Pazar , 19 Eylül 2021

Yaşamayı Bilmek

Yaşamayı bilmek gerekir. Ne güzel sözdür ve ne yuvarlak bir sözdür. Tarifi ve tanımı yoktur, bir yerde “soğanın cücüğüdür” yalnızca, başka yerde doyumsuzca sahip olmaktır, kimi yerde bir kadeh rakı ve bazen bir dostluk gösterisidir.

Ya da insanların yardımına koşmaktır. Bundan faydalanır insanların akıllı(!), uyanık olanları ve tonlarca kitap yazarlar yaşamak ve mutlu olmak üzerine. Nedense o kitapları okuyup da mutlu olan ve yaşamayı anlayan bir kişi daha görmedim ben, gören varsa bildirsin lütfen.

Yemek tarifi yapar gibi yaşam ve mutluluk tarifi olmadığına inananlardanım ben. Yaşamayı bilmek ne istediğini bilmekle başlar ve ne istediğini ya sen tespit edersin ya da seni kendileri gibi yapmak isteyenler. Ben de bir zamanlar beni kendileri gibi yapmak isteyenler arasında idim. O zamanlar hayatın fazla rengi olması gerektiğini düşünmüyordum, yaşamın yalnızca onlarla sınırlı olduğunu sanıyordum, başkalarının ise yanlış yaşadığını.

Toplumun büyük bir kesiminin halen bu şekilde düşündüğünü biliyorum. Sıkıştırılmış ve tanımı başkaları tarafından yapılmış bir tarzı hayatın ta kendisi olarak düşünüyor ve başkalarının hayatlarını yanlış kabul ediyorlar. Yirmili ayşlarıma kadar bu tür yaşamayı yaşamak saydığım için onları da anlıyorum. Ama benim kendimi oluştururken öğrendiğim en önemli şey sorgulamanın önemi idi, doğruyu sorgulamadan bulmak mümkün değildir sadece “ben bilmem büyüklerim bilir” safsatasının rahat yatağında uyumak ve hayatı ıskalamaktır.

Yaşamayı bilmek için yaşamın her anını sorgulamak, sorgulamanın zevkine varmak, kendini yapmak demektir bana göre. Beklentisiz olmak demektir yaşamın tadına varmak. Kitaplardan okuduğun değil, senin yaptığın hayattır yaşanması gereken.

Hani baba parasını kolay harcar insan, ama kendi kazanınca o kadar kolay değildir harcamak, onun gibidir kendi yaptığın hayatı yaşamak, şimdiki zamanı derinliğine yaşamaktır, Murathan Mungan’ın son kitabında dediği gibi.

Şimdiki zamanı derinliğine yaşamak, şimdiki zamanı uzatmak öyle kolay değildir, yaşamı kendiniz kurgulamamışsanız. Yaşamı kendisi kurgulamayanlar için şimdiki zaman yoktur, yalnızca geçmiş ve gelecek vardır. Onlara göre şimdiki zaman anında uçar gider ve geçmiş olur, ne tadını alırsınız zamanın ne de tuzunu. Geleceğe dayarsınız kendinizi, umut denilen işkenceye.

Şimdi ben de söylüyorum, yaşamayı bilmek gerekir, bilmek için inşa etmek gerekir.

Yaşamayı biliyor muyum?

Bilmem…..

Hakkında uğur fidan

Nükleer fizik doktoru, şiir yazmaya çalışıyor, kalite yönetim sistemleri danışmanı, öykü deneme yaza

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir