Cuma , 25 Eylül 2020

Türkiye’de Sözlük Kavramı ve Bir Araya Getirdiği 700 Bin Kişi

Ekşi Sözlük‘ün açılmasından sonra sözlük formatı türk internet kullanıcısı tarafından kolayca benimsendi. Fakat yine de sözlük bir underground mekan olarak bilindi; “google arama sonuçlarında çıkan sadece eleştiriden oluşan resimsiz site” olarak bilindi. Zira frame yapısı sebebi ile left ve top frameler kullanıcı tarafından görülemiyordu ve kemik kadronun oluşturduğu içerik daha çok alaycı ve ironik entrylerden oluşuyordu. Dördüncü neslin sonuna doğru yavaş yavaş bilinirliği artan Ekşi Sözlük medyada baş göstermeye başladı ama esas vurgunu altıncı nesil yazar alımları (miğferdibi çaylak alımları) ile birlikte yaptı ki bu da 2006 yılına denk gelmekte.

Türkiye’de Sözlük denildiğinde ve bir zaman çizelgesi çıkarttığımızda 1999 yılında kurulan Ekşi Sözlük ilk sırayı almaktadır. Klon mantığını ilk ortaya çıkartan Ekşi Sözlük’ün aşırılan kodları ile açılan “marvin rehber“dir. Bu sözlük gerek içerik, gerek yazılımını doğrudan araklandığı için Ekşi Sözlük yazarları ve ssg’nin haklı isyanı ile karşılaşmış ve süregelen zamanda kurulan basit klonlar da sözlük yazarları üzerinde “negatif” bir izlenim bırakmıştır. Hala ayakta kalan popüler olmuş sözlükler sırasıyla; nedir.net, private sözlük, itü sözlük, birebir sözlük, vampircik sözlük ve uludağ sözlük‘tür. Ekşi Sözlük’e en yakın ve en popüler sözlük itü sözlük kabul edilmişti bunun yanında yazarlar private ve nedir.net sözlüklerine de dağılmışlardı. Sonrasında ciddi bir patlama yapan “uludağ sözlük” oldu ki ekşi sözlük’ün getirdiği o “karşı duruş ve başucu eseri” kıvamındaki entryler yerine daha rahat bir moderayon ile sözlük konseptinin işleyebileceğini göstermişti. Elbette bunda oldukça katı olan ekşi sözlük formatından sıkılan ekşi yazarlarının saldırısı büyük pay sahibi idi, zira takipçiler bilirler ki uludağ sözlük açıldığında çok ciddi sayıda ekşi yazarı belli bir süre ile “yeni oyuncakları” ile oynayıp bu sözlüğü popüler hale getirdiler.

2006 yılından sonra sözlük sitelerinin popülaritesi gerek ADSL’in iyice yaygınlaşması gerekse sözlük formatının başta tarif ettiğim algının aksine “anlaşılması” ile yükselmeye başladı. Adeta herkes sözlük yazarı, bilhassa ekşi sözlük yazarı olmak istiyordu. Burada müthiş bir kaynak olduğunu gören, yavaş yavaş reklam geliri almaya başlayan ve şirketleşen ekşi sözlük, “Ekşi Şeyler” ismi ile şirketleşti ve altıncı nesil üye alımları ile küçük çekirdek kadrosu ile hareket etmek yerine herkesin yazabildiği bir içerik sistemi haline geldi.

Medyada Sözlükler

Sözlüklere belki de en büyük desteği Okan Bayülgen yaptı. Ekşi Sözlük algısı ile dolan tüm popüler isimler sözlük ve sözlük konseptinden nefret ediyorlardı. Zira kolay beğenmeyen, görülemeyeni görmeye çabalayan, entelektüel bu insanlar türk toplumunun değerli gördüğü isimleri eleştirmekten geri kalmıyordu, kısacası herkes ekşi sözlük’ten nasibini alacaktı. Bu mantık şüphesiz ekşi sözlük’e başta ambargolu yaklaşılmasını sağladı. Basında ekşi sözlük’e yıllarca yer verilmedi. Ne zaman ki paylaşımcı içerik ve sosyal medya denilmeye başlanan kavram arttı, Facebook ve Twitter hayatımıza girdi; ekşi sözlük ve getirdiği bağımsız, özgür içerik mantığının değeri anlaşıldı. Şu an başta ekşi sözlük ve tüm sözlükler neredeyse her gün her alanda görsel ve yazılı medyada karşımıza çıkmaktalar. Pek çok ünlü isim sözlük yazarı oldu. Fakat sene 2010′u gösterdiğinde yeni bir “inci” ile karşılaştı.

 

İnci Sözlük

Sözlük mantığında her kullanıcı bir nick sahibidir ve kimlikleri gizlidir. Bu sayede yazarlar kimliklerini ifşa etmeden dilediklerini yazabilirler, bu internet içeriklerinin çoğunda da böyledir. 2010 yılında inci sözlük’ün sozlukspot hizmeti alması ile birlikte sözlükler yepyeni bir kavram ile karşılaştı; “kontrolsüz güç, güçtür..” İnci Sözlük moderasyona sahip olmayan, herkesin dilediğince şekilde yazdığı, kendince kavramlara sahip bir oluşum idi. İnsanlar genel sözlük konseptinin dışında birbirlerine cevap yazabiliyor, dilediğince küfür edebiliyor, pornografik içerik ve linkler paylaşabiliyor, internette birlik olup “ziyaret” ismi verilen aktiviteler ile diğer internet oluşumlarına saldırıyorlardı. Başlarda eğlence ve anarşizm ismi ile bu olaylara başlayanlar bir noktadan sonra ipin ucunu kaçırıp hukuki problemlerle karşılaşmaya başladılar. Ekşi Sözlük’ün koyduğu “iğneleyici” içerikler küfürlere, “zekice” sataşmalar saldırılara dönüştü. Yaş skalası daha düşük, başta yazarı ekşi yazarı olsa da sonradan sözlük yazarı olmamış kişilerin birleşmesi ile büyüyen “inci sözlük” Twitter’da bulunan bir açık ve sonrasında gerçekleştirilen “ziyaret” ile dünya gündemine de oturdu. Sonradan içeriği yönetilmeye başlayan, hakaret ve küfürleri kontrol edilen inci sözlük’ten “bozbaykuşlar” gibi medyada oldukça sevilen bir taraftar grubu, Okan Bayülgen’e ve diğer tv ve radyo programlarına yaptıkları saldırı sonucu medyada oldukça takip edilmeye başlayan bir “zıpır” platform oldular. Bir diğer incisozluk.org ise kontrolsüz içeriği sebebi ile erişime engellendi.

Engeller

Düşünen her toplumda olduğu gibi sözlükler de her anlamda paylaşımcı içeriğe izin veriyordu. Ekşi Sözlük Harun Yahya’ya hakaret gereçkesi ile, kendilerine haber verilmezsizin 2006 Mart ayında kapatıldı. Ki açıldığında gümbür gümbür gelecekti. 2011 Ağustos ayı ile hayatımıza girmesi “devletçe” planlanan “internet erişim paketleri” ile de yine Ekşi Sözlük ve benzeri sözlüklerin kapatılması gündeme geldiyse de TİB’ böyle bir niyeti olmadığını ilk ağzından açıkladı. Yine de internetin ne anlama geldiğini tam olarak idrak edememiş “bürokratlara” karşı başta ekşi sözlük olmak üzere tüm sözlükler karşı eylem başlatarak 15 ayıs Pazar günü tüm Türkiye’de gerçekleştirilecek bir eylem planı hazırlandı ve bu eyleme katılım yaklaşık yüz bin civarında idi.

An İtibari İle Büyük Sözlüklerin Nüfusları

Ekşi Sözlük: 358.732

İtü Sözlük: 108.665

İnci Sözlük: 71.786

Uludağ Sözlük: 40.000 (yaklaşık)

Meydan Sözlük: 48.538 (uçurulmuşlarla birlikte)

İhl Sözlük: 12.592

Kötü Sözlük: 10.506

Private Sözlük: 10.000 (yaklaşık)

Diğer Sözlükler: 40.000 (tahmini)

Tüm bu rakamları topladığımızda Türkiye’de 700 bin’e yakın aktif sözlük üyesi olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Tüm bu rakamlar eskiden önemsenmeyen “sözlük” kavramının artık bir “sözlük medyası”na dönüştüğünü gözler önüne sermekte ve gelecekte sözlük yazarlarını baz alan pek çok çalışmanın da habercisi olmaktadır. Yine bu 700 bin aktif üyenin yanında aktif okur sayısı da 7 milyonu bulmaktadır.

Sözlük Medyası

Bu kadar kalabalık bir kitlenin yazarlığını yaptığı, milyonlarca kişinin okuduğu bir medya elbette reklamcıların ağzını suyunu akıtmaktadır. Her ne kadar Türkiye’de henüz oturmuş bir internet reklamcılığı kavramı olmada da halihazırda üç sözlük iyi reklam gelirleri elde etmektedir. Önümüzdeki günlerde daha da netleşecek tablo ile geleneksel internet reklamcılığından öte sözlük reklamcılığı okur ve yazarlarını rahatsız etmeden ilerleyecek ve reklamverenlere daha iyi hizmet vererek sözlüklerin geleceği kurtarılmaya başlanacaktır. Şimdiki tabloda ise Ekşi Sözlük Doğan Online’ın internet reklam şirketi Medyanet, itü sözlük; netbook media, uludağ sözlük ise commedya ile çalışmaktadır. Medyanet’in Ekşi Sözlük reklam modellemesine buradan ulaşabilirsiniz. Fakat hatırlatalım, ekşi sözlük’e reklam vermek oldukça maliyetli.

Kaynak: http://www.sozluksistemi.com/blog/turkiyede-sozluk-kavrami-ve-bir-araya-getirdigi-700-bin-kisi

Hakkında Hasan Yener

SM Haber Genel Yayın Yönetmeni SEO - Digital Pazarlama - Sosyal Medya Pazarlama iletisim@sosyalmedyahaber.com

7 comments

  1. ayrıca kurucusu ve ilk yazarları çoğunlukla eskişehirlidir. bu site çok uzun süre takip edilirse, bilinçaltında yarattığı dejenerasyonla psikolojik sorunlara ve ağır ocd gibi sorunlara yol açabilir :) şimdi sitenin neden kurulduğunu toplumsal açıdan ele alalım.

    şubat 1999’da kuruldu. demek ki bu 28 şubat sürecinin hemen ertesine denk geliyor. buradan ekşisözlüğün geleceğin postmodern sürecine yönelik internet platformu olması amacıyla kurulduğunu anlıyoruz. nitekim eski yazarlarının çoğu modernist iken, şimdikiler postmodernist olmuştur :)

    kurucusu açıköğretim mezunudur. bu fakülte anadolu üniversitesinde olup, bu üniversitede eskişehirdedir. ayrıca sedat kapanoğlu eskişehirlidir. tıpkı guru ve bir çok ilk nesil yazarlar gibi.

    ESKİ-ŞEHİR.
    EKŞİ-SÖZLÜK

    ESKİ terimini EKŞİ’ye çevirmek zor olmasa gerek :) K ile S yer değiştir, S’yide kızkardeşi Ş ile modifiye hale getirin size EKŞİ’yi verecektir. ayrıca EKŞİ’nin çoğunlukla zihinde Limon meyvesini çağrıştırması ve bununda rengarenk amblemli CNBC-E gibi emperyalist tv kanallarına çağrışım yapması bence tesadüfi değil.

    üçüncü olarak bu sözlük oluşumlarının dizaynı tıpkı kuran kitabındaki sure ve ayetler gibidir. sol framde aşağıya doğru akan konu başlıkları surelere, bu başlıklarda numara sırasıyla ilerleyen entry’ler ise ayetlere denk düşer. sloganının “kutsal bilgi kaynağı” olmasıda yine kutsal kitaplara bir gönderme olsa gerek. ekşi sözlük okuyan herkez istisnasız din ile alay eden ateistlerdir :)

    ayrıca sitede basit ironiler ve kendini tatmin etme tarzında ergen tavırları görüyorum. sayfa sonuna “bu sitede yazılan hiç bir şey doğru değildir” derken aslında okur kitlenin bilinç altına “bizim yazdığımız her şey doğrudur” düşüncesi yerleştirilmeye çalışılır. bu sayede okur kitlenin ekşisözlüğe olan bağlılığı ve tiryakiliği artırılır, yapılan okan bayülgen bozması dandik esprilerlede bu pekiştirilir.

    basit bir asp-mysql kodundan ibaret olan ekşisözlük platformunu sıradan bir siteden önce vazgeçilmez internet platformu, ardındanda herkes tarafından bilinen bir haber sitesi haline sokan, youtube, google, facebook ve twitter gibi -sadece türkiye’ye has olmakla birlikte- fenomen haline sokan işte tüm bunlardan ibaret. sadece basit bir açıköğretim mezunu olan sedat kapanoğlu’da bunun meyvelerini, sitenin bazı çerçevelerini bol paralı şirketlere günlük perotla kiralayarak toplamıştır. aslında halende bunu sürdürüyor.

    dediğim gibi ekşisözlük yazarlarının standartlarında değilseniz, ekşisözlüğü okumayın. çünkü oluşturulan sosyal ortam kendileri gibi olmayan kişileri dışlayan, sosyal-darwinist ve kapitalist düşünceye yakın bir çizgi izlemektedir. solcular, islamcılar ya da diğer muhalif kesimlerin takip etmesini pek doğru görmüyorum. en azından üniversite mezunu, solcu ve ateist olan ben bile uzun süre bu sözlüklerde siyasi görüşlerime ters düştüğünden yazamadığımdan, kendi deneyimimi paylaşmak istedim.

    selamlar.

  2. bir sürü gerizekalı eziğin toplanıp yazdıkları internet siteleri. ekşi ve inci başı çekiyor, diğerleride onların kuyrukçusu. vaktiyle bende itü, nacizane ve uludagsozlukte yazdım. çaylak hesabımı kapatmasam ekşide 9.nesil yazar olacaktım. ama gerçek anlamıyla 2000’lerin ikinci yarısından sonra tamamen bozulmuştur. bir yığın tatminsiz ezik ve ergen türk genci toplanmış, geçmişteki ezikliklerini gidermeye çalışıyorlar. elbette postmodern dönem sözkonusu olmasaydı bu imkanı bile bulamayacaklardı.. :)

  3. Sözlüklerin üye sayısını belirtiyorsunuz. Ama kaynak neresi?

  4. geniş çaplı araştırma için teşekkürler abdullah bey.

  5. 1) inci sözlük kurulduğu ilk günden beri bir moderasyona sahiptir.
    2) yazar sayısı 70bin’i çoktan aşmıştır.
    3) org ile inci.sözlükspot asla birbirine karıştırılmamalıdır.
    4) inci sözlük örgütlenmesi twitter saldırısından önce başlamıştır.
    bu bağlamda yazıda düzeltilmesi gereken ciddi hatalar var.

  6. okuduğum en iyi sözlük yazısıydı.

  7. en çok bize sorucaksınız bize biz birinciyiz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir