Pazar , 19 Eylül 2021

Erdoğan’ın kızı saldırıyı anlatıyor

Sümeyye Erdoğan
Sümeyye Erdoğan

Cuma günü Ankara Devlet Tiyatrosu’nda gerçekleşen iki başörtülüye saldırı olayının ayrıntıları ortaya çıkıyor.

Tayyip Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan facebookta yayınladığı bir mektupta olayı ayrıntılı bir şekilde anlattı. Mektup şöyle:

“Cuma akşamı iki arkadaş tiyatroya gittik. Ankara Büyük tiyatroda Genç Osman’a. İkimiz de başörtülüyüz ve bir tek orada yer kaldığı için en öndeyiz. Yolda gelirken de ağzıma bir sakız atmıştım ve bu benim için çok normal bir şey olduğu için tiyatro sırasında hala ağzımda
olduğunun farkında bile değildim. Her şey gayet normal giderken oyunun orta yerinde (Yeniçerilerin göbek atarak alem yaptığı sahnede) en öndeki iki oyuncudan biri bir yandan bir ileri bir geri oynarken bir yandan da en öne geldikçe bana bakarak kaş göz işareti yapmaya başladı.

İlkinde ne olduğunu anlamadık. Sonrasında ağzıyla sakız çiğneme hareketi yapınca durum anlaşıldı. Fakat öyle yapmasa da durum belliydi, çünkü adam aslen sakıza değil, başörtüsüne takmıştı. Hem de Ankara Devlet Tiyatrosu’nda, hem de en ön sırada (!) … Bir de şarkının “halkın çoğu aç, azı toksa” kısmında “azı tok” derken bariz bir şekilde eliyle bizi gösterdi. Demek ki “başörtülü yobaz” ve “yüce25526 tiyatrocunun önünde sakız çiğneyen saygısız” olmakla yetinmeyip bir de “çoğunluğun aç olmasının sebebi olan azınlık tok (protokolde oturmamızdan belli!)” olmuştuk! Bu ne cüret! Ne işimiz vardı bizim
tiyatroda! Birkaç gidiş gelişte bu şekilde bizi rahatsız ettikten sonra bir yerde müziği ve oyunu kesip sahnenin önüne gelerek “pardon
ben anlayamadım da sormak istiyorum, bu nedir??” diyerek sakız çiğneme
hareketi yaptı!!!

Durun tekrar edeyim, Ankara Devlet Tiyatrosu’nda, bir oyuncu, oyun esnasında, oyunu keserek seyirciden birine laf atıyor!!! Hem de ne için? (Sessiz ve gayet sıradan bir şekilde) sakız çiğnediği için! Allah aşkına dünyanın neresinde görülmüş böyle bir şey! Hangi profesyonel sahnede, profesyonel bir oyuncu seyirciden birinin ufacık bir ağız hareketinden dolayı oyunu kesip o kişiye ne yaptığını sorabilir?! Adama “sana ne kardeşim!” denmez mi?! Bütün seyirci tiyatro izlemek için bilet alıp oraya gelmişken, sen nasıl onları yok sayıp tiyatroyu bölersin?! Ve nasıl olur da böldüğün bir tiyatro oyununda, bütün seyircinin önünde, bir insana böyle saçma bir sebeple çıkışma hakkını kendinde bulabilirsin?!

Bu nasıl bir şımarıklık, nasıl bir kabalık ve faşistlik, hatta nasıl bir cahillik, ve medeniyetten
nasibini almamışlık?! ( Ve kimse bana kalkıp da -bu çağda- tiyatroda normal bir şekilde sakız çiğnemenin oyuncuya saygısızlık olduğunu söylemesin! Biraz dünya görmelerini tavsiye ederim! ) Hem sanat camiamız değil miydi halkı tiyatroya, operaya çekememekten
yakınan? O akşam görülen oydu ki mesele aslında o sanatçıların halkı oralarda istemiyor oluşu! Bu halkın kadınlarının yarısından fazlasını oluşturan başörtülüleri tiyatroda görmeye tahammül edemeyen sanatçı herhalde sakallıyı, köylüyü, göbeğini kaşıyanı ve bidon kafalıyı da görmeye tahammül edemez. Yani bu ülkenin yüzde 80’ini, yani halkı, tiyatroda istemez…
Ben sanatı seven, önemseyen, ve sadece izleyici olmakla kalmayıp hobi olarak uygulamasında da olan biri olarak bana o terbiyesizliği yapan oyuncuya diyorum ki, sen istediğin kadar (bir tiyatro oyununu bölecek kadar) başörtülülerden nefret et, görmeye bile -hele de sanatsal bir faaliyette görmeye- tahammül etme; dünyanın gerçeklerini
değiştiremeyeceksin! Mesela ben sanatı sevmeye devam edeceğim, tiyatroya gitmeye devam edeceğim, ve bu sırada başörtülü olmaya da devam edeceğim! Bununla ilgili ne yapacaksın???? Önüne çıkan her başörtülüye bir şekilde laf atarak mı yaşayacaksın? Peki bunu yapınca o sebebi meçhul ve saçma nefretini kusup kendi egonu tatmin etmekten
başka bir şey geçecek mi eline? Peki sen böyle hoşgörüsüz ve kaba bir tavrı sanatın neresine sığdırıyorsun? Madem sen (önünde sakız çiğnenemeyecek kadar) yüce ve saygıdeğer bir sanatçısın, nasıl olur da insanların giyim tercihlerinden dolayı (asıl sebebin sakız olduğuna inanacak değilim!) onlara yüzlerce seyircinin önünde laf atıp onları
üzecek kadar hoşgörüsüz, kaba, sığ düşünceli ve çağın gerisinde kalmış olabilirsin?! Hani sanatçılar moderndi? Hani sanatçılar özgürlükçüydü? Hani sanatçılar duygusal ve insan-severdi? İnsanı seven biri bir insana böyle davranamaz! Ve bir sanatçı da böyle bir hareketi yapamaz!

O yüzden de, ne sen, ne de sanat camiamızda maalesef çokça rastlanan senin gibileri, saygıdeğer sanatçılar değilsiniz! Ve son olarak; başörtülülere, ve sizden farklı olan herkese, alışsanız iyi olur! Çünkü biz hep burada, gözünüzün dibinde olacağız! Ve ben
sizle kavga ederek yaşamak istemiyorum! Benim dinimden bile olmayanların ülkelerinde yapabildiğim gibi tanımadıklarıma bile tebessüm ederek ve selamlaşarak huzurla yaşamak istiyorum! İnanın siz de daha huzurlu olacaksınız…”

Sümeyye Erdoğan yazdı

Kaynak: www.dunyabizim.com

Hakkında kerem

İnternet yayıncısı, Editör, Karikatürist

13 comments

  1. En cok benim su bölüm hosuma gitti.
    “İkimiz de başörtülüyüz ve bir tek orada yer kaldığı için en öndeyiz”.
    Kimi kandiriyorsun?
    Hem en öne otur hemde sak sak sakiz cigne.Sonrada Facebooka agla. Zavallisiniz!!!

    • yoruma ciddi anlamda bayıldım azra herkes gibi oda sanata saygı duyanlardan yanlız saygı anlayışı biraz faklı,biz tiyatroya gittigimizde nefes alıp vermekten çekinen insanlarız haddini aşmasın kime kimseye saygıyı terbiyeyi ögretmesin lütfen.!

  2. oldu olacak sinamadaki gibi patlamis misir, kola da alsaydin yanina catir catir yerdin !
    once adabi muaseret ogrenin sonra tiyatroya gidin !
    bu arada kafaniza sardiginiz ortu sadece sizi baglar; ama belli ki gorus acinizi daraltmis her cikismayi ona bagliyorsunuz…

  3. allahtan çekirdek götürmemişler çitlemeye… biz öksürmeye utanırdık tiyatroda…

  4. Helal olsun Sümeyye Erdoğan. Yazını hayranlıkla okudum…

  5. Allah insanı böylelerinin şerrinden korusun! kendisini toplum üstü bir konumda görüp, sosyal ve ahlaki olguları kendi hastalıklı zihniyetiyle çarpık bir şekilde yorumlayarak insanları eleştirme dahası yargılama hakkına sahip olduğunu düşünüyor haspam. sanki başbakanın değil firavunun kızı… yazdığı yazıda bir küfretmediği kalmış. Allah akıl fikir ihsan etsin.

  6. Ancak tiyatroya yabancı ve kara cahilin teki olan birisi tiyatroda sakız çiğnemenin ayıp olduğunu bilmez. Öyle bir fanatiksiniz ki sözde ülkeyi yönetenler fuhuş serbest dese destek çıkacaksınız. Haklısın canım aklını güle güle kullan. Evet evet millet tiyatroya gelsin diye gelsin geğirsin sahnenin ortasına yoksa tiyatroya nasıl alışacak değil mi ama… Geçen tiyatroda sesli sesli konuşan bir terbiyesize çok güzel bir şekilde ağzının payını veren bir bayanla karşılaşmıştım. Bayan kapalı bir bayandı. İşte o da başörtülü Sümeyye’de başörtülü… Kafanın kapalı olması tercih insan olmak ise gereklilidir. Burada ki olan olay zengin babanın şımarık kızı durumudur. Savunan kişiler biraz oturup düşünsünler. O oyunda oynayan bazı oyuncuların ailelerinde de kapalı insanlar varken ( Bu açıklamayı devlet tiyatrolarının başındaki kişi söylüyor. ) böyle birşey yaparlar mı? Siz nefretten gözünüzü körleştirmişsiniz. Sizi Allah ıslah etsin.

  7. Ancak tiyatroya yabancı ve kara cahilin teki olan birisi tiyatroda sakız çiğnemenin ayıp olduğunu bilmez. Öyle bir fanatiksiniz ki sözde ülkeyi yönetenler fuhuş serbest dese destek çıkacaksınız. Haklısın canım aklının güle güle kullan. Evet evet millet tiyatroya gelsin diye gelsin geğirsin sahnenin ortasına yoksa tiyatroya nasıl alışacak değil mi ama… Geçen tiyatroda sesli sesli tiyatroya ağzının payını veren bir bayanla karşılaşmıştım. Bayan kapalı bir bayandı. İşte o da başörtülü Sümeyye’de başörtülü… Kafanın kapalı olması tercih insan olmak ise gereklilidir. Burada ki olan olay zengin babanın şımarık kızı durumudur. Savunan kişiler biraz oturup düşünsünler. O oyunda oynayan bazı oyuncuarın ailelerinde de kapalı insanlar varken ( Bu açıklamayı devlet tiyatrolarının başındaki kişi söylüyor. ) böyle birşey yaparlar mı? Siz nefretten gözünüzü körleştirmişsiniz. Sizi Allah ıslah etsin.

  8. Sanat eserlerine “ucube” diyen bir babam olsaydı, büyük ihtimalle bir tiyatro oyununda sakız çiğnemenin ayıp olduğunu ben de bilmezdim.

  9. Tabi tabi tiyatrocuların çoğu zaten demokrat,demokrasiyi sindirmiş(darbe isteyen ferhan şensoy gibi),inanç hürriyetine saygılı (tiyatro sahnesinde namaz kılınmamalı diyen zeki alasyalı gibi),halkın siyasi görüşüne olabildiğince müsamahalı (aynı bu milleti aptal diye itham eden müjdat gezen gibi) insanlar.o yüzden kim oluyormuş ta bidon kafalı tiyatroda sakız çiğniyormuş,hemde yüceler yücesi bir tiyatro sanatçısının karşısında.bu hareketi karşılıksız kalmamalıydı.hemen en sert bir şekilde kaş gözle uyarılmalı,dahada ileri giderek oyunu durdurma pahasına sözle sataşmalıydı.neden çünkü o tiyatro dedikleri,halkın belki % 95’inin hiç takmadığı kendilerince sanatın ilahı saydıkları bir dalda o bir peygamberdi.alçakça hakareti,iğrenç bir taciz hareketiyle bitirmek onun hakkıydı.öylede oldu.ama tarihin derinliklerinden Thespis,Aiskhylos çıkıp haykırıyor ve diyor ki “ben böyle bir peygamber yollamadım”

  10. Osman Bey sizi kutluyorum çünkü ben de bir tiyatro oyuncusuyum ve o insanlar 100lerce provadan sonra sahneye çıkıyorlar. hele ki istanbul devlet tiyatroları oyuncuları. sonra karşısında direk sakız çiğneyebilen cahiller var . Ve emin olalım ki hiç bir oyuncu kafası kapalı mı açık mı değil düşüncesi açık mı kapalı mı diye bakar

  11. saldırı demişsiniz ama bu bildiğiniz tiyatro oyuncusuna saygısızlık! bunu bile başörtüsüne bağlayabildiğine göre sümeyye hanımı komplo teorileri üretmeye davet ediyorum.

  12. Tüluğhan Haseki

    Adım gibi eminim şimdi bir sürü kişi: Vay efendim bu kızlar ne diye sakız çiğniyormuş! diye ortalığı velveleye verecekler. Terbiyesizliğin dik alasını yapıp terbiyesizliğie işaret ettiklerini sanacaklar. Öte yandan çok bilmiş sahte enteller peydah olup “Mirim tiyatroda sakız çiğnemek sanat a saygısızlıktır.” diyecekler. Tiyatroda öpüşüp koklaşanları, sigara içenleri, yemek yiyenleri, ilaç kullananları, uyuşturucu kullananları, ayakkabısını giyenleri vs. tamamıyla bir kenara yok edip saklayarak, oyununcuların Brecht Tiyatrosu oynamadıkları halde seyirciye bulaşmasını da es geçerek “Bu kızlar sakız çiğnedikleri için sanat düşmanı yobazlardır” diyecekler. Bundan adım gibi eminim. Şundan da eminim: Bizim mahallenin içinde azınlık kalmış, köşeye itilmiş diğer siyasi partiler de mal bulmuş mağribi gibi “bu kızlara çamur sürmeye büyük bir iştahla girişecekler.

    Adım gibi eminim. Çünkü bu ilk değil. Son da olmayacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir