Pazar , 25 Temmuz 2021

Sosyal Medya ve Yurttaş Gazeteciliği

Sosyal Medya ile Yılın İnsanı Sizsiniz

Sosyal medya dünyayı değiştirmeye ve tabi ki bizlerin hayatını da değiştirmeye devam ediyor. Sosyal medya bu kadar hızlı büyürken bir iletişim devrimine de şahit oluyoruz bildiğim klasik anlamda medyacılık yerini yavaş yavaş yurttaş gazeteciliğine bırakıyor. Her ne kadar iletişim akademisyenleri sosyal medya yerine eski medyanın yenilenmiş hali gibi algı oluşturmak amacıyla new media (yeni medya) kullansalar da sosyal medya kavramı tüm dünyada kabul edilmiş durumda. Peki Geleneksel medya (maas media /ana akım medya) sosyal medya karşısında nasıl bir duruş sergiliyor ve bu savaş hakkında ne düşünüyor? Bu geleneksel medya sosyal medya gizli savaşının beyaz bayrağı 2006 yılında çekildi desek yanlış söylemiş olmayız.

2006’da yılın insanı bizdik

1923 yılında yayın hayatına başlayan Dünya’nın en büyük dergisi TİME Dergisi 1927 yılından beri her yıl dünya çapında yılın insanı seçimleri yapıyor. 2006 yılında kimi seçti peki biliyor musunuz? Beni, sizi hepimizi evet 2006 yılında yılın insanı sizdiniz. Time ilk soyut yılın insanı seçimi 1982 yılında “machine of the year” diyerek bilgisayarı seçmişti aynı tam yine öncülüğü elden bırakmadı ve 3. Soyut seçiminde çok ilginç bir seçimle karşımıza çıktı ve bunu mükemmel bir açıklama ile duyurdu ne diyordu TİME hatırlayalım;

İçimizdeki gücü açığa çıkarıp birbirimize çok da karşılık beklemeden yardım etmek… Bu sadece dünyayı değiştirmekle kalmayacak, dünyanın nasıl değişeceğini de değiştirecek.

Kim bu insanlar? Gerçekten… Uzun ve yorucu bir iş gününden sonra; ‘hayır bu akşam televizyonu açmayacağım’ deyip bilgisayarın karşısına geçen? Az önce yemek yediği restaurantta yaşadığı deneyimi bloguna yazan, YouTube’a göndereceği video’sunu edit’leyen, Last FM’de beğendiği şarkıların listesi yapıp arkadaşlarıyla paylaşan, Flickr’da gördüğü bir resime yorum ekleyen…

Kimde var bu kadar zaman, enerji ve tutku.

Cevap; sizde. Başı boş kalmış global medyada dizginleri ele almaya başlayan; yeni digital demokrasiyi kurup, kurallarını yazan; birşey beklemeden oyunu kendi lehine çevirebilen sizde var.

Bilgisayarın monitörüne bakıp da, karşıdan kimlerin size baktığını tüm samimiyetiyle gerçekten merak edenlerin dönemi bu. Siz hiç mi merak etmiyorsunuz?

Artık bilgi çağını kontrol eden sizsiniz. Kendi dünyanıza hoşgeldiniz.

Bilgi Çağının ve Medyanın Kontrolü

TİME Bilgi çağı ve sosyal medya çağının gücünü kabul ediyordu ve artık rollerin değiştiğini itiraf ediyordu. Bu yeni çağa göre kendini hazırlamayanların kaybedeceği alt mesajını da veriyordu.

Bugün elimizdeki akıllı telefonlar bize bir çok imkan sağlıyor akıllı telefon sahibi bir kullanıcı aynı zamanda amatör bir kameraman, fotoğrafçı, kendi medyasının ( Said Ercan medyası mesela) başyazarı, editörü, genel yayın yönetmeni, görsel editörü, muhabiri her şeyi, yazılı olmasa da bir yayın ilkesi var, duyarlılıkları var, taraftarlıkları var.

Dünyada da yurttaş gazetecilerinin sayısı her geçen gün artıyor bugün Güney Kore’nin en büyük haber ajanslarından birisi oh my news yurttaş gazeteciler topluluğu 6 katlı bir binada hizmet veriyor. “yurttaş gazeticiliği için küratörlük tartışması” sloganı ile yayın yapan ajans Güney Kore’nin sosyal medyasının nabzını tutuyor. Bugün yurttaş gazetecileri dünya çapında ses getirecek işlere imza atıyorlar, Dünyayı sarsan wikileaks’ın kurucusu Julian Assange ve arkadaşlarının hikayesi de pekala bir yurttaş gazetecilik girişimi olarak adlandırılabilir.

Yurttaş Gazetecisinin 1 fotoğrafı için 120 milyon dolar!

Haiti’de Ocak 2010’da yaşanan depreme tanık olan bir fotoğrafçı, depremden saatler sonra Twitter’da paylaştığı fotoğrafları kullanan AFP haber ajansına telif hakları ihlal edildiği gerekçesiyle dava açtı. Fotoğrafçı Daniel Morel’in avukatları, AFP’den 120 milyon dolar tazminat talep etti dava sonucunda Daniel Morel sadece %1’ini alabildi ve o para da 1.2 milyon dolardı! Yurttaş gazetecileri bekleyen en büyük tehlikelerden biri telif hakkı konusunda yaşanan hukuksuzluklar, kanunlar yetersiz olması, dijital varlıkların belirgin olmaması, twitter ve facebook gibi sosyal ağların kullanıcıların ürettiği içeriği telif hakkı kapsamına almaması gibi bir çok konu yurttaş gazetecilerinin başına dert açabiliyor.

Sosyal Medyanın Gücü

Telifsiz foto mağdurlarından biri de benim Gezi’de çektiğim bir foto hemen hemen tüm arşivlere girdi, popüler haber internet sitelerinde manşetten yayınlandı fotoğrafı gece 10:51’de yayınladım ve diğer sabah bana benim olduğumu bilmeden başka bir arkadaşım “Said bunu mutlaka görmelisin” notuyla gösterdi şok olmuştum bu benim fotoğrafımdı. Şimdi bazı konferanslarımda bahsediyorum görmeyen kalmamış, Orijinal fotoğraf telefonumda hala durur.

Sosyal medya ve vatandaş gazeteciliği bu kadar yükselirken hala direnen sosyal medyadan çekinen, “ya hakkımda kötü şeyler yazılırsa ne yaparım” diye korkan firmalar kişiler için açıklamasını başka yazıda yapmak üzere yine derslerimde çok kullandığım bir sözüm ile yazımı bitireyim;

Sosyal medyada hakkınızda kötü konuşulmasından daha kötü şey hiç konuşulmaması!

Hakkında Hasan Yener

SM Haber Genel Yayın Yönetmeni SEO - Digital Pazarlama - Sosyal Medya Pazarlama iletisim@sosyalmedyahaber.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir