Salı , 27 Eylül 2022

Tag Archives: şehir

İstanbul’un Soluğu Her Zaman Canlıdır…

İstanbul’da bir insan olarak solumak ne zor imiş. Elbette bir bedeli var bu memlekette yaşamanın üstelik bedelini nefeslerimizle ödüyoruz. Çünkü, yaşamlarımız, beklenmedik çizgiler arasında zikzaklar çizen bir oyun bu şehirde. Bir anda yükselişler, inişler, bir anda seslenişler ve susuşlar, bir anda yaşananların iyiliği kötülüğü ve yine beklenmedik yahut düşünülmedik garip, ani, ölümler… Yani, hayat bir var, bir yok İstanbul’da… Ne çok insan var küçücük Sultanahmet’te. Metrekareye rahat 9 insan düşer. Burada insanlar, sokaklar boyu uzayıp gidiyor görmelisiniz! Yolları çatallanıyor, üçleniyor her yolun girişinde ve çıkışında. Köprüler, geçitler, girişler, çıkışlar, girmezler, çıkmazlar yolların gerdanlarına, bileklerine ve insanların yüreklerine uzanıyor adeta. Meydanlarda acayip ırklar, tarihler ve cümle yeryüzünün hülasası adeta mahşer yerini andırıyor. İnsanların başı dönüyor. Dünya döndüğünden değil aslında, insanın kendisi bizzat döndüğünden belki de. Gözleri bulanıyor, adımları tekliyor. Küresi yirmidört saatte bir dönen dünyanın insanı, İstanbul’da, saniyeler içinde yüzlerce kez dönebiliyor… Bir sağlam an yakalayıp, sakin bir boşluğa atmaya çalışıyor …

Devamı »

İzmir, Seni Özlemenin Şiirini Yazıyorum

İki günlüğüne Özdere’den ayrıldım ,son arabayı yeniden kaçırdığımı zannederken küçük terminalin içindeki ”büyükşehir belediyesi” imzalı kırmızı dev otobüsü görünce : ”İzmir” dedim ,gözlerim sulandı , ”seni uzakta özlemenin şiirini yaşıyorum” …Vakit geldi ,iplerini sıkıca büzdüğüm çantaya anneme sarılır gibi sarıldım ve İzmirin silüetini göreceğim anı beklemeye başladım. Sen gurbetin denizi …Mavin mavi değil , balıkların yırtıcı ,dalgaların ürkütücü ,içinde yüzüp boğulmaktan korkuyorum…Sana baktıkça geçmişim dalga dalga siliniyor ,ne benlik kalıyor ne ideal …Sükunetinle bıraktığın kocaman bir çiledir ve kötü izlerdir, kanayan dizimdir misal ,kaçırdığım kahrolası fırsatlardır , konuşunca yumuşatacağım küskün suratlardır , yarısı kabuk bağlamış bir yanaktır , babaanneciğin öldüğü andır, anlık bir yaşamsızlıkta yerinin hemen doldurulmasıdır… Sen ,çilenin kırmızısıyla boyanmış kutsal gece …Başımı öne eğdim işte , uykuyla gözlerimi aralıyorum yepyeni bir dünyaya … Derken kollara dolanan poşetler beliriyor , ve bir kadın , ” bakar mısın ” ,hanımından iftarlık alan şöför , arkaya doğru bağırıyor ,”son durağa yaklaşıyoruz” …

Devamı »