Pazartesi , 10 Ağustos 2020

Unutma Uzmanlığı: Hatırlamaya Giriş

görmediğimiz sınırların çizili olduğu bir alan sosyal medya. herkesin durduğu yer farklı. sadece gazete yazarlarının bakış açılarına muhtaç değiliz. böyle olmasına onlar da biraz şaşırdılar. bazıları hala bu şoku atlatamadı. bazılarını, gazeteler ve bu alanın kalantorları için kullandım.

internet, türkiyede bir şeffaflaşma aracı olarak misyon üstlendi. bu insanların onu “aman ne kadar şeffafız, gösterelim millete” amacıyla kullanmasından değil. durulan zaviyenin(bakış açısı) farklılıklarından kaynaklı. çok atıp tutulan, ama kahve muhabbetinden ileri gidilemeyen fikirler, burada kollektif bir çabayla yoğuruluyor.

eskiden, çok eskiden değil ama bir on sene öncesine kadar, karşımızdakinin ama ile başlayan cümleler kurması için döktüğümüz dilin, girmediğimiz şeklin haddi hesabı yoktu. yapabilseniz bile, sadece tek kişiye ulaşmış, genele bir katkısı olmayan uğraştı. getirisini ise çok uzun vadede hissedebilmeniz yorgunluğa ve boş vermeye itiyordu insanları. oysa bir milletin, zümrenin içine işleyenler, bireyinkine kıyasla daha derindir. bu gözden kaçtı. eşit temsil unutuldu, çıkmaz ayın son çarşambasında.

edebiyatın günlük hayata girmesi, burada kendine bir kullanım alanı yaratması ise en büyük getiri benim açımdan. eski kitaplar, sözde bile olsa, değerlendi. yeni yeni kıyaslarla daha güzel metinlere erişebilmemize yol açıldı. daha özgünolmak isteyen insanların bunu başarabilmesi daha kolay artık.

buraya kadar yazı toz pembe gidiyor. buradaki en büyük tehlike, yukarda anlattıklarımın konsantre olması. tam bu noktada, bakış açısının genişliliği ve ya içe kapanıklılık sizin eski dönemlere göre daha bir kısır döngüye girmenize yol açmakta. farklı sesleri duymaya tahammül edebiliyorsanız, ama kişilik haklarına saldırmadan bunları yapanları kastediyorum (ad hominemcilerin allah bin türlü cezasını versin.), empati kurmada bayağı bir yol katediyorsunuz. anlaşılma ve anlatma konusu çok daha karışık, biraz daha sofistike, önüne geleni, her seferinde aynı şeyleri söyleyen mecralardan ve kişilerden uzak durmak önemli.

kitlelerin acılarının derin olduğundan bahsetmiştim. evet, bazı olayların normal seyri, problerin çözümüne kolaylık sağlar. biraz daha açarsak; herhangi bir zümrenin içinde kalan tek bir noktanın dahi olmamasını garantiye alır geleneksel yöntem bir noktada. sosyal mecralarda ise, tüketim çok hızlı olduğundan kitlelerin içinde kalan noktalar tam aydınlık olmuyor. yanıldığımız nokta, bizim halkın çoğunluğunu temsil ettiğimiz noktası.

biz halkın çoğunluğu değil, biraz daha teknolojiyle barışık, günlük düşünme süresi 1 saatin üzerine çıkan insanların azınlığıyız. o yüzden o görüş neden bu kadar yankı buldu halkta, bu mesele daha önemliydi tarzı tutum ve davranışlarımız bilgisayarın öğretme vazifesini, bizimle başbaşa olarak yapmasından kaynaklı. bir kopuş var, daha da derine iniliyor.

eski defterleri açmak ve yenilerini oluşturma görevi sonraki on yıllarda internette olacaksa bu denge önemli. biz binlerce çocuğunun arasında çocuğunun sesini duyduğunda onu bulabilecek anne değiliz. o yüzden sulanmaktan ve her kafadan çıkan seslere kulak vermekten daha seçiçi olmaya bir geçişi sağlamak durumundayız.

biraz yorucu ve ağır aksak ilerleyen bir metin oldu, okuyan herkese teşekkürler. önerilerinizi ve altını dolduramadığınız başlıkları bekliyorum. iyi akşamlar.

Hakkında Hasan Yener

SM Haber Genel Yayın Yönetmeni SEO - Digital Pazarlama - Sosyal Medya Pazarlama iletisim@sosyalmedyahaber.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir