond ve Dupont da Thompson and Thompson olarak geçiyor. daha hassas olmak lazım bence.

Sonuçta çizgi roman naifliğinde güzel esprilerle donanmış (ki kafada dönen kuşlara selam çakıyorum buradan), aksiyonu da gayet tatminkar şekilde kurguya yedirilmiş, son dönemde izlediğim en iyi Spielberg işi ve en keyifli filmlerden olmuştur.

Hakkında M.Yusuf SADE

sadece yusuf!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir